A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yurtyakup@gmail.com




Rüya mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?

Uzun zamandan beri kötü durumda olan vanalar patladı. Ama patlama sadece derinlerde oldu, yüzeyde kayda değer bir dalgalanma olmaz sanılıyordu ülkenin güneyinde oturanlarda... Olsa olsa, ufak tefek kıpırdanmalar, şaşkınlık belirtileri olur ve geçer...Ama hiçte öyle olmadığı her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Flamanya’da 13 Haziran seçimlerini milliyetçi bir partinin zaferi ile sonuçlanmasının etkileri daha yeni ortaya çıkıyor. Zor dostum zor, sevilmeden sevmek ve günümüzde Belçikalı olmak...

Ülke tabii ki daha önceleri de başka badireler atlatmıştı. Fakat her defasında ülkemizin müthiş yetenekli siyasetçileri yaratıcı zekalarını ve inanılmaz hayal güçlerini pragmatik olarak kullanmışlar  ve zor durumlardan kurtulmayı başarmışlardı. Frankofonlar Kuzey’de seçimlerin tartışmasız galibi milliyetçi N-VA partisi ile görüşmeye istemeye istemeye de olsa evet demek zorundaydılar.  Hatta safça görüşmeleri yönlendireceklerine bile inanıyorlardı! Aman ha, sakın Brüksel’e dokunma, ulusal dayanışmadan vazgeçme, bütçe payları yeniden belirlensin, birazcık da bölgecilik eklensin yeter diyebileceklerini sanıyorlardı... Yani müzakere masasına light bir program ile oturacaklardı. Niyetleri öyleydi ! Yedi hafta sonra gelinen noktada, dansı yöneldiren, Frankofonların burnundan fitil fitil getiren tarafın Flaman milliyetçisi N-VA partisi olduğu apaçık ortada. Gündemi ve esen rüzgarı N-VA Başkanı Bart De Wever belirliyor.

Halbuki PS Başkanı Elio Di Rupo elinden geleni yapıyor, zahmetten kaçınmıyor, oyun dışı kalmamak için müzakere alanının kapsamını esnek tutuyor. Fakat ne yaparsa yapsın, yaranamıyor, karşı taraf aldıklarını yeterli görmüyor ! Gizemli Bart De Wever sanki poker oynarmışçasına tehdit ediyor, istiyor, masayı yumrukluyor, tuzak kuruyor, blöf yapıyor ve pusuda bekliyor.

Hep isteyen taraf Flamanlar, hep taviz vermek zorunda olan taraf Frankofonlar : Herkes bu nağmelere alışık. Müzakerelerin başından beri her türlü makul uzlaşma çabasının önündeki en büyük engel milliyetçilerin ezici zaferi. Veya ondan kaynaklanan sarhoşluk, küstahlığa varan dediğim dedikçilik. Daha bu Salı günü müzakerelerin tam bir fiyasko ile sonuçlanacağı sanılıyordu. Finansman Yasası hakkındaki sert tartışmalar yüzünden gemi batabilirdi. Mucize eseri batmadı. Bir kez daha Di Rupo son dakikada becerisini konuşturdu. Mevzu değiştirdi, balığı suda boğdu ve mayın tarlasına veya saatli bombaya benzeyen BHV dosyasına geçildi.

Tam bir satranç partisi veya poker oyunu! İstisnasız bütün müzakereciler ilerlemeye mahkumlar. Ülke bıçak sırtında ve zaman daralıyor. Müzakerelerin ilanihaye uzaması N-VA’nın da imajını zedeliyor. Her iki tarafı da tatmin eden kazan-kazan uzlaşma formüllerinin neler olacağı merak konusu.

Yorgun takım arkadaşlarının soluklanmasına fırsat sağlamak için yaralanma numarası yaparak yerden kalkmayan kurnaz futbolcu misali başmüzakereci Elio Di Rupo molalar uyduruyor. Bu arada, durum medya aracılığı ile dramatize ediliyor, bilgiler sızdırılıyor, psikolojik baskılar uygulanıyor. Dördüncü hakem Kral Albert II sabır ve merakla bekliyor. Çok kritik günler yaşanıyor. N-VA’nın ultraları (meşhur Stratego grubu) yakında ortaya çıkar mı? Herkesi tatmin eden bir uzlaşmayı kabul ederler mi, yoksa tersine, engelleri devreye sokarlar mı ?  Federal sistemi oyma konusunda ne kadar ileri gidebilirler? Karşı taraftan gelen talepleri, Frankofonlar, istemeye istemeye de olsa, nereye kadar içlerine sindirebilirler?

Sonuçta bütün bunlar paraya dayanıyor.  Bay De Wever isminin simgeleştirdiği Flaman milliyetçilerini ve Flamanların ezici bir çoğunluğunu ilgilendiren tek şey para. Sanki Fransızlardan fazla Napolyoncu mübarekler. Dayanışmanın ruhuna bir Te Deum (Hristiyan Fatihası) okuyacaklar. Niyetleri belli... Herkes kendine, Allah herkese kuralı acımasızca işliyor. Bu düelloda Frankofonlar kurtarabilecekleri ne varsa kurtarmaya çabalıyor. Düello çok sıkı ve avantaj süreli N-VA’da. Önemli olan müzakerelerin sürmesi. Zira zaman uzadıkça, N-VA’da ödün veriyor sonuç olarak. Ve verdiği ödünler arttıkça, taahhütleri de artıyor. Masadan ayrılan, müzakerelerden kaçan taraf olmak isteyemeyecekler. Ve altıncı reform paketini uygulayan hükümete dahil olacaklar. Frankofonlar ise bütün illüzyonlarını kaybetmiş durumdalar. Siyasetin seçim kampanyalarında ötmekten ibaret olmadığını , geçte olsa, nihayet anladılar. Bundan böyle küçük reformcuklar vaadiyle seçmenleri kandıramayacaklar. Ülke daha şimdiden değişti ve başka bir ülkede yaşamaya başladık bile. Çok kişi durumun farkında olmasa da ! Brüksel Grand-Place’taki çiçek halı üzerindeki rüya kabusa, dans düelloya dönüşebilir... İki ayrı milli futbol takımı kurulmasının konuşulduğu şu günlerde... Gerçekten yakışmıyor AB dönem başkanı Belçika’ya...

Yakup Yurt (c)
Umurbey-Gemlik, 27.08.2010
yurtyakup@gmail.com


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

YURT’TAN KIRIKKANAT’A YANIT...
Belçika’da Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19 MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN 23 NİSAN
2030’DA BRÜKSEL …
BATI SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ TERCÜMANDA…
YAZMA NEDENLERİM
GÖÇ, HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK HATASI MI?
YAŞAMINIZ NE KADAR İNSANİ 
MUTLULUĞUN FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN DERTLER
EVLİLİĞİN RENGİ
NOBEL Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN MİNARE İNŞAATI…
PARA SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM “HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN HOROZU
DOĞRU TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR SOHBETİ
Nefret dolu birliktelikler…
NAZARETH DAVASI
YAŞASIN DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN BÖYLESİ…
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ HERMAN…
BAYRAM, NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Avrupa’da Ramazanlaşmak
Avrupa’da Ramazan’ı yaşamak, oruçlu olmak Türkiye’dekine benzemez: Orada oruçlu olmayan “öteki”, burada ise oruçlu olan...
 Devam

Yakup Yurt

Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
Halkın gerçek gündemini oluşturan sorunlar çözüm bekleyedursun, pek inanılmasa da sihirbazın şapkadan bir tavşan çıkarması umuluyor. 
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Terör ve Etnik Kimlik
Ortada teknik olarak gizli bir şekilde örgütlenmiş olan ve kim tarafından yönetildiği belli olmayan bir şebeke var.  Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Açılım” Hukuku ve Sonuçları...
“Demokratik açılım” diye milleti uyutmaya çalıştıkları komediye artık Türk milleti “mizah konusu” yaptı.
Devam

Yakup Tufan

SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
Artık yalnız kınamak yetmez! Artık ciddi adım atılması lazımdır! İsrail’in bu saldırgan,  pervazsız ve çılgın tutumuna bir son vermek lazımdır! Devam

Ayten Kılıçarslan

Hilal Sezgin’in Mihriban’ı
Almanca’yı bir edebiyat dili olarak en iyi kullanan kalem üstadlarından Hilal Sezgin; hem Almanca hem de Türkçe’ye doğmuş bir yazar. Devam

Leman Kuzu

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek sistemler üretelim! 
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Orhan Aras

BAĞIMSIZLIK RUHU
Proğram bittiğinde hepimiz Azerbaycan doluyduk. Dili dilimizde, sevinci yüreklerimizde, hasreti dudaklarımızda ve geleceğinin aydınlığı da gözlerimizdeydi. Devam

Hidayet Kayaalp

“ÜSTÜNÜZÜ GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
Artık iş bir “kahraman”a kalmıştı ve mendilden tavşan değil “Gandi Kemal” çıkıverdi... Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat