·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  GÖZCÜ

               Yakup Tufan

 

yakuptufan@hotmail.com



HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK


Şu içerisinde bulunduğumuz  günlerde Müslüman Türk Toplumu olarak, yine heyacanlı günler yaşıyoruz. Hicaz’a Hacca kardeşlerimizi uğurluyoruz. Camilerimizde, cemiyetlerimizde hacc heyacanı var. Avrupa ülkelerinde „Hac pilavı“ diye tarif ettiğimiz, veda proğramları, mevlit proğramları araklıksız sürüyor.
Heycanlanmakta haklıyız, zira müslümanlar olarak elçilerimizi hacca uğurluyoruz. Onlar Hac yolculuğuna hazırlanıyorlar, onlar Hak yolculuğuna çıkıyorlar. Onlar da bizler de heyacanlanmada haklıyız. Yolculuk Allah’ın Beytine. Yolcukuk Kabe-i Muaazama’ya ve yolculuk Rasullullah’a.Bu öyle bir yolculuk ki, sonunda  büyük bir mükafat var. Sonunda „Anadan yeni doğmuş gibi günahlardan arınma, suçlardan beraat“ var.

Yüce Allah Kuran-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: „ Bir zamanlar İbrahim’e Beytullah’ın yerini hazırlamış ve (ona şöyle demiştik): Bana hiçbir şeyi eş tutma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler,  ruku ve secdeye varanlar için evimi temiz tut.“ „İnsanlar arasında haccı ilan et ki,  gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde kendilerine ait birtakım yararları görmeleri, Allah’ın  kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah’ın ismini  anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Ka’be’ye) gelsinler.
Artık ondan hem kendiniz yiyin, hem de yoksula, fakire yidirin.” 
“Sonra kirlerini gidersinler: adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Evi(Ka’be’yi) tavaf etsinler.”
(Hac Suresi Ayet 26-29)
Böylece, Allah Kelam-ı Kadim’inde biz müslümanlara hem haccın mükafatını hem de haccın nasıl yapılacağına dair bilgi vermektedir. 

Her geçen gün, Avrupada yaşayan Müslüman Türk Toplumu, dinini yaşamak ve yaşatmak, dini ihtiyaçlarını karşılamak,  kültür değerlerini geliştirmek için büyük gayretler sarfetmektedir. Öyleya kendi değerlerini bilmeyen, başkalarının değerlerini nereden bilecek? Değerler bilinme ise, tanışma, kaynaşma nasıl olacak? Uyum içerisinde birlikte yaşamak nasıl gerçekleşecek? Bu anlamda, gün geçtikce camilerimiz, bütün aile fertlerinin buluştuğu bir mekan haline gelmektedir. Aslında bu bir zarurettir. Bununla birlikte, toplumuzun her türlü fenalıktan korunması, ihtiyaç duyulan her türlü hizmetin verilebilmesi için bizim daha büyük camilere, daha büyük külliyelere ihtiyacımızın olduğu da bir gerçektir. Bunu herkes görmeli, bugün bizim Avrupada daha büyük ve daha çok camiye ihtiyaç vardır. Camilerimiz hem dini bir mekan hem de sosyal birer merkezdirler. Ailece buluşma yerimizdirler!

Almanya’nın Mülheim şehrinde katıldığım ve bir konuşma yapma fırsatı bulduğum ATİB “Hacı Adayları Veda Proğramı” beni gelecek adına çok daha ümitlendirdi. Yediden yetmişe bütün aile ferleri oradaydılar. Kimi anne ve babasını, kimi  amca ve dayısını, kimileri de eş dost, kunu ve komşusunu uğurlamak ve onlarla helaleşmek için oradaydılar. Caminin altındaki salonda oturacak sandelye yoktu, hatta bir kısım insanlar dışarıda kalmıştılar. Okunan Kur’an-ı  Kerim, söylenen ilahiler ve yapılan dua ve sohbetler kadın erkek her insanımızı mutlu ediyordu. Bir ibadet hazzı duyuyorlardı.  Anne ve babalarıyla birlikte veda proğramına katılan küçük çocuklar dinledikleri şeylerin manalarını anlamasalar bile, orada bulunmaktan dolayı çok mutlu oldukları  gözlerinden belli oluyordu. Hac yolculuğuna, Hakka yolculuğa çıkacak Hacı adaylarımız ise oldukca heyacanlı idiler ve mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Nasıl heyacanlı olamasınlar ki, bizi temsilen aramızdan secilmiş ve hayırlı bir bir yolculuğun veda faslında bulunmaktaydılar.

Bir Hadisi Şerifte şöyle buyuruluyor: “Hacc ve Umre için Beytullah’a gidenler Müslümanların Allah’a gönderilmiş temsilcileridir. Dua ederlerse Kabul olunur, mağfiret dilerlerse bağışlanırlar“

K
ısacası Avrupada yaşayan Müslüman Türkler olarak bizim; dimiz, dilimiz, camimiz, cemiyetimiz can damarımız, orta direklerimizdir. Allah bizleri bunlardan mahrum bırakmasın. Allah kardeşlerimize Hac yolculuğunda, Hak yolculuğunda kolaylık versin. Mebrur (kabul olmuş) bir hac nasip etsin inşallah!

Dinslaken, 16.Kasım 2008
Yakup Tufan


Yazarın diğer yazıları:


HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın İmajı
Uyum nedir?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Yakup Tufan
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Mahmut Aşkar
Samimiyet lütfen!...
Muhsin Ceylan
Erbakan ve partisine psikolog değerlendirmesi
Şensel Aşkın
Eylül Akşamlarının -Yada Bir Kaybın- Ardından
Sebahattin Çelebi
O yağmurlar
Mustafa Can
Delilerle Arkadaşlık 1
Yılmaz Kuzucu
Herseye rağmen
Sizden Biri
Kan parası
Üzeyir Lokman Çaycı
Yorgun değiliz biz türküler varken...
Dr. Nebil Bozdoğan
Burun estetiğinde modern yaklaşım
Şefik Kantar
Almanya’da Türk Adası
Hidayet Kayaalp
Ne yoksuluyuz biz?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
Fikret Ekin
Bir Konuşmaya Notlar..
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Ali Kılıçarslan
Doðru yazalým, doðru konuþalým!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili