A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yurtyakup@gmail.com







FAKİRLİĞİN GÖZÜ KÖR OLSUN...


DEMOGRAFİ, YANİ NÜFUSBİLİM...


Yunanca halk anlamına gelen demos kökünden gelen demografi bir birim insan kitlesinin doğumsallık, doğurganlık, ölüm, evlenme ve göç oranlarını dikkate alarak sözkonusu kitleyi nicel anlamda inceleyen bilimin adıdır.
Bu bilimi meslek edinmiş insanlara demograf, yani nüfusbilimci denilir.
Bu kişilerin görevi sosyo-ekonomik ve kültürel etkenleri dikkate alarak zaman ve mekan içinde bu fenomenlerdeki değişimleri irdelemek ve bilimsel öngörülerde bulunmaktır.
Demograflar bu fenomenleri açıklarken değişik yöntemler kullanırlar.
Öngörülerinin gerçeğe olabildiğince yakın olması için sosyoloji, ekonomi, coğrafya ve tarih bilimlerinden yararlanırlar.
O nedenledir ki demografi istatistiksel irdelemenin ötesindedir ve insanı en geniş anlamıyla kapsar.
Özellikle sanayi devriminden bu yana dünya nüfusu sürekli artmaktadır.
Bu artışın dünyadaki toplumlar ve milletlerin gidişatı üzerine önemli yansımaları olmuştur.
Hem tüketim toplumuna geçilmiş, hem göçler yaşanmış, hem de üretim veya paylaşım artan nüfusun ihtiyaçlarını belli bir eşikten itibaren karşılayamaz olmuştur.
Bazı ülkelerde (örneğin Çin) nüfus planlaması politikaları uygulanmak zorunda kalınmıştır.
Bazı ülkeler ise (örneğin Belçika), uyguladıkları sosyal politikalarla nüfus artışını desteklemişlerdir.
Bilindiği gibi, Belçika yüksek tahsile devam edenlerin aile yardımlarını 25 yaş sonuna kadar devam ettirmektedir.
Demografi son olarak piyasa incelemelerinde tüketici profillerinin belirlenmesi amacıyla da kullanılmaya başlanmıştır.

***

Kuruluşu döneminde yaklaşık 13 milyon olan Türkiye Cumhuriyeti nüfusu günümüzde 74 milyona ulaşmıştır.
Benim Belçika’ya geliş yılım olan 1967 de nüfusu 300.000 olan Bursa ilimizin nüfusu günümüzde 2,5-3 milyona ulaşmıştır.
Ankara, Adana, Mersin, İzmir, İstanbul gibi diğer kentlerimizin durumları aynıdır.
Nüfus sürekli artmış, siyasal ve sosyo-ekonomik koşullar değişmiş, can güvenliği ve/veya rızık mülâhazalarıyla insanlar iç göç ve dış göç süreçlerini yaşamışlardır.
Ve bu süreçlerin günümüzde göç veren ve göç alan bölgeler ve/veya ülke(ler) üzerinde çok boyutlu önemli yansımaları vardır.

***

Türkiye’den Batı Avrupa’ya göç edenler bu günlerde Avrupa’nın çeşitli kentlerinde Göçün 50.Yılı etkinliklerini düzenliyorlar.
Uyum konusunda büyük mesafeler alındı.
Buna rağmen bizleri uyum konusunda eleştiriyorlar ve yabancı düşmanlığından beslenen ırkçılık sürekli yükselişte...
Bulunduğumuz ülkenin vatandaşlığını aldık, ama oralılıktan sıyrılıp buralılaşamadık.
Seçme ve seçilme hakkına kavuştuk, ama karar mekanizmalarına katılmamıza izin verilmiyor.

***

Yukarıda sunduğum giriş bilgileri ışığında gebel anlamda Belçika’yı, özel anlamda Brüksel’i irdelemek istiyorum izninizle.
Belçikalı iki demografın yaptığı açıklamalar sansasyon yarattı.
Onlara göre, Flamanlar Başkent-Brüksel’de çok küçük bir azınlıkmış, sayıları 55.000 miş ve azalma sürecindeymiş.
Flamanların Brüksel’de azınlık olduğu zaten biliniyordu.
Demograflar ise AB’den ve başka ülkelerden gelen Frankofon çoğunluk karşısında Başkent-Brüksel Bölgesinde Flaman nüfus oranı % 5,3 ve bu rakam 2020 yılına kadar daha da azalacak diyorlar.

***

Yapılan inceleme her yıl 10.000 Brüksellinin periferi tabir edilen Brüksel’e bitişik ; coğrafi, siyasi, ekonomik ve dil yönlerden bağlı ve bağımlı bellediyelere, 12.000 Brükselli ise tek ailelik evlerin daha ucuz olduğu Valonya’ya yerleşiyor.

Bu şekilde gerçekleşen boşluğu Belçika standartlarının çok üstünde veya çok altında gelir düzeyine sahip yabancı uyruklular dolduruyor ve Brüksel tedrici olarak uluslararası bir metropol kent haline dönüşüyor.
Başkent-Brüksel Bölgesinde yıllık yabancı nüfus artışı yaklaşık 20.000.
Yabancı kökenli Belçikalılar bu hesaba dahil değil.
Bu durumda Brüksel’in çehresi her geçen gün biraz daha değişiyor.
«Her yıl 19 668 ilave ile Başkent yabancılarla doluyor. Bu nedenle her yıl 12 247 Belçikalı kentten ayrılıyor» diyor iki nüfus bilimcimiz.
İki bilimadamı bu araştırmalarında kısa adı INS olan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerini, vergi beyannamelerini, seçimlerdeki oy oranlarını, doğum kayıt örneklerini ve belediyelerde mevcut rakamları kullanmışlar.
Yirmi sayfalık bir rapor halinde sunulan sonuçlar şu anda devam etmekte olan toplumlararası (Flaman-Frankofon) siyasi müzakerelerde de etkili olacağa benziyor.
Sonuç olarak şunlar söylenebilir :
Kent zamanla Frankofonlaşıyor.
Yabancı ebeveynlerden doğan çocuklar çoğunlukla Frankofon oluyorlar.
Siyaset alanında göçmenler Frankofon partiler açısından çok önemli bir oy deposu oluşturuyorlar.
Tersine Flaman partileri güç kaybediyorlar.
O nedenle Flamanlar Brüksel’de sosyo-kültürel altyapı yatırımları (kreş, okul, sosyal uyum kursları) yaparak göçmenlerin bir bölümünü kendilerine çekmeye çalışıyorlar.

***

İki bilim adamının son sözleri çok anlamlı :
«Gerçek bir demokrasi hiçbir şeyden, özellikle de gerçeklerden, korkmamalı.»
Bu süreçte Türk kökenlilerin söz sahibi olması için sadece iki şey gerekli : Kaliteli eğitim veya geçerli meslek, üst düzey yabancı dil bilgisi...
Söylenenin veya düşünülenin aksine dilinden, dininden, kültüründen, köklerinden, kimliğinden vazgeçmek gerekmiyor...
Evrensel değerlere saygılı, nitelikli ve eğitimli olmak gerekiyor.

Yakup Yurt (c) – Brüksel, 18.06.2011


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

DEMOGRAFİ, YANİ NÜFUSBİLİM...
FAKİRLİĞİN GÖZÜ KÖR OLSUN...
SÜMEYA KÖKTEN FENOMENİ...
MADEM KOYUNUN AK, HAYDİ KIZIM KINA YAK...
Geert Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH GÖZYAŞLARI...
KASITLI DÜZENSİZLİK
MR Yeni Başkanını Seçti...
Popüler Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA TÜRBÜLANSTA...
DEMİR GÖKGÖL
SÜRGÜN KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET BÜLBÜLÜ
BART DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS FRANÇAİS ?
ESİN ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ GÖÇMENLER...
Laeken komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19 MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN 23 NİSAN
2030’DA BRÜKSEL …
BATI SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ TERCÜMANDA…
YAZMA NEDENLERİM
GÖÇ, HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK HATASI MI?
YAŞAMINIZ NE KADAR İNSANİ 
MUTLULUĞUN FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN DERTLER
EVLİLİĞİN RENGİ
NOBEL Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN MİNARE İNŞAATI…
PARA SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM “HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN HOROZU
DOĞRU TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR SOHBETİ
Nefret dolu birliktelikler…
NAZARETH DAVASI
YAŞASIN DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN BÖYLESİ…
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ HERMAN…
BAYRAM, NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Avrupa’da Ramazanlaşmak
Avrupa’da Ramazan’ı yaşamak, oruçlu olmak Türkiye’dekine benzemez: Orada oruçlu olmayan “öteki”, burada ise oruçlu olan...
 Devam

Yakup Yurt

Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
Halkın gerçek gündemini oluşturan sorunlar çözüm bekleyedursun, pek inanılmasa da sihirbazın şapkadan bir tavşan çıkarması umuluyor. 
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Terör ve Etnik Kimlik
Ortada teknik olarak gizli bir şekilde örgütlenmiş olan ve kim tarafından yönetildiği belli olmayan bir şebeke var.  Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Açılım” Hukuku ve Sonuçları...
“Demokratik açılım” diye milleti uyutmaya çalıştıkları komediye artık Türk milleti “mizah konusu” yaptı.
Devam

Yakup Tufan

SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
Artık yalnız kınamak yetmez! Artık ciddi adım atılması lazımdır! İsrail’in bu saldırgan,  pervazsız ve çılgın tutumuna bir son vermek lazımdır! Devam

Ayten Kılıçarslan

Hilal Sezgin’in Mihriban’ı
Almanca’yı bir edebiyat dili olarak en iyi kullanan kalem üstadlarından Hilal Sezgin; hem Almanca hem de Türkçe’ye doğmuş bir yazar. Devam

Leman Kuzu

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek sistemler üretelim! 
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Orhan Aras

BAĞIMSIZLIK RUHU
Proğram bittiğinde hepimiz Azerbaycan doluyduk. Dili dilimizde, sevinci yüreklerimizde, hasreti dudaklarımızda ve geleceğinin aydınlığı da gözlerimizdeydi. Devam

Hidayet Kayaalp

“ÜSTÜNÜZÜ GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
Artık iş bir “kahraman”a kalmıştı ve mendilden tavşan değil “Gandi Kemal” çıkıverdi... Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat