A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yakup.yurt@skynet.be


MEDYA DİKTATÖRLÜĞÜ, GÖNÜL KÖRLÜĞ܅

Nicolas Sarkozy-Carla Bruni aşkını duymayan kalmamıştır.
Mısır’da firavunlar bile Fransa cumhurbaşkanının aşkından haberdar.
Ve bu kendi ifadesiyle “ciddi bir ilişki” imiş.
Sarkozy geçen 8 Ocak günü Elysée Sarayı’nda basın konferansında söyledi.
Tüm dünya basınını temsil eden 600 gazeteci huzurunda.
Kendi kulaklarımla duydum.
Dedikodu gibi olmasın ama, “Evlilik ne zaman ?” diye soran bir gazeteciye alaycı bir yüz ifadesiyle “Belki de olduktan sonra duyarsınız…” türü bir yanıt verdi !
35 saatlik haftalık çalışma süresinin kaldırılması veya kamusal televizyon kanallarında reklamın yasaklanması gibi önemli konular kaynadı gitti.
Sarkozy uzun zamandan beri özel yaşamı ile kamusal yaşamını, siyaset ile televizyon şovlarını birbirine karıştırıyor.
Bu çağdaş iletişimde böyle bir moda var galiba ?
Siyaset daha çok televizyon ekranlarında yapılıyor.
Kameralar siyaset erbabının evlerine, aile yaşamlarına kadar giriyorlar.
Sonra da ekranları karşısında oturan bizlere alık alık foto-roman izletiyorlar…
Fransızca iletişim dilinde buna aptallaştırma anlamına gelen “crétinisation” veya beyinsel coplama anlamına gelen “matraquage du cerveau” deniliyor.
Kaba tabirle sersemletme gibi birşey…
Hani “Tavuğun yumurtası sersemken kırılırmış” ya !

Peki durum sadece Fransa’da mı böyle ?
Yukarıda iletişim modasından bahsettik ya canım.
Lütfen biraz dikkatli okuyun yazdıklarımı.
Belçika’da Flamanların “Madam No” adını taktıkları bayan Joëlle Milquet’yi anımsayın.
Kısa adı CDH olan Merkez Hümanist Parti başkanı Joëlle Milquet’yi yani.
Kendisi 2007 yılı sonunda evinin ve özel yaşamının kapılarını kameralara açmamışmıydı ?
Başarısızlıkla sonuçlanan altı ay süren Turuncu-Mavi koalisyon müzakereleri boyunca kendisinin ve ailesinin çektiği eziyetleri anlatmamışmıydı ?
Çocuklarına zaman ayıramayan, plaja götüremeyen çilekeş anne rolü oynaması çeşitli yorumlara sebep olmuştu mevkidaşları arasında…

Ağlamak insani bir olgu.
Siyaseten işe yarıyor olmalı.
Ekranda, milyonların önünde iki damla göz yaşı akıtın, oyları süpürün…
Yine geçen 8 Ocak günüydü.
New York senatörü, liberal parti cumhurbaşkanı aday adayı Hillary Clinton ağladı.
New Hampshire Eyaleti önseçimlerinden bir gün önce.

İowa Eyaletindeki önseçimi kazanan rakibi siyahi Barack Obama favori görünüyordu.
Amerikalıların o sert, ciddi ve asık suratlı görmeye alıştıkları, biraz kendini beğenmiş görüntüsü veren Hillary ağladı ve kendisine atfedilen soğukluk imajını kırmayı başardı.
New Hampshire’ı Hillary aldı ve Obama’yı üçüncülüğe attı…

Siyasetin kişiselleştirilmesi bir tesadüf eseri olamaz.
Siyaset kişişelleştirilerek halkın siyasi tartışmaya ilgisinin canlandırılması amaçlanıyor.
Mesafeli ve kapalı seçilmişler dünyası ile seçtiklerini tanıyamayan seçmenler arasındaki kopukluk giderilmeye çalışılıyor.
Yani mesele sadece bir dikizcilik meselesi değil…

 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Yakup Yurt
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Mahmut Aşkar
Bölünen Benim, Memleket Değil!
Muhsin Ceylan
Delilleri kendi varsayımları olan uyumcular!
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Merhaba sayın Baykal
Orhan Aras
Dinle küçük adam!
Hayrettin Çakmak
1070 Rakımlı Tepe
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Haldun Çancı
İran, Türkiye'nin düşmanı mı?
Fikret Ekin
İnsan ve İnsan
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
M. Ali Aladağ
Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Yılmaz Kuzucu
Mart mektubu
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Sebahattin Çelebi
zifirî
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç