A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yurtyakup@gmail.com




Liberal MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?

Flahaut/Pieters yöntemi Perşembe günü Elio Di Rupo tarafından engellendi ! MR’de kenetlenme emareleri var : Onlar Didier Reynders’i hükümete sokmayı, Louis Michel’i de partinin başına geçirmeyi hayal ediyor.

Geçen hafta bazılarına siyasi yönden sakin geçmiş gibi gelebilir. Kral tarafından atanan arabulucular parti başkanlarını birer birer kabul edip havadan sudan konuştular sanmayın. Fırtına öncesi sessizliğe aldanmayın. Yanılırsınız...

Sosyalist André Flahaut ve Flaman milliyetçi Pieters’tan oluşan arabulucu ikilisi bir çalışma yöntemi belirlemişlerdi. Bu yöntem Salı gününden beri kabul ettikleri altı partiden kabul görmüştü... (Groen !, Ecolo, SP.A, CDH, CD&V et N-VA). Fakat, Perşembe günü öğleden sonra, kalan son ve yedinci parti PS’in başkanı Elio Di Rupo yöntemi reddetti... Şimdi herkes şaşkın !

Bu yöntem neyi öngörüyordu ? Bu liste birçok noktayı içeren iki ayrı bölümden oluşuyordu.
Bir sosyo-ekonomik bölüm, bir de komünoter talepler bölüm. Her parti bu bölümleri doldurarak, tercihlerini sıralayacaktı. Bu yöntemle yedi siyasi parti arasındaki uzlaşı ve ayrışmalar "nesnel" olarak belirlenecekti... Liste bu Cuma parti yönetimlerinin onayına sunulacak ve partilerin tutumları Pazartesi gününe kadar belirlenecekti...  Olmadı, çünkü PS bu yöntemi engelledi. Film koptu, makara yeniden sarılıyor. Bıçaklar çekildi, bekleniyor...

Geçen hafta önemli siyasi bir gelişme daha yaşandı :  MR de FDF aleyhine bir gelişme oldu ve parti Reynders-Michel ikilisi etrafında kenetlendi. Göstermelik mi değil mi, bunu zaman gösterecek. MR içinde mevcut rakip kliklerin ördükleri duvarlar yıkıldı ve dünün düşmanları yeniden konuşmaya ve ortak stratejiler geliştirmeye başladılar. Bu stratejileden birine göre, MR koalisyon hükümetine girdiği takdirde, Didier Reynders’i başbakan yardımcısı ve Louis Michel’i de parti başkanı koltuğuna oturtuyor. Spekülasyon mu diyorsunuz ? Olabilir.  Fakat liberaller ümitle kendilerinin de müzakerelere katılmasını sağlayacak olan bir destek bekliyorlar ! Kimden mi ? Bart De Wever isimli bir kişiden.

Bu durumda iki varsayım konuşuluyor.
7’li müzakerelerin yeniden başlaması. Bu varsayım PS, CDH ve Ecolo partileri tarafından destekleniyor. Son yedi haftayı müzakere ile geçiren Frankofonlar arasında, Bart De Wever’i masaya geri döndürecek bir anlaşma umudu hâlâ var. Örneğin Brüksel bölgesinin daha hızlı ve önemli bir finansman imkanına kavuşturulması federe bölgelere daha fazla yetki aktarılması yeterli bir sebep olabilir deniliyor !

FAKAT.
Bu senaryoda büyük bir "fakat" gizli. Zira Bart De Wever liberallerle yapacağı müzakerelerde ilerideki sorunları da karara bağlamak istiyor. Özellikle sosyo-ekonomik önlemler paketini ve 5 yılda 25 milyar avro tutarındaki tasarruf planını. Bart De Wever’in niyeti oy tabanını oluşturan orta sınıfları korumak. İşsizlik ödeneklerinin süresinin sınırlamak ve ödenen miktarları zaman içinde tedricen azaltmak. Orta sol ve merkez partilerine bunu kabul ettirmek oldukça zor. Bu senaryonun yürümesinin imkansızlığı anlaşılınca, 2 n° lu senaryoya geçilecekmiş.

Yeniden sıfırdan başlamak ama bu kez liberallerle. Bu durumda müzakerelere katılan parti saBu durumda müzakerelere katılan parti sayısı artacak. Bu durumda iki ayrı senaryodan söz ediliyor. Birincisinde bir bilgilendirme ikilisi atanıyor. Örneğin Flaman tarafında CD&V’den Kris Peeters ve SP.A’dan Johan Vande Lanotte ve Frankofon taraf için Louis Michel. Bu tabii ki hayali bir şey. Bazıları da bu görevin Bart De Wever’in kendisine verilmesinden yana.
Bu senaryo gerçekleşirse müzakere masasının etrafında Flaman taraf adına N-VA, CD&V ve  SP.A. otururken  Frankofon tarafını temsilen PS, MR ve CDH olacak.

Flamanya’da N-VA ve SP.A ilişkileri oldukça gergin ve ikisinin birlikte çalışması zor. Bitmez tükenmez kavgaların sebebi Anvers’te trafik sorununun çözümü. N-VA köprü opsiyonunu savunurken SP.A 500 milyon avro daha pahalı olan bir tünelden yana. CD&V’nin görüşü N-VA’nınkine yaklaşıyor. SP.A marjinal bir konuma itilebilir. Bu durumda Flaman Hükümeti düşebilir ve köprüden yana olan liberaller CD&V’nin gerçek patronu Kris Peeters yönetimindeki hükümette sosyalistlerin yerini alabilir. N-VA ile anlaşmazlık sonucu Flaman hükümetini terkeden SP.A’yı federal hükümette N-VA’nın yanında tutmak iyice zorlaşır.

FAKAT – zira mevcut durumda "fakatlar" hiç eksik olmayacak - PS federal hükümette güçlü bir sosyalist aileden yana.  Hem sosyalist programı savunabilmek, hem de Elio Di Rupo’nun başbakan olmasını sağlamak için. Çünkü geleneklere göre başbakan en büyük siaysi aileden çıkıyor. O halde ailenin tamamının iktidarda bulunması gerekiyor.

Frankofon tarafta, liberaller müzakerelere katıldığı takdirde önlerinde iki veya üç partili olmak üzere iki opsiyon olacak. PS ile MR’in meclisteki sandalye toplamı 44 yapıyor. PS, CDH ve Ecolo’dan oluşan üçlünün sandalye toplamı 43 e karşın. Fakat PS kurulacak kolaisyonda CDH ı yanında görmek isteyebilir. Hem ideolojik yakınlık açısından, hem de bölge hükümetlerin mevcut yapısını alt üst etmemek için. Zira, simetrik olma açısından  MR de hem Valon hem Brüksel hükümetlerine girmek isteyebilir. Didier Reynders Temmuz başında bu şartı Elio Di Rupo’ya koşmamıştı. Fakat bugün koşuyor. Ama CDH’lı Brüksel Bölgesi Çalışma ve İstihdam Bakanı Benoît Cerexhe MR’in katılımına karşı olduklarını açıkladı bile...

Cevap arayan soru şu : MR’in katıldığı müzakerelerin başarılı olması için ne sebep var ? Bilindiği gibi, geçen 28 Ağustos günü Bruneau Restoran’da yenilen yemekte, Didier Reynders ve Louis Michel bölgelere aktarılacak yetkilerde daha ileri gidebileceklerini zaten hissettirmişlerdi.  Sosyo-ekonomik alanda da, MR ve N-VA partileri arasında benzerlikler olduğunu saptadılar. Ya Brüksel ve BHV ? Ve periferi denilen Brüksel çevresindeki sorunlu belediyeler ? Liberaller daha fazla yetki aktarımını müteakip daha fazla sorumluluk duygusuyla hareket edildiği takdirde N-VA’nın sakinleşeceğinden emin görünüyor. Özellikle periferide bulunan 6 kolaylıklı belediyede demokratik seçim haklarının korunması açısından. Ya Brüksel’in genişlemesi ? Ne ? Genişleme mi ? Unut gitsin !

Uzun lafın kısası, MR’in yarışa dahil olma imkanı belirdi. Bu amaçka, bir yıldan bu yana çalkantılar içindeki parti kendine çeki düzen verdi ve daha güvenilir görünmek adına Didier Reynders etrafında kenetlenmiş görüntüsü vermeye çalışıyor. Perşembe sabahı RTBF’e konuşan Gérard Deprez dahi parti içi seçim sürecini başlatmadan önce, gelecek hükümetin kurulmasını beklemek lazım dedi. Birkaç haftadan beri, Louis Michel ve Didier Reynders çaktırmadan yakınlaştılar. Şu senaryoya göre, bu yakınlaşma yakın bir gelecekte MR’in iktidara her yerde ortak olmasına yol açabilir. Bir sonraki Federal Hükümette, Didier Reynders’in Başbakan yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, Louis Michel’in ise parti başkanı olacağı dillendiriliyor. Olur mu, olmaz mı ? Siyasette herşey olabilir.

Şimdi liberaller sabırsızlıkla Bart De Wever’den gelecek sinyali bekliyorlar. Ya bütün bu senaryolar başarısızlıkla sonuçlanırsa ? O takdirde, sonbaharda tekrar sandık başına, marş marş... Nasıl olsa Belçika seçimkolik demokratik bir ülke ve demokrasilerde çareler tükenmezmiş...

Yakup Yurt (c)
Umurbey-Gemlik, 12.09.2010
yurtyakup@gmail.com


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Liberal MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ GÖÇMENLER...
Laeken komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19 MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN 23 NİSAN
2030’DA BRÜKSEL …
BATI SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ TERCÜMANDA…
YAZMA NEDENLERİM
GÖÇ, HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK HATASI MI?
YAŞAMINIZ NE KADAR İNSANİ 
MUTLULUĞUN FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN DERTLER
EVLİLİĞİN RENGİ
NOBEL Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN MİNARE İNŞAATI…
PARA SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM “HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN HOROZU
DOĞRU TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR SOHBETİ
Nefret dolu birliktelikler…
NAZARETH DAVASI
YAŞASIN DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN BÖYLESİ…
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ HERMAN…
BAYRAM, NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama Matonge’nin Yıldızı
HEY OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET NE DEMEK ?
24 Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜN܅
27 Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE DOLU 58 YIL
GEMİDE KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968- 2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24 NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO MOLTO ADDOLORATİ”
En büyük terör ırkçılıktır
Doğum günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu mu, mayınlı tarla mı
Tarihte bugün...
Kaptan Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık umutsuzluktan besleniyor...
İnanc düşmanı özgürlük havarisi
Seyir devleti ve Sarkozy
Rehberlik nedir, ne değildir
Yoğurt tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke Şön Dazlak
Brüksel’de durum ne?
Medya diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli havada siyaset
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah Belçika, vah Belçika
Bayram geldi neyime!
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...

Gerçek tek, yorumlar farklı...
Kem küm, lam lum!
MERİNOS KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜD܅
Yılbaşı bahane, dostluk şahane
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Küresel Sessizlik
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Avrupa’da Ramazanlaşmak
Avrupa’da Ramazan’ı yaşamak, oruçlu olmak Türkiye’dekine benzemez: Orada oruçlu olmayan “öteki”, burada ise oruçlu olan...
 Devam

Yakup Yurt

Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
Halkın gerçek gündemini oluşturan sorunlar çözüm bekleyedursun, pek inanılmasa da sihirbazın şapkadan bir tavşan çıkarması umuluyor. 
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Terör ve Etnik Kimlik
Ortada teknik olarak gizli bir şekilde örgütlenmiş olan ve kim tarafından yönetildiği belli olmayan bir şebeke var.  Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Açılım” Hukuku ve Sonuçları...
“Demokratik açılım” diye milleti uyutmaya çalıştıkları komediye artık Türk milleti “mizah konusu” yaptı.
Devam

Yakup Tufan

SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
Artık yalnız kınamak yetmez! Artık ciddi adım atılması lazımdır! İsrail’in bu saldırgan,  pervazsız ve çılgın tutumuna bir son vermek lazımdır! Devam

Ayten Kılıçarslan

Hilal Sezgin’in Mihriban’ı
Almanca’yı bir edebiyat dili olarak en iyi kullanan kalem üstadlarından Hilal Sezgin; hem Almanca hem de Türkçe’ye doğmuş bir yazar. Devam

Leman Kuzu

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek sistemler üretelim! 
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Orhan Aras

BAĞIMSIZLIK RUHU
Proğram bittiğinde hepimiz Azerbaycan doluyduk. Dili dilimizde, sevinci yüreklerimizde, hasreti dudaklarımızda ve geleceğinin aydınlığı da gözlerimizdeydi. Devam

Hidayet Kayaalp

“ÜSTÜNÜZÜ GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
Artık iş bir “kahraman”a kalmıştı ve mendilden tavşan değil “Gandi Kemal” çıkıverdi... Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat