A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yurtyakup@gmail.com









IRKÇILIK HASTALIKTIR

Yarından sonra 21 Mart.
‘21 Mart: Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü’
Ben bu tabelanın şu tabela ile değiştirilmesini öneriyorum : Irkçılık Hastalığını Tedavi Günü...
24 Ekim 1967 tarihinden beri süregelmekte olan gurbet yaşamımda bizzat edindiğim eğitim, birikim, deneyimler ışığında rahatlıkla söyleyebilirim ki ‘IRKÇILIK’ sosyal bir hastalık, ‘IRKÇILAR’ ise gerçek anlamda birer hastadırlar.
Bilimadamı olmadığım için cafcaflı bir terminoloji kullanmaya mezun olmamakla birlikte, anlaşmamızı kolaylaştırma adına ‘kültürel bir hastalık’ diyebilirim.
Bu hastalığın temelinde ise kendisini marazi üstün görme arzusu veya ihtiyacı yatıyor.
Halbuki hepimiz aynı Allah’ın kulları olduğumuza göre ‘kimse kimseden üstün değildir, olamaz ve olmamalıdır’ ve ‘yasalar önünde herkes eşittir’...
Dense de bu bir ütopyadır ve gerçeği yansıtmamaktadır...

***

Ben ne zaman bir ‘ırkçı’ ile tanışsam veya karşılaşsam, kendisine bağırmadan, çağırmadan, küfretmeden, hakaret etmeden düşüncesinin yanlış, kendisinin ise bir ‘hasta’ olduğunu ve tedavi görmesi gerektiğini söylerim...
Genelde yüzüme tuhaf tuhaf bakarlar, sinsi sinsi gülümserler ve giderler...
Peki bu ‘üstünlük duygusu’ nasıl oluşmaktadır ve bunu hastalık mertebesine ulaşmadan makul bir seviyede tutmak için neler yapılabilir?
Bu duygu ile daha bebekken aile içinde tanışırız...
Bu olumsuz duygu okulda gelişir ve toplumda ekonomik, sosyal ve siyasal çalkantılara paralel olarak şiddetlenir.
İçinde yaşadığımız sistem sömürüye dayalı rekabetçi kapitalist sistemdir.
Rekabetin dozu iyi ayarlanmazsa oligopole veya monopole dönüşür; anlamını yitirir.
Mafyalaşma başlar, demokratik düzen despotizme dönüşür.
İnsancıklar ütopyaları peşinde savrulur, strese kapılır, ama inadına koşmaya devam ederler.

***

Günümüz ırkçılığı eskiye oranla farklı.
Cildinizin renginden daha çok kimliğiniz, kültürünüz veya ait olduğunuz uygarlık öne plana çıkarılıyor.
Kültürlerarası, dinlerarası diyalog vurgusu yapılıyor.
Kin ve nefret çağrıları bastırılarak, çoğunluk/azınlık çatışmalarının önüne geçilmeye çalışılıyor.
Önceleri ırkçılar çoğulcu demokrasiye karşıydılar ve o nedenle eleştiriliyorlardı...
Sömürgecilik döneminin kapanmasıyla birlikte yeni sömürgecilik dönemi başladı.
Uluslararası emek göçü sonucu zengin ülkelere gelen kültürel azınlıklar bu ülkelerin çoğunluğu tarafından değişik yöntemlerle sömürülmeye devam ediyorlar.
Ezilenler çeşitli nedenlerle kendilerini ifade edemiyor, seslerini duyuramıyorlar.
Her tartışma anında uluslararası siyasetin bir uzantısı gibi algılanıyor.
Kendilerini mağdur hissedenler içine kapanıyor, gettolaşıyor ve böylece güç dengesi hep egemenlerin lehine çalışıyor.
Kendilerini geliştirmek için fırsat eşitliği sağlanmayan insanlar acımasızca başarısızlıkla itham ediliyor.
Ana ve temel sorun sosyo-ekonomik olduğu halde, önemsiz detaylarla zaman ve enerji kaybediliyor.
Göçmeni hasta eden ile onu tedaviye soyunanlar aynı çıkar grupları...
Öyle ya hastalar olmasa, doktorlar ne yiyecek?

***

Seviyeli ve yapıcı bir diyalog muhataplarının anlaşabildiği bir dilde buluşmaktan geçer.
Yani aynı dili konuştuğunu zannederek anlaşamamak ta mümkün.
Kelimelere yüklenen sübjektif anlamlar farklı ise anlaşmayı düşlemek hayalcilikten öteye gidemez.
O halde ‘ötekini’ anlamak için onun dilini sadece konuşmak değil, iyice anlamak gerekir.
Uyumun anahtarı ‘DİLDİR’, zira iyi diyalog kurabilenlerin çatışma veya savaşma ihtimali azalır...
‘DİL’ size kapıları açar, içerde neler olup bittiğini kendi gözlerinizle görmenizi sağlar.
Böylece kendiniz görür, kendiniz işitir, ‘mışlarla-muşlarla’ dolu rivayet kültüründen sıyrılır ve kendi beyninizi kullanmaya başlar ve başkaları tarafından güdülmekten kurtulursunuz...
Karşılıklı güven yerleşir, barış ortamı hasıl olur...

Son söz : Siz siz olun, başkalarına yaranma adına kendi dil, din ve kültürünüzden vazgeçmeyin ; fakat bu arada evrenselliği de ıskalamayın.

Yakup Yurt ©
Brüksel, 19 Mart 2012
yurtyakup@gmail.com


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

IRKÇILIK HASTALIKTIR
MODALAR VE NORMLAR...
‘ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HARİKA’...
14 Şubat ve Yalnızlık...
Dİ RUPO’NUN PAPYONU...
PORTAKAL SUYU...
BELÇİKA’DA YENİ YILA YENİ HÜKÛMET...
Ah şu önyargıların gözü kör olsun...
IRKÇILIĞI KAMÇILAYAN YORUMLAR...
TEKNOKRATLAR DÖNEMİ BAŞLIYOR...
«BELÇİKA MODELİ»
FRANÇOİS HOLLANDE KİMDİR ?
Bir Alman iktisatçı ile kloşarın* buluşmasından roman doğdu...
Ateşkes sona erdi
FİLLER TEPİNİRSE KARINCALAR EZİLİR...
Duvara toslamaya az kaldı...
NUETNIGENOUGH’TA VEDA YEMEĞİ...
DEMOGRAFİ, YANİ NÜFUSBİLİM...
FAKİRLİĞİN GÖZÜ KÖR OLSUN...
SÜMEYA KÖKTEN FENOMENİ...
MADEM KOYUNUN AK, HAYDİ KIZIM KINA YAK...
Geert Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH GÖZYAŞLARI...
KASITLI DÜZENSİZLİK
MR Yeni Başkanını Seçti...
Popüler Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA TÜRBÜLANSTA...
DEMİR GÖKGÖL
SÜRGÜN KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET BÜLBÜLÜ
BART DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS FRANÇAİS ?
ESİN ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ GÖÇMENLER...
Laeken komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19 MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN 23 NİSAN
2030’DA BRÜKSEL …
BATI SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ TERCÜMANDA…
YAZMA NEDENLERİM
GÖÇ, HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK HATASI MI?
YAŞAMINIZ NE KADAR İNSANİ 
MUTLULUĞUN FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN DERTLER
EVLİLİĞİN RENGİ
NOBEL Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN MİNARE İNŞAATI…
PARA SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM “HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN HOROZU
DOĞRU TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR SOHBETİ
Nefret dolu birliktelikler…
NAZARETH DAVASI
YAŞASIN DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN BÖYLESİ…
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ HERMAN…
BAYRAM, NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Avrupa’da Ramazanlaşmak
Avrupa’da Ramazan’ı yaşamak, oruçlu olmak Türkiye’dekine benzemez: Orada oruçlu olmayan “öteki”, burada ise oruçlu olan...
 Devam

Yakup Yurt

Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
Halkın gerçek gündemini oluşturan sorunlar çözüm bekleyedursun, pek inanılmasa da sihirbazın şapkadan bir tavşan çıkarması umuluyor. 
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Terör ve Etnik Kimlik
Ortada teknik olarak gizli bir şekilde örgütlenmiş olan ve kim tarafından yönetildiği belli olmayan bir şebeke var.  Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Açılım” Hukuku ve Sonuçları...
“Demokratik açılım” diye milleti uyutmaya çalıştıkları komediye artık Türk milleti “mizah konusu” yaptı.
Devam

Yakup Tufan

SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
Artık yalnız kınamak yetmez! Artık ciddi adım atılması lazımdır! İsrail’in bu saldırgan,  pervazsız ve çılgın tutumuna bir son vermek lazımdır! Devam

Ayten Kılıçarslan

Hilal Sezgin’in Mihriban’ı
Almanca’yı bir edebiyat dili olarak en iyi kullanan kalem üstadlarından Hilal Sezgin; hem Almanca hem de Türkçe’ye doğmuş bir yazar. Devam

Leman Kuzu

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek sistemler üretelim! 
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Orhan Aras

BAĞIMSIZLIK RUHU
Proğram bittiğinde hepimiz Azerbaycan doluyduk. Dili dilimizde, sevinci yüreklerimizde, hasreti dudaklarımızda ve geleceğinin aydınlığı da gözlerimizdeydi. Devam

Hidayet Kayaalp

“ÜSTÜNÜZÜ GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
Artık iş bir “kahraman”a kalmıştı ve mendilden tavşan değil “Gandi Kemal” çıkıverdi... Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat