A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  GÖZCÜ

               Yakup Tufan

 

yakuptufan@hotmail.com




ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU

Beklenen oldu ve İçişleri Bakanı “DIK2- Deutsche Islam Konferenz” (2.Almanya İslam Konferansı) çalışmalarını başlattı. Geçen dönem, büyük koalisyon (CDU ve SPD) hükümetinin başlatmış olduğu DIK1, kendine çok engebeli bir yol seçmişti. 3 yıl boyunca; -az gitmiş uz gitmişti, dere tepe düz gitmişti,  bir arpa boyu yol gitmişti- denilebilir. Neden mi? Nedeni çok. Konferansa  katılanların mahareti, ele alınan konuların harareti ve yetkiyi elinde bulunduranların kehaneti, neticeye damga vurmuştur...

Şimdiki İçişleri Bakanı ise, DIK 2  çalışmalarına başlarken geçmişten  hiç ders almamışa benziyor. Esas mevzu Almanya’da yaşayan 5 milyon civarında  müslümanın meselelerinin en üst seviyede ele alınması, sağlıklı bir uyumun gerçekleşmesinde uygun bir zemin hazırlanması ve bu meyanda en önemli muhatap Müslüman Cemaatler olması gerekirken; yine hedef raydan çıkmış, gidişat kaygan bir alana ve yanlış bir zemine kaymıştır. Bu haliyle DIK2’nin başarılı olma şansı var mı? Perşembenin geleceği çarşambadan bellidir ve görünen köy  kılavuz istemez. Gaye üzüm yemek mi, yoksa bağcıyı döğmek mi?

Müslümanlar Cemaatler tarfından DIK2’nin resminin daha iyi okunması gerekir...

Almanya’da organiza olmuş cami cemiyetlerinin yüzde 80’nini bünyesinde toplayan Müslüman Üst Kuruluşlar (DİTİB- Diyanet Türk İslam Birliği, ZMD- Almanya Müslümanları Merkez Konseyi, IR- Almanya İslam Konseyi, VİKZ- İslam Kültür Merkezleri Birliği) yaklaşık üç yıl önce bir araya gelmiş, tek bir güç olabilmek makadıyla, “KRM- Koordinationsrat der Muslime”yi (Almaya Müslümanları Koordinasyon Konseyi) kurmuşlardı. Bu birlik müslümanları hem ferahlatmış ve hem de çok sevindirmişti. O günlerde KRM, bütün zorluklara, farklılıklara ve büyük sıkıntılara rağmen, DIK1çalışmalarında büyük gayret sarf etmişti. Fakat DIK1 arabasındaki yolcuların  muammalı, yolun kaygan, şoförün acemi ve yükün de ağır olması sebebiyle, tabiri caizse araba yambul yumbul yol almış ve bir türlü gerçek hedefine varamamıştır...

DIK 2’ye gelince; bu meyanda çalışmalar henüz daha başlamadan,  KRM tarafından Almanya İçişleri Bakanı’na bir mektup yazıldığını ve görüşme talebinde bulunulduğunu biliyoruz. Gayenin bakanı yeni görevinden dolayı tebrik etmek ve aynı zamanda  (muhtemelen ileride başlaması düşünülen) DIK2 ile ilgili endişe ve düşünceleri anlatmak olduğunu da biliyoruz.  Ne yazıktır ki, İçişleri Bakanı lütfedip  KRM’nin mektubuna iki satır yazıyla da olsa bir cevap vermemiştir. Fakat bu arada inceden inceye  DIK 2 hazırlık çalışmaları yütütülmüştür. Sessiz ve sedasız bir şekilde tabiri caizse kapalı kapılar arkasında katılımcılar ve ele alınması düşünülen öncelikli konular tesbit edilmiştir. KRM’ye üye olan Müslüman Üst Kuruluşlar- Cami Cemaatleri (IR hariç)  İçişleri Bakanlığı’ndan aldıkları bir davet sonrası,  DIK2 çalışmalarının başlayacağını öğrenebilmişlerdir. Korkulan olmuştu. Katılımcıların ve konuların  seçimi, KRM temsilcilerinin (büyük bir çoğunlunun) endişelerini haklı çıkarmıştır...

Bu oldu bitti karşısında defalarca olağanüstü toplantılar düzenleyerek bir araya gelen KRM, maalesef (bugüne kadar) tek ses ve tek güç olma kaabiliyetini gösterememiştir! Ne yazıktır ki KRM’yi meydana getiren Müslüman Cemaatler (DİTİB, ZMD, VIKZ, IR) bir çizgide birleşememişlerdir! ! KRM rüştünü ispat edememiştir! Maalesef KRM gücünün farkında olamamış ve elindeki kartı  zamanında oynayamamıştır!
Oynasa ne olurdu? Gayet açık; yanlış hesap Bağdat’tan dönerdi ve Müslüman Cemaatlerin çantada keklik olmadığı bir kez daha ortaya konurdu. Bununla birlikte ve bundan böyle KRM daha da çiddiye alınırdı. Gerek DIK 2  ve gerekse benzeri çalışmalarda onu kimse küçük görmeye yeltenmez ve onsuz  kimse bir adım atmaya cesaret edemezdi...

Aklı selim düşünenler bugünkü haliyle DIK 2, Almanya’da yaşayan ve sayıları yaklaşık 5 milyona ulaşan müslümanların hiç bir meselesini çözmeğe muktedir değildir, diyorlar. DIK2 çalışmaları için seçilmiş heyet isabetli değildir, bu kişlerin büyük çoğunluğunun Müslüman Cemaatleri temsil etmeği gibi, aralarında İslam’a karşı katı tavır içerisinde olanlar da  var, deniyor. Bununla birlikte Müslüman Üst Kuruluşların DIK2’nin ön planmasında ve ileride çalışmaların seyrini etkilemesinde, büyük bir rolü yoktur, endişesi taşınıyor.
Ayrıca seçilen öncelikli konuların içerisinde; -İslam düşmanlığı, ırkcılık,  ayrımcılık, başörtüsü, İslam dininin resmen tanınması, Müslüman Cemaatlerin dini cemaat olarak tanınması, müslümanların vatandaşlık hak ve hukuku, helal kesim, cami ve minare yapımı- gibi müslümanları yakından ilgilendieren mevzularların olmadığı biliniyor.
Bütün bunların  aksine DIK2, müslümanların bu ülkede uymunu daha da zorlaştıracak, onların Alman Anayasasında ön görülen dini haklarının uygulanmasını rafa kaldıracak, mahiyet taşımaktadır. Bununla birlikte DIK2 de İslam düşmanlığını ve ırcılığı daha da tırmandıracak mevzular bahis konusudur.
Daha doğrusu Almanya’da müslümanlara hala emniyet noktasından bakılmakta ve onlar potansiyel bir tehlike gibi gösterilmektedir. Bu tutum ve anlayış  NPD, Pro NRW gibi açık ve gizli ırkcı ve İslam düşmanı çevrelerin ekmeğine de yağ sürmektedir...

İslam Din Derleri ise Ferderal Hükümetin  değil, eyaletlerin yetki sahasındadır!

KRM’yi meydana getiren ve DIK2’ye davet edilmeyen IGMG-İslam Toplumu Milli Görüş’ün üyesi olduğu IR (Islamrat)- Almanya İslam Konseyi, biz dik duruşumuzun faturasını ödüyoruz diyor.
Bize göre de İçişleri  Bakanlığının ortaya koymuş olduğu gerekceler hem hukuki anlayışa uymuyor, hem demoktatik değil ve hem de diyalog anlayışına hizmet etmemektedir. ATİB- Avrupa Türk İslam Birliği’nin de üyei olduğu ZMD ise, DIK2’nin başarılı olamasında ve Müslüman Cemaatlerin muhatap alınmasında ısrarlı! Bu noktada endişe, görüş ve düşüncelerini İçişleri Bakanı ile görüşmeye kararlı! DIK2’de aktif rol alıp almayacağını da bu neticeye bağlamakta! Anlaşılan  sütten ağzı yanan ZMD, yoğurdu üfleyerek içmekte. Önce İçişleri Bakanı ile görüşelim ve anlaşalım, sonra DIK2’de birlikte aktif çalışalım diyor! Doğru ve mantıklı bir düşünce.
Diğer  aktörlere gelince; onlar  kervana katılmanın kerametine(!) inanmış gözükmekteler ve çoktan yola çıkmışlar bile...

Bu noktadan hareketle DIK2’yi derinden derine ele alarak analiz edince; manzara pek de içaçıcı  gözükmemektedir. Önümüzdeki resmi incelediğimiz zaman, ortaya düşündürücü bir manzara çıkmaktadır.  Kimler hangi rolde, kimler nelerin peşinde, pek belli değil. Bir çok konu tam bir muamma...  
Bir gerçek varsa o da birilerinin yele, birilerinin de sele kapıldığıdır!

Gün birlik ve dirlik olma günüdür! Gün KRM’nin rüştünü ispatlama günüdür! Gün hakkı ve hukuku gözetme günüdür! Gün diklenme değil amma dik durma günüdür! Gün korkma, ürkme, yılma ve yıkılma, eğilme ve bükülme günü değildir! Gün küçük hesaplar peşinde olma günü hiç değildir. Unutumasın ki, elbette Allah’ın da bir hesabı vardır!
Henüz her şey bitmiş değildir ve aklı selim bir daha düşünmek lazımdır...

Kimsenin müslümanları küçük düşürmeye, hakarete maruz bırakmaya, hak ve hukukunu çiğnemeye ve çiğnetmeye hakkı yoktur! Kimsenin DIK2’yi başarısızlığa mahkum etme hakkı da yoktur! Kimse uyumu zorlaştırmaya ve müslümanların huzurunu dah
a da  bozmaya yeltenmesin! Bu ülke müslümanların da ülkesidir!  Bu devlet müslümanların da devletidir ve onların hak ve hukukunu korumak ve kollamakla mükelleftir! Anayasa ve İnsan Hakları herkesi bağlar!  Aksisini düşünmenin kimseye bir faydası yoktur! Bunlar böyle biline...

Dinslaken, 26 Mart 2010

Yakup Tufan

 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLER
PARELEL TOPLUM VE DİN GERÇEĞİ
ALMANYA’DA FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ 
AVRUPA BİRLİĞİ  VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın İmajı
Uyum nedir?

 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Kendini İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
Kendi içinde bütünlük arz etmeyen, kendisini tamamlayamayan müslüman azınlığa verilmesi muhtemel haklar da ancak, sergilediği duruşla örtüşen biçimde olur.  Devam

Yakup Yurt

YAZMA NEDENLERİM…
Kısacası ben gördüklerini ve yaşadıklarını kendince yorumlayan ve yazan bağımsız ve özgürlükçü bir adamım. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Bürokratik Yargının Fanatikleri
Günümüzde Türkiye'nin yargı bürokrasisi arasında ortaya çıkan çatışmalar, birçok bakımdan kilisenin yaşadığı bu serüvene benzemektedir. Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Ali Kılıçarslan

Almanya’da İslam İlahiyatı
Almanya’da üniversitelerde Almanya’nın şartlarına göre ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gereklidir. Devam

Yakup Tufan

ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
Bu ülke müslümanların da ülkesidir!  Bu devlet müslümanların da devletidir ve onların hak ve hukukunu korumak ve kollamakla mükelleftir! Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Neden Cumhuriyet?
Cumhuriyet, kendi içinde birçok devrimi barındıran bir hayat biçimi, yaşama biçimi olarak anlaşılmalıdır. 
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat