A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yakup.yurt@skynet.be




AH DUVAR, VAH DUVAR…

“Komşunu sev; ama aradaki duvarı kaldırma.” (George Herbert)

Tarih : 09 Kasım 1989
Yer : Berlin (Doğu-Batı arası)
Olay : Bir duvarın yıklılışı, bir sistemin çöküşü…

***

Aradan tam 20 yıl geçti…
Bugün 09 Kasım 2009…
Olay : Yukarıdaki olay hakkında Avrupalıların genel yorumu (istisnalar kaideyi bozmaz) !

***

Önce biraz uzunca bir alıntının tercümesi.
Günlük Belçika gazetesi La Libre Belgique’in 09 Kasım 2009 tarih ve Sabine Verhest imzalı başyazısı.
Avrupalıların bakış açısını yansıtması açısından önemli…
Başlık dikkat çekici : “Utanç Duvarları”
Ve yazının tamamı : “Avrupa bugün acılı geçmişlerini anımsıyor, ve mutlu günlerini kutluyor. Tekrar birleşen, komplekslerinden arınan, komşularıyla barışan Almanya kararlı bir şekilde barış sürecine ve Avrupa’nın inşasına koyuldu. AB’nin içinde, sınırlarında ve dünyada bir sürü başka duvar olduğunu zihinlerden silmeden, bir utanç duvarı olan Berlin Duvarı’nın sonunu nasıl kutlayabiliriz ? Bir AB üyesi olan Kıbrıs Devletinin başkenti Lefkoşa’da Türklerin elindeki Kuzey ile uluslararası alanda tanınan tek cumhuriyet olan Güney’deki Rum kesimini ayıran Yeşil Hattı BM askerleri koruyor. Ankara AB’nin kapısına vuruyor, ama geçmiş döneme ait bir bölünme de çok uzun sürdü ; İkinci Dünya Savaşı sonunda ileri görüşlü Fransızların ve Almanların yaptığı gibi, Kıbrıslı Rumlar ve Türkler de barışmalarını perçinleyip geleceğe dönmelidirler. XXI.ci asırda bir duvarı devam ettirmek ve, dahası, yeni duvar dikmek Tarihin akışına ters düşer. Terörle sürdürülebilir bir şekilde mücadele edilemeyeceği gibi, korku, dışlama, ayrımcılık veya büyüklük duygusu üzerine barışçı bir gelecek de inşa edilemez. Bun ancak ötekinin haysiyetini gözeten saygılı bir eli uzatmakla mümkündür. Barış ve kalkınmayı hedefleyen küreselleşen bir dünyada, Avrupalılar, Amerikalılar, İsrailliler ve Koreliler’in duvarlara, tampon bögelere veya tel örgülere yer olmadığını anlama cesaretini göstermeleri gerekir.”

***

Bu yazının içeriği üç aşağı beş yukarı Avrupa kamuoyunun görüşünü yansıtıyor.

Zira, uygar Avrupalı barışçıdır, şiddete ve savaşa karşıdır ; bütün anlaşmazlıkların müzakerelerle, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini ister, arzular ve bekler.
Hep çözümü – maalesef – başkalarından bekler…
2.ci Dünya Savaşında Stalin’den ve ABD’den beklediği gibi.
Ha keza Bosna-Hersek’te olduğu gibi…
Avrupalı düşünür, fikir üretir ve yargılar.

Avrupalı duvar ördürür ; sonra da ördürdüğü duvar yıkılınca bayram eder.
Köylünün kendi eşşeğini kaybedince üzülmesi, bulunca da sevinmesi gibi bir durum…

***

Şato veya site devletler etrafına duvar örme Orta Çağ’dan kalma bir alışkanlık.
İstanbul etrafına surları, Anadolu Hisarını, Rumeli Hisarını rahmetli dedem ördürmedi.
Günün birinde Türkler konserler düzenlesin diye.
Çin Seddi’ni de Türkler ördürmedi.
Vize duvarlarını da Üçüncü Dünyacı globalleşme özürlüler yükseltmedi.
Kusura bakmayın kafam iyice dağınık bu sabah.
Galiba saçmalamaya başladım…
Hatlar iyice birbirine karıştı…
Kahvaltıda GDO’su ile oynanmış mısır gevreği yemiştim.
Ondan olabilir mi acaba ?

***

Dünya genelindeki üretimin % 70 ini dünya nüfusunun % 30 u tüketiyorsa ; kalan % 30 u da nüfusun % 70 i tüketmeye ve yaşamaya değil, var olmaya, çabalıyorsa, siz o dünyada hak, hukuk, adalet, huzur, barış, insan haklarına saygı falan bekleyemezsiniz.

Yazar, çizer, konuşursunuz.
Güzel salonlarda şasalı paneller, sempozyumlar, konferanslar düzenlersiniz ; içi boş büyük laflar edersiniz, ama işsiz, eşsiz, umutsuz, aç insana masal anlatamazsınız…
Jean Ziegler’leri susturamazsınız.
Amerikan halkının sağlık sigortası kapsamını genişletmek isteyen Obama’yı ABD Meclisinde kucağındaki torunuyla duygu sömürüsü yapan Cumhuriyetçi milletvekili gibi duygu sömürüsü yaparak engelleyemezsiniz.
Engellerseniz yıkarken sevindiğiniz duvarların dikilmesine hizmet edersiniz.
Çünkü sizler için vicdan ile para eşanlamlı kelimeler.
Paranız o kadar çok ki vicdanları bile satın alabiliyorsunuz.
Size göre vicdanın yolu mideden geçiyor olmalı ki “vicdan ile cüzdan arasında sıkışanların” feryadını duymak istemiyorsunuz.
Kimse anasından vicdansız doğmuyor zira…

Yakup Yurt ©
Brüksel, 09 Kasım 2009
yakup.yurt@skynet.be


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

AH DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM “HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN HOROZU
DOĞRU TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR SOHBETİ
Nefret dolu birliktelikler…
NAZARETH DAVASI
YAŞASIN DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN BÖYLESİ…
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ HERMAN…
BAYRAM, NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Yakup Yurt
AH DUVAR, VAH DUVAR…
Mahmut Aşkar
Çarpıtılan, Kirletilen Değerler
Ali Kılıçarslan
Koch’a siyasi ahlak dersi
Hüseyinleşmek (2):
Hayatın İki Tezatı
Muhsin Ceylan
Nesneleştirilen Öznelerden biri Marco…
Ali Kılıçarslan
Koch’a siyasi ahlak dersi
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Merhaba sayın Baykal
Orhan Aras
Dinle küçük adam!
Hayrettin Çakmak
1070 Rakımlı Tepe
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Haldun Çancı
İran, Türkiye'nin düşmanı mı?
Fikret Ekin
İnsan ve İnsan
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
M. Ali Aladağ
Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Yılmaz Kuzucu
Mart mektubu
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Sebahattin Çelebi
zifirî
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç