·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  GÖZCÜ

               Yakup Tufan

 

yakuptufan@hotmail.com



ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ 

Yaklaşık üç yıldan beri bir ileri iki geri giden “Almanya İslam Konferansı”, Almanca tabirle “DIK-Deutsche Islam Konferenz”, nihayet bir teşekkürle sona erdi. Devlet ve hükümet yetkilileri, Berlin’de son kez yapılan  sonuç değerlendirme toplantısında,  katılımcılara son bir kez daha teşekkür ettiler ve böylece Almanya İslam Konferansı (AİK) sona ermiş oldu. Tamam mı devam mı, iş gelecek hükümete kaldı.

Üç yıl boyunca, çeşitli çalışma grupları adı altında yapılan çalımalardan arzu edilen sonuç alındı mı? Müslümanların meseleleri çözüme kavuşturuldu mu? En azından Müslüman Kuruluşlar Almanya’da Dini Cemaat olarak tanındı mı? Maalesef!

Peki ne oldu: Dialog oldu. Yerli, yabancı, herkez bir birini daha iyi tanımış oldu! Almanya’da müslümanların varlığı bir kez daha ortaya çıktı! Uzlaşma yerine tartışma kültürü(!) gelişmiş oldu! Daha neler neler!? Doğrusu  az iş değil! Bir de bu meyanda yapılan bir araştırmaya göre, Almanya’da Müslümanların nüfusunun  genel nüfusun 3% değil, 5% olduğu ortaya çıktı! Dahası var mı?

Esasen AİK çalışmalarından Almanya Müslümanları hayırlı netice çıkmasını bekliyorlardı: Haklı olarak, diğer dini cemaatlar (Hristiyanlar-Kiliseler, Jahudi Cemaatı vs.) gibi, Müslüman Cemaatların da devlet tarafından tanınacağı, düşücesi vardı. Eşit muamele görmek, eşit statüye kavuşmak arzu ediliyordu. Almanya’da İslam gerçeği, hukuki statüye kavuşturulsun isteniyordu. Müslümanların Almanya’da toplumun önemli bir parçası olduğu, resmen onaylanması düşünülüyordu. Devlet bizi tanısın, maraz bitsin deniliyordu. Fakat bunların hiç biri gerçekleşmedi. Çifte standart sona ermedi. Maalesef, “niyetten mi heyetten mi” adalet yerini bulmadı!

Bugün müslümanlar Almanya’da dini, kültür ve sosyal hayat gibi bir çok alanda önemli katkı sağlıyorlar. Bunu görmemezlikten gelmek veya inkar etmek mümkün değildir. Eşit muamele edilse, müslümanların önü kesilmese ve onlara imkan verilse, elbette bu katkılar daha da artacak, hem de çok artacak. Bundan her şeyden önce Almanya kazanacak, toplum kazanacak, din ve vicdan hürriyeti kazanacak. Bununla birlikte uyum: birlikte yaşamak, birlikte düşünmek, Almanya’yı birlikte inşa etmek ve birlikte şekillendirmek, daha da koyalaşacak. Neticede herkes kazanacak. Bundan daha  güzel ne olabilir ki!

Almanya’da yaşayan ve nüfusları 5 milyona yaklaşan müslümanlar daha nekadar övey evlat muamelesi görecek? Okullarda İslam Din Dersi ne zaman verilecek? Helal kesim ne zaman gerçekleşecek? Müslüman Kız öğrencilerin spor ve yüzme dersi konusu ne zaman aydınlığa kavuşacak? Müslümanların dini bayramları ne zaman tanınacak? İmam ve İslam Din Dersi Öğretmeni yetiştirilmesine  ne zaman başlanacak? Ne din ve vicdan hürriyeti ve nede İnsan Hakları ile uyuşmayan başörtüsü meselesi ne olacak?... Başka bir tabirle ve kısacası Almanya korku, vehim ve gölgelerden ne zaman kurtulacak? O meseleye bu meseleye çözüm yerine kılıf bulma zihniyeti, daha ne kadar sürecek? ...Allah bilir!

Öte yandan, bu meselelerin halli için Müslüman Cemaatlar, Üst Kuruluşlar, yetkili ve etkili kişi, kurum ve kuruluşlar üzerlerine düşen görevleri yerine hakkıyla getiriyorlar mı? Herkes mesuliyet ve ev ödevinin şuurunda mı? Niyet birliği yanında, hukuki birlik yolunda ne yapıldı? Almanya İslam Konferansı(DIK) çalışmalarında tek bir ses, tek bir yürek, tek bir  güç olma yolunda atılan adım olarak büyük yankı bulan  “Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi”(KRM- Koordinationsrat der Muslimen in Deutachland) hukuken hangi noktada şimdi? Bu durum
 Almanya İslam Konferansı çalışmalarını ve gelinen noktayı nasıl etkiledi? Hukuki birlik için, “El Birliği-İş Birliği- Güç Birliği” tamam mı?

Berlin’de hep birlikte, Almanya Müslümanları’nın hak ve hukukları yolunda, “dik durmak” mümkün oldu mu?

Kısacası, AİK toplantıları müslümanlara ne getirdi ne götürdü, bütün bunların cevaplarını birilerinin vermesi gerek!

Bizce Almanya’ın geleceği, müslümanların hak ve hukuku, Almanya Anayasası’da ön görüldüğü gibi, sağlam bir zemine oturtulmaktan geçer! Artık çifte standart son bulmalı. Sen ben değil, “biz” düşüncesi galip gelmeli. Açık ve gizli “ırkcılığa ve ayrımcılığa” karşı hep birlikte dik durulmalı.

Bununla birlikte Almanya Müslümanları „bir olmalı- iri olmalı -diri olmalı” ve sağlam durmalıdır. Bu herkesin menfaatınadır. Hiç bir zaman “birlikte rahmet ayrılıkta azap” olduğu unutulmamalıdır!

Elbette Almanya müslümanlara da aittir.Almanya çok kültürlü, çok dinli, çok dilli,çok milliyetli bir ülkedir. Elbette Almanya bir Göçmen Ülkesidir. Bu bir kazanç, bu bir zenginliktir. Korkuya endişeye ne hacet var. Elbette müslümanlar, diğer inanç grubuna mesup olan insanlar gibi, birinci sınıf vatandaş muamelesi görme taleplerinde, haklıdırlar.  

Almanya, ülkede yaşayan insanların, bu ülkenin dini, sosyal ve kültür hayatına katkıda bulunan herkesin, ülkesidir. Bu meyanda herkesin ülkesi olmak zorundadır!

 Demokrasiye bağlı ve insan haklarına saygılı olduğunu her vesileyle dile getiren Almanya, ülkedeki müslümanların meselelerini, “devlet, hükümet, mahalli idareler ve Müslüman Cemaatlar işbirliği ve güç birliği” anlayışıyla, dialog ve hüsnüzanla, mutlaka çözüme kavuşturmalı ve iş başka bir bahara kalmamalı!

Dinslaken, 26 Haziran 2009

Yazarın diğer yazıları:

ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ 
AVRUPA BİRLİĞİ  VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın İmajı
Uyum nedir?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Yakup Tufan
ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ 
Mahmut Aşkar
Samimiyet lütfen!...
Muhsin Ceylan
Erbakan ve partisine psikolog değerlendirmesi
Şensel Aşkın
Eylül Akşamlarının -Yada Bir Kaybın- Ardından
Sebahattin Çelebi
O yağmurlar
Mustafa Can
Delilerle Arkadaşlık 1
Yılmaz Kuzucu
Herseye rağmen
Sizden Biri
Kan parası
Üzeyir Lokman Çaycı
Yorgun değiliz biz türküler varken...
Dr. Nebil Bozdoğan
Burun estetiğinde modern yaklaşım
Şefik Kantar
Almanya’da Türk Adası
Hidayet Kayaalp
Ne yoksuluyuz biz?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
Fikret Ekin
Bir Konuşmaya Notlar..
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Ali Kılıçarslan
Doðru yazalým, doðru konuþalým!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili