A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yurtyakup@gmail.com







 

Celâl Bayar
(1883 Umurbey-Gemlik /1986 İstanbul)

   
Türkiye Cumhuriyeti'nin 3.ncü cumhurbaşkanı, ilk sivil başbakanı ve yine ilk sivil cumhurbaşkanıdır. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra ailesi Bulgaristan'dan Bursa'ya göç etmiş ve Gemlik'e bağlı Umurbey köyüne yerleşmiştir. Babası Abdullah Fehmi Efendi Umurbey'de müderrislik yapmıştır. Eskiden müstakil bir belde olan Umurbey mevcut durumda Gemlik ilçemizin bir mahallesi konumundadır.

    Celâl Bayar, Bursa'da Collège Français de l'Assomption ve İpekçilik okuluna gitmiştir. Çalışma hayatına Ziraat Bankası'nda başladıktan sonra, 1905 yılında Deutsche Orientbank'ın sınavını kazanarak, burada kısa zamanda imza sahibi olmuştur. 1907'de İttihat ve Terakki (Birlik ve İlerleme) Partisine katılmıştır. II. Meşrutiyet'in (1908) ilânından sonra, önce Bursa Katibi Mesullüğüne getirilmiş, kısa bir süre bu görevde hizmet verdikten sonra, faaliyet ve sorumluluk sahası tüm Ege Bölgesi'ni kapsayacak surette, İzmir Kâtibi Mesulü olarak atanmıştır.

   
1919'da İzmir'in işgaline karşı koyacak hareketi örgütleyip başlatanlardan biri olmuştur. Mütareke yıllarında (1918) Galip Hoca takma adı ile bütün Ege'yi örgütlemiştir. 1919'da Balıkesir Kongresi'nde Akhisar cephesi kumandanı seçilmiştir. 1919 sonunda son Osmanlı Meclisi'nde Manisa mebusu olarak bulunmuştur. Milli Misak'ı hazırlayanlardandır. 1920'de İstanbul işgal edilip, Osmanlı Meclisi kapatılınca, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu Ankara'daki Büyük Millet Meclisi'ne Saruhan Milletvekili olarak katılmıştır. Atatürk'ün yanında yer alan Bayar ömür boyu süren bir takdir ve sevgiyle Atatürk'e bağlı kalmıştır. Atatürk'ün İktisat Vekili olmuştur. (1921-22). Lozan Konferansı delegasyonuna ekonomi danışmanı olarak katılmış; yerinde müdahalesiyle Osmanlı borçlarının altın üzerinden ödenmesine engel olmuştur (1922).

    Cumhuriyet'in ilânından sonra, İmar ve İskân Bakanı olmuştur (1924). Aynı yıl, Türkiye İş Bankası'nı kurmuş ve genel müdürlüğünü yapmıştır. 1932-1937 arası ikinci İktisat Bakanlığı döneminde Karma Ekonomiyi ihdas etmiş ve özel girişimi de destekleyen I. ve II. Sanayileşme planlarını uygulamaya koymuştur. 1937'de Atatürk'ün son başbakanı olmuştur. 1938'de Atatürk'ün vefatından sonra 16 Ocak 1939'da başbakanlıktan istifa etmiştir.

    Bayar, istifasından 1945 yılına kadar İkinci Dünya Savaşı'nın seyrini takip ederken, Ben de Yazdım adlı eserini kaleme almağa başladı. Mecliste mensubu olduğu Halk Partisi'nin tek parti sistemine karşı muhalefetin öncüsü olmuştur. 1945 yılında önce milletvekilliğinden, sonra da kurucusu olup, uzun süre başkanlığını yaptığı Halk Partisi'nden istifa etti.

    7 Ocak 1946 da üç arkadaşı ile birlikte Demokrat Parti'yi kurdular. Bu girişim çok partili siyasal yaşama geçişin temeli olmuştur. 1950 genel seçimlerinde Demokrat Parti büyük çoğunlukla iktidara gelmiş ve Celal Bayar Cumhurbaşkanı seçilmiştir (1950-1960). 1951 de Kore'ye asker gönderilmiş, 1952 de Türkiye NATO'ya üye olmuştur. 1954 te Amerikan Senatosu'nda konuşma yapan ilk devlet adamı olmuştur.

    27 Mayıs 1960 askeri darbesi ile Demokrat Parti iktidarına son verilmiş, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar bütün Demokrat Parti milletvekilleri ile birlikte hapsedilmiştir. Önce Yassıada, sonra Kayseri Cezaevi'nde olmak üzere 1964'e kadar tutuklu kalan Celâl Bayar Yassıada mahkemesindeki cesur ve vakur tutumu ile hatırlanır. Daha sonraki yıllarda, DP'li arkadaşlarının siyasi haklarının iadesi için çalışmış ve bunda da başarılı olmuştur.

    1961 Anayasası hükümlerine göre, cumhurbaşkanları ömür boyu senatörlük hakkına sahip oluyordu. 1974 te siyasi haklarını elde eden Celâl Bayar senatör sıfatıyla parlamentoya davet edilmiş, ancak halk tarafından seçilmedikçe, onun temsilcisi olunamayacağını belirterek senatonun bu davetini reddetmiştir.

    Yaşamının son anına kadar, kuvvetli hafızasını ve muhakeme gücünü muhafaza etmiştir. 22 Ağustos 1986 da 103 yaşında vefat ettiğinde, dünyanın en uzun ömürlü siyaset ve devlet adamı olarak yâd edilmiştir. Ben de Yazdım adını taşıyan ve kendisinin de bizzat içinde bulunduğu Milli Mücadele yıllarını anlatan sekiz ciltlik eseri vardır.

    Türkiye'nin üçüncü cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Umurbey'de kurduğu vakıf ile (1967), doğmuş olduğu köye bir kütüphane ve müze inşa etmek, nadide bir kolleksiyon olan kitaplarını araştırmacılara ve okuyuculara sunmak; ayrıca kendisine verilen hediyeleri sergilemek istemiştir. Kütüphanede ve müzede kendisinin de katıldığı ve hatta Bursa civarı ve Ege Bölgesi'nde öncülük ettiği Kuvvayı Milliye hareketinin ve Kurtuluş Savaşı döneminin anılmasını; gönülden bağlı olduğu Atatürk'ün aziz hatırasının canlı tutulmasını arzu etmiştir.

    Kütüphane 20.000' in üzerinde kitabın yanısıra, yazma eser, gazete, süreli yayın ve çok zengin fotoğraf koleksiyonundan oluşan kütüphane ; 20. yy. Türk tarihini ve siyasi yaşamını içine alan, Türkiye'deki en zengin vakıf kütüphanelerinden birisidir.

    Müze de ise Celâl Bayar'a siyasi yaşamı boyunca sunulan hediyeler, aile yadigârları, madalyalar, resimler, Kurtuluş Savaşı hatıraları, silahlar ve mobilyalar sergilenmektedir. Müze açıldıktan kısa bir süre sonra hırsızlık olayı yaşanmış, altın içeren değerli bütün eşyalar çalınmış ve bir daha bulunamamışlardır.

    Cumhurbaşanlığı döneminde (sanırım 27 Mayıs İhtilalinden 1 veya 2 yıl önce) T.C.Ziraat Bankası tarafından inşaatına başlanan bahçeli, iki katlı, deniz manzaralı (Gemlik Körfezi) 2-3 veya 4 odalı villa tipi evler inşaat aşamasında uygun taksitlerle Umurbeylilere satılmış, fakat darbeden sonra bu evlerin büyük bir bölümü köylüden geri alınmıştır. Günümüz şartlarında, eskiden olduğu gibi zeytin para etmediğinden, kentlileşme moduna geçen köylüler modern tüketim hastalığına yakalandığından (TV, otomobil, traktör, beyaz eşya, cep telefonu, internet, eğitim giderleri…), çekirdek aile sisteminde yaşayan Umurbey’de ebeveyn ölümlerinden sonra yasal mirasçılar arasında dayanışma olmadığından, sözkonusu evler Umurbey dışından gelen paralılara satılmış olduğundan bunların çok azı gerçek Umurbeylilerin uhdesindedir. Biri de, nur içinde yatsınlar, annem ve babamdan miras yoluyla bendenize intikal etmiştir. Tapu kayıtlarına göre ben beşinci sahibiyim.

    Yarın 22.08.2013. Merhum Celal Bayar Anıt Mezarı başında anılacak. Sağlık durumu izin verirse merhumun kızı Nilüfer Bayar (Gürsoy), muhterem eşi, Bayar ailesinden birkaç kişi, eski DP’liler, Bursa Valisi, Gemlik Kaymakamı, mülki ve askeri erkân, basın, Umurbeylilerin katılımı ile Umurbey Merkez Camii ve Parkında mevlid-i şerif okutulur, Hacıbekir şekerlemesi dağıtılır, cevizli Umurbey lokumu zeytinle yenir, dua ve sohbetler edilir, eskiler yadedilir. Sponsor firmalar yazlık kasket dağıtır. Cumhuriyet dönemini daha iyi anlamak isteyen herkesin Umurbey’i ziyaret etmesinde fayda var. Vakfın bahçesini oluşturan Çamlıkta bülbüller ötmeye devam ederken…

Umurbey, 21.08.2013
yurtyakup@gmail.com



 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Celâl Bayar
BÜYÜK MARMARA DEPREMİ...
BENİM GÖRDÜĞÜM DÜNYA...
HIZLI GİRİŞ-HIZLI KAYIT...
BABA TAHTINI OĞLUNA BIRAKTI...
IRKÇILIK ÜZERİNE BİRKAÇ MÜLAHAZA...
«SİZ KONUŞUYORSUNUZ, BİZ ÇALIŞIYORUZ» 
AVRUPA (DÜNYA) SAĞA KAYARKEN..
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
ECOLO : VEYA YEŞİLİN NÜANSLARI...
ARSLAN İLE HOROZ ARASINDA İRİS ÇİÇEĞİ...
NEONAZİ HESAP ADALETTEN DÖNER Mİ?
BEN TÜRK KÖKENLİ BRÜKSELLİ BELÇİKALIYIM...
RAHMİYE NİNEM...
YARASI OLAN GOCUNUR...
100 YIL ÖNCE KRALA YAZILAN MEKTUP...
NOEL BABAYA ÇAĞRI...
PİLOT SOLCU, ROTA SAĞCI...
DARBELERİ GEÇELİM, EHİLLERİ SEÇELİM...
HOLLANDA VE BELÇİKA SEÇİMLERİ...
NE HABER ENİŞTE...
EMRİN OLUR BART...
Elio Di Rupo’nun Gölgesindeki PS’te  Rahatsızlıklar
GENELLEMELERDEN UZAK DURUN !
BELÇİKA’DA KAYIRMA VE TORPİL VAR MI?
SARKOZY GİDERSE, AB ÇÖKER Mİ?
GENT’TE 62.YAŞ GÜNÜM...
KADIN VEYA ERKEK, HERKESE VİCDAN GEREK...
IRKÇILIK HASTALIKTIR
MODALAR VE NORMLAR...
‘ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HARİKA’...
14 Şubat ve Yalnızlık...
Dİ RUPO’NUN PAPYONU...
PORTAKAL SUYU...
BELÇİKA’DA YENİ YILA YENİ HÜKÛMET...
Ah şu önyargıların gözü kör olsun...
IRKÇILIĞI KAMÇILAYAN YORUMLAR...
TEKNOKRATLAR DÖNEMİ BAŞLIYOR...
«BELÇİKA MODELİ»
FRANÇOİS HOLLANDE KİMDİR ?
Bir Alman iktisatçı ile kloşarın* buluşmasından roman doğdu...
Ateşkes sona erdi
FİLLER TEPİNİRSE KARINCALAR EZİLİR...
Duvara toslamaya az kaldı...
NUETNIGENOUGH’TA VEDA YEMEĞİ...
DEMOGRAFİ, YANİ NÜFUSBİLİM...
FAKİRLİĞİN GÖZÜ KÖR OLSUN...
SÜMEYA KÖKTEN FENOMENİ...
MADEM KOYUNUN AK, HAYDİ KIZIM KINA YAK...
Geert Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH GÖZYAŞLARI...
KASITLI DÜZENSİZLİK
MR Yeni Başkanını Seçti...
Popüler Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA TÜRBÜLANSTA...
DEMİR GÖKGÖL
SÜRGÜN KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET BÜLBÜLÜ
BART DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS FRANÇAİS ?
ESİN ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ GÖÇMENLER...
Laeken komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19 MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN 23 NİSAN
2030’DA BRÜKSEL …
BATI SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ TERCÜMANDA…
YAZMA NEDENLERİM
GÖÇ, HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK HATASI MI?
YAŞAMINIZ NE KADAR İNSANİ 
MUTLULUĞUN FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN DERTLER
EVLİLİĞİN RENGİ
NOBEL Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN MİNARE İNŞAATI…
PARA SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM “HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN HOROZU
DOĞRU TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR SOHBETİ
Nefret dolu birliktelikler…
NAZARETH DAVASI
YAŞASIN DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN BÖYLESİ…
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ HERMAN…
BAYRAM, NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Avrupa’da Ramazanlaşmak
Avrupa’da Ramazan’ı yaşamak, oruçlu olmak Türkiye’dekine benzemez: Orada oruçlu olmayan “öteki”, burada ise oruçlu olan...
 Devam

Yakup Yurt

Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
Halkın gerçek gündemini oluşturan sorunlar çözüm bekleyedursun, pek inanılmasa da sihirbazın şapkadan bir tavşan çıkarması umuluyor. 
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Terör ve Etnik Kimlik
Ortada teknik olarak gizli bir şekilde örgütlenmiş olan ve kim tarafından yönetildiği belli olmayan bir şebeke var.  Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Açılım” Hukuku ve Sonuçları...
“Demokratik açılım” diye milleti uyutmaya çalıştıkları komediye artık Türk milleti “mizah konusu” yaptı.
Devam

Yakup Tufan

SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
Artık yalnız kınamak yetmez! Artık ciddi adım atılması lazımdır! İsrail’in bu saldırgan,  pervazsız ve çılgın tutumuna bir son vermek lazımdır! Devam

Ayten Kılıçarslan

Hilal Sezgin’in Mihriban’ı
Almanca’yı bir edebiyat dili olarak en iyi kullanan kalem üstadlarından Hilal Sezgin; hem Almanca hem de Türkçe’ye doğmuş bir yazar. Devam

Leman Kuzu

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek sistemler üretelim! 
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Orhan Aras

BAĞIMSIZLIK RUHU
Proğram bittiğinde hepimiz Azerbaycan doluyduk. Dili dilimizde, sevinci yüreklerimizde, hasreti dudaklarımızda ve geleceğinin aydınlığı da gözlerimizdeydi. Devam

Hidayet Kayaalp

“ÜSTÜNÜZÜ GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
Artık iş bir “kahraman”a kalmıştı ve mendilden tavşan değil “Gandi Kemal” çıkıverdi... Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat