A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yakup.yurt@skynet.be



KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!

          Yarın Kurban Bayramı. Tanrı yirmi sekiz peygamber, dört kutsal kitap göndermiş insanlığa. Hz. Muhammed sonuncu resûl, Kuran-ı Kerim sonuncu kitap. Dinler tarihi açısından zincirleme bir süreklilik sözkonusu.
          Her bilinçli müslümanın Hz. Muhammed'den önce gelen hak peygamberleri ile Kuran'dan önce gelen kutsal kitapları kabullenmesi ve onlara saygı göstermesi gerekiyor. Bir ve tek olan aynı tanrı - dilden dile Allah, God, Yahve, Dieu gibi değişik sözcüklerle ifade edilse de -, sadece tebliğ görevi yapan peygamberler değişiyor.
          Tek tanrılı dinler tanrıya özgü mucizeler ve kutsallık içeren tabular manzumesidirler. İnanç meselesi. Mütedeyyin insanlara saygımız sonsuz. Kişi ile tanrısı arasındaki ilişkilere aracı gerekmez; zaten bu nedenle İslâmiyet ruhban sınıfını reddeder.
          Her dinde farz, sünnet ve gelenek olmak üzere üç ana bölüm vardır genel olarak. Farzlar tanrının olmazsa olmaz emirleridir. Tartışılmaz. İmanın gereğidir; uyar ödüllenir, uymaz cezalandırılırsınız! Sünnet tanrının resûlü peygamberin yaşantısında sergilediği örnek davranışlardır. Zorunlu olmamakla birlikte, yerine getirilmesinde yarar vardır. Sevabı boldur.
          Gelenek (içtihat) Hz. Muhammed'in ölümünden sonra yaşamış İslâm büyüklerinin yorumları ve yaptıklarıdır. Yani aynı hedefe varmak isteyen değişik yollardır. Yoruma açıktır. Rehber Kuran'dır. İsteyen okur ve istediği gibi yorumlar. Tarik sözcüğü Arapça'da yol, onun çoğulu olan tarikat sözcüğü ise yollar anlamına gelir. Mezhepler ve tarikatlar arasından davranış farklılıkları gözlenir. Bu sadece İslâmiyette değil bütün dinlerde durum böyledir. Toplum huzurunu bozmayan her türlü ibadet şekli saygındır.
          Baskıcı rejimlerde "din afyondur" denilerek dinsel inançları yasaklama veya en azından bastırma hatası işlenmiştir. Günümüzde "afyon" görevi futbola ve televizyona yüklenmiş durumda. İnsan doğası gereği inanmaya muhtaçtır : Şu veya bu şekilde, şuna veya buna. Özellikle deprem, sel, yıldırım, çığ, yanardağ patlaması gibi insanı acze düşüren doğal afet anlarında.
          Anlamakta zorlandığım bir durumu vurgulamadan geçemeyeceğim. Tanrı bir lütuf olarak insana zekâ ve bellek bahşetmiştir. Tarihsel süreç içinde geçmişte olanları irdelemek, içinde bulunulan zamanı değerlendirmek ve geleceğe hazırlanmak için. Fakat kişisel gözlemim odur ki inanç koyulaştıkça ve ibadet yoğunlaştıkça, her şey Tanrı'ya havale ediliyor ve bilimden uzaklaşılıyor. Toplumsal ilişkilere eli kolu bağlı teslimiyetçilik şeklinde bir kadercilik egemen oluyor. Tevekkül ile teslimiyeti karıştırmamak gerekiyor.
          Ve bunun doğal sonucu olarak ta, örneğin Japonya'da ve Türkiye'de aynı büyüklükteki bir deprem sözkonusu orana bağlı olarak farklı hasarlara sebep olmaktadır. Sonuç olarak kendilerini pozitif bilimlere kapatan toplumların kalkınabileceklerine ve dolayısı ile uygarlaşabileceklerine inanmıyorum. Din ve bilimi karşı karşıya getirtmek ve çatıştırmanın kötü niyetli küçük bir azınlık dışında kimseye faydası olmaz, olmamıştır, olamaz. Dogma ve hurafelerden arındırılmış, rasyonel, bilimsel, eleştirel zekâyı besleyen ve geliştiren bir eğitim sistemine ivedilikle geçmekten başka bir yöntem yoktur. Ve bu zaten dinimizin birinci ve birincil emridir. Ayet 1 : "Oku
          Bilim insanlığın ortak mirasıdır. Evrenseldir. Herkes için bir ve tek olan Tanrının birilerini mutlu ve müreffeh kılarken (ABD, Batı Avrupa, Japonya, vb…), diğerlerini mutsuz ve fakir bırakarak (İslam alemi) haksızlık yapacağına inanmak dahi istemiyorum. Bunu negatif kadercilik sayarım. Fakat mevcut durum ne yazık ki dünya islam coğrafyasının aleyhinedir. Verilen fotoğraf hiç hoş değildir. Korkarak ve korkutarak olumlu bir sonuca ulaşmak mümkün değildir. İslam Tarihi’nin en parlak dönemleri ilişkilere sevgi ve güvenin hakim olduğu dönemlerdir.
          Önemli olan evrensel değerlere sahip çıkarak inançlarımızı yaşamaktır. Çatışarak değil, barış içinde bir arada; kendimiz kalarak ve etkileşim içinde olarak. Farklılıkları düşmanlık nedeni değil zenginlik sayarak. Muammalar korkuları besler, korkular da düşmanlıkları…
          İnançlarınıza, bilime, hijyen koşullarına ve içinde yaşadığınız toplumun değerlerine uygun olarak keseceğiniz kurbanları tanrı kabul etsin.
          Kurban Bayramının size ve tüm sevdiklerinize sağlık, huzur ve barış getirmesini dilerim.

Yakup YURT (c)
08 Aralık 2008
yakup.yurt@skynet.be



 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Yakup Yurt
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
Mahmut Aşkar
Çarpıtılan, Kirletilen Değerler
Ali Kılıçarslan
Koch’a siyasi ahlak dersi
Hüseyinleşmek (2):
Hayatın İki Tezatı
Muhsin Ceylan
Nesneleştirilen Öznelerden biri Marco…
Ali Kılıçarslan
Koch’a siyasi ahlak dersi
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Merhaba sayın Baykal
Orhan Aras
Dinle küçük adam!
Hayrettin Çakmak
1070 Rakımlı Tepe
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Haldun Çancı
İran, Türkiye'nin düşmanı mı?
Fikret Ekin
İnsan ve İnsan
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
M. Ali Aladağ
Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Yılmaz Kuzucu
Mart mektubu
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Sebahattin Çelebi
zifirî
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç