A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yurtyakup@gmail.com




Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?

Konfederalizm mi, federalizm mi, bölünme mi, ayrılma mı ? Belçika nereye gidiyor ? Flamanlar ne istiyor, Valonlar ne istiyor, Brükselliler ne istiyor, Almanca konuşanlar ne istiyor ? Bilen var mı ? Siyasetbilimcilerde her kafadan bir ses... Tablo son derece flu ve politikacılar bulanık suda balık avlama yarışında.

Gerçekten de, ne istiyor bunlar ? Tam bir sis perdesi trafiğe engel. Kimse önünü göremiyor, ama burnundan da kıl aldırmıyor. Bu şartlarda yoldan çıkmamak büyük marifet. Trafik ilerlemeyince, kaza da olmuyor, ve kaza yapmadı diye yerinde sayan sürücülere hasarsızlık indirimi yapıyor birileri. Flaman sürücülerin hedefi belli gibi. Fakat kavramlar öylesine içiçe ki, herşey Arap saçı... Biri kan hukuku diyor, öbürü toprak hukukundan bahsediyor... Biri dil diyor, öteki toplum diyor... Bir efelenmedir sürüp gidiyor. Demokratik mücadele demagojik demeçlerle devam ediyor. Halkın gerçek gündemini oluşturan sorunlar çözüm bekleyedursun, pek inanılmasa da sihirbazın şapkadan bir tavşan çıkarması umuluyor.

Bu durumun görünen müsebbibi hiç şüphe yokki N-VA’nın tartışmasız lideri Bart De Wever. Ee, Flamanya’nın en büyük partisi olmak kolay değil. Hem % 25 ile en büyük Flaman partisi olacaksın, hem de Başbakan olamayacaksın... Anayasa değişikliklerinde üçte iki nitelikli çoğunluk gerekmesi nedeniyle olamamanın bedelini bir şekilde ödeteceksin... Kuzey-Güney arasında gerçek bir asimetri mevcut. Siyasi partiler dil dayanışması, ideolojik dayanışma, bölgesel dayanışma ve toplumsal dayanışma arasında bazen tango, bazen vals yapıyorlar. Her dans için ayrı bir dam veya kavalye gerek. Anlaşamazsak konfederalizmde buluşuruz konusunda anlaşmış görünüyorlar.

Kokteyl birden fazla içkinin karıştırılarak değişik tat veren yeni bir içkinin elde edilmesidir. Oranlar ve ölçüler bellidir. Tat beğenilirse, aynısından tekrar yapma imkanı vardır. Su ile rakıdan aslan sütü elde edildiği gibi... Tabii ki ortaya çıkan sonuçların hukuk sistemine uyması gerekir. Bu konuda hukukçular hemfikir : Konfederalizm olabilmesi için daha önceden müzakere ile anlaşan, antlaşma imzalayan bağımsız devletler gerekir. Bu antlaşma ile sözkonusu bağımsız devletler bazı hak ve yetkileri merkezi bir Devlete devrederler. Yani Belçikanın bugünkü mevcut halinden çok uzak bir manzara ile karşı karşıyayız. Ayrıca günümüz Avrupası kendi bünyesinde ayrılıkçı projelere hiç olumlu bakmıyor. Ülkenin geleceği ile ilgili kavramların doğru seçilmesi gerekiyor. N-VA, Open VLD, CD&V, SP.A ve Groen ! gibi Flaman partilerinin hemfikir oldukları konfederalizm karşısında görüşler muhtelif. Herkes bulunduğu coğrafyanın veya ait olduğu dilin çıkarlarına uygun konuşuyor. Zira Avrupa Birliğinde bile insanların kafalarının içinde sınırlar kolay kolay kalkmıyor.  Flamanlar bu haldeyken Fransızca konuşanlar pusulasız bir gemiyle yol alıyorlar.

O halde Flamanlar için sorumsuz veya tahrikçi yakıştırması yapılabilir mi ? Hem evet, hem hayir. Toplumculuk ateşi hepsini sarmış, o kesin ! Kültürel milleyetçilik  salgın hastalığı 1990’lardan beri her geçen gün yayılıyor. O günden bu yana beş reform yapıldı, ama reform şantiyesi bir türlü son bulmadı. Çatışma süreklilik kazandı. Federalizm denemesinin başlamasından bu yana ülke fiilen bölündü : Kuzey sağcılaşırken, Güney solculaştı. Ağırlık merkezleri değişti. Bölgelerarası eksen kayması yaşandı. Tam bir empas yaşanıyor.

Peki bu durumda, ileriyi düşünmeden getirilecek palyatif çözümler kısa veya orta vadede patlayacak saatli bomba işlevi görmezler mi ? Kuzeydekilerin bu durumdan kaygılandıklarını söylemek zor. Çünkü siyasi partiler olaya popülist yaklaşıyor ve seçmenin nabzına göre şerbet veriyor. Halbuki çözüm ayrıntılı bir karar mekanizmasıın bulunmasından geçer. Bugünün ve geleceğin sorunlarına çözüm üreten akıllı ve etkili kurumlara ihtiyacımız var.

Buna ulaşılabilecek mi ? Frankofonlar buna hazırlar mı ? İyileşmek için acı ilaçlardan içmekten başka çare var mı ? Kaygan kum zeminde temek atılamayacağına göre, ortak paydalarda buluşmaktan başka çare var mı ? İşte şimdi bunlar konuşuluyor Elio Di Rupo’nun orkestra şefliğinde. Ve İtalyan asıllı olan kendisinin bir Valon veya Flaman milliyetçisi olmaması Belçika için son bir şans. Federal sistemin devamı toplumculuk ile değil, Brüksel de dahil olmak üzere, Bölgelere aktarılacak daha fazla bölgesel otonomi ile mümkün olacaktır ! Aksi takdirde, daha uzun süre toplumculuk bataklığında çırpınmaya devam ederiz.

Manidar bir fıkra ile noktalayalım isterseniz. Bir Türk ile bir Fransız birlikte tren yolculuğu yaparlar. Konu döner dolaşır ve Fransız Türkü sinirlendirmeyi başarır. Türkün tepesi atar ve güzel bir Fransızca ile “soykırımdan bahsetmekten ve ukalaca ona buna ders vermekten utanmıyor musunuz, bıkmadınız mı, yeter yahu! Afrika’da ve Cezayir’de yaptıklarınızı unutmadık” deyince, Fransız gayet sakin cevep verir. Sakin ol dostum, tamam yaptık. Sana bir soru. Fransa’nın simgesi hangi hayvandır, biliyor musun? Horoz! Peki neden? Söyleleyim : Çünkü horoz iki ayağı da b.kun içindeyken ötmeye devam eden tek hayvandır da ondan!

Yakup Yurt (c)
yurtyakup@gmail.com
Umurbey, 07.08.2010

 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19 MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN 23 NİSAN
2030’DA BRÜKSEL …
BATI SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ TERCÜMANDA…
YAZMA NEDENLERİM
GÖÇ, HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK HATASI MI?
YAŞAMINIZ NE KADAR İNSANİ 
MUTLULUĞUN FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN DERTLER
EVLİLİĞİN RENGİ
NOBEL Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN MİNARE İNŞAATI…
PARA SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM “HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN HOROZU
DOĞRU TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR SOHBETİ
Nefret dolu birliktelikler…
NAZARETH DAVASI
YAŞASIN DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN BÖYLESİ…
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ HERMAN…
BAYRAM, NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI