A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  GÖZCÜ

               Yakup Tufan

 

yakuptufan@hotmail.com











UYUM YASASININ GETİR(ME)DİKLERİ

Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kuzey Ren  Vestfalya (KRV) bir ilke daha imza atarak, eyalet meclisinden yeni bir “Katılım ve Uyum Yasası”( Teilhabe- und Integrationsgesetz) geçirdi. Eyalet Meclisinde yapılan oylamada (08.02.2012) Sosyal Demokratlar (SPD), Hıristiyan Demokrat Partisi (CDU), Yeşiller (Grüne) ve Hür Demokrat Partisi (FDP) evet oyu verirken, Sol Parti (Die Linke) yine dışarıda kaldı ve çekimser oy kullandı. Kanun, Nordrhein Westfalen`de (NRW) yaşayan yabancı kökenliler için “daha fazla katılım, sosyal adalet ve fırsat eşitliği” ön görmekte. Yabancı kökenlilerin yönetim  ve kamu kurumlarda daha çok istihdam edilmesinin yolunu açmaktadır.

NRW Uyum Bakanı Guntram Schneider (SPD), çıkarılan kanunu bir “bir kilometre taşı” (Meilenstein) olarak görmekte. Mecliste yaptığı konuşmada Schneider, ayrımcılığın Almanya’da bir gerçek olduğunu dile getirdi ve bu kanunla göçmen kökenli insanlara: “Sizde bu ülkeye aitsiniz diyoruz” dedi. Öte yandan -kanunun çıkmasında alt komisyonda görev alan- KRV Yeşiller Milletvekili Arif Ünal: “Bu öncelikle,  tüm Almanya için örnek teşkil edecek bir yasa olması açısından ve tüm partilerin (Sol Parti/DIE LINKE hariç) desteğini alması bakımından çok önemli. Ayrıca, ilk defa yerel yönetimlere -bunu yapın- demek yerine, -buyurun 14 milyon euro, bu parayla iş yapın- deniyor. Umarım  federal düzeyde bir örnek teşkil eder. Çünkü bu alanda yapılan ilk yasa, öncü bir rol oynuyor” dedi.

Toplam 13 maddeyi içerisine alan “Katılım ve Uyum Yasası”nın ana maddesine göre, önümüzdeki üç yıl içerisinde, yerel yönetimler bünyesinde 54 yerde “Uyum Merkezleri” kurulacaktır. Bu merkezler şehir ve mahallelerde “gerilimsiz birlikte yaşama” (spannungsfreie Zusammenleben) destekleyecek ve “göçmen dernekleri” ile birlikte çalışacaktır. Bununla birlikte “Mahalli Uyum Merkezleri”(Komunalen Integrationszentrum) göçmen kökenli insanların eğitim düzeylerinin yükselmesinde ve iş sahibi olmalarıda destek olacktır. İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde bu konuda 14,1 milyon Euro bütçe ayrılmıştır. Ayrılan bütçenin büyük bir bölümü”Mahalli Uyum Merkezleri” (KIZ) kurulmasında harçanacaktır.

Bugüne kadar KRV’de yabancıların veya göçmen kökenli ailelerin çocuk ve gençlerini destekleme gayesiyle mahalli çalışma kurumları (Regionalen Arbeitsstellen zur Förderung von Kindern und Jugendlichen aus Zuwandererfamilien) faaliyet göstermekteydi. Yeni çıkan kanuna göre bu kurumlar (RAA) geliştirilecek, sayısı 54’e   çıkarılacak ve bundan böyle “Katılım ve Uyum Merkezleri”(Teilhabe- und Integrationszentrum) olarak yerel bazda çalışmalar yapacaktır. Esas itibariyle  genç göçmenlere eğitim alanında destek verecek bu kurumlar, aynı zamanda mahalli bazda yapılan tüm uyum çalışmalarının da muhatabı olaçaktır. Kanunda yer alan diğer önemli bir madde ise, “göçmen kuruluşlarının güçlendirilmesi” hususudur. Buna göre göçmen kuruluşları yerel bazda uyum merkezlerinin muhatabı olacaktır.

Almanya’da hemen hemen her alanda ırkçılığın; ayrımcılığın ve dışlamanın olduğu bir bilinen gerçektir. Bu noktadan hareketle KRV’de (Nordrhein Westfalen) çıkarılan “Katılım ve Uyum Yasası”(geç kalınan bir adım olmasına rağmen) isabetli bir adımdır. Fakat eksiktir ve eyalette yaşayan göçmen kökenli bütün  insanların, özellikle de Müslümanların mağduriyetini giderecek mahiyette değildir maalesef. İnancından dolayı mağdur edilen Müslümanların mağduriyetleri  yeterince göz önüne alınmamıştır. Başörtülerinden dolayı öğretmenlik mesleğini içra edemeyen Müslüman kadınların mağduriyetlerinin ortadan kalkacağına dair bir belirti yoktur. Malum, ayrımcılık ve dışlanmaktan en çok mağdur olan Müslümanlardır. Haklarını almaktan en fazla mahrum bırakılan Müslümanlardır, dolaysiyle nüfusu 3 milyonu bulan Türkler, yıllarca bu tür haksızlıktan  nasibini alan kesimdir. Bu ülkede en sadık vatandaşlar olmalarına rağmen.

Almanya’da yaşayan Müslümanlar, özellikle inançları gereği giyim ve kuşamından dolayı bu ülkede dışlanmakta ve mağdur edilmekteler. NRW’de “başörtülü Müslüman hanımlar” öğretmenlik mesleğini icra edememektedirler. Almanya’da doğmalarına, bu ülkede tahsil görmelerine, Almanya yüksek öğrenim kurumlarından mezun olmalarına rağmen, bir çok kadın öğretmenlik mesleğini icra etmekten mahrum edilmiştir. Bu yasa, bu ve benzeri kesimlerin mağduriyetlerinin giderilmesine bir açıklık veya bir öncelik getirmemekte. Öte yandan Müslüman genç kızların iş ve meslek edinme konusunda, inanç ve başörtüleri yüzünden mağdur olmaktadırlar. Onların da mağduriyetlerini giderecek de bir açıklık gözükmemekte. Bunların ötesinde, temizlik işlerinde çalışan Müslüman kadınlar dahi dini inanç, anlayış ve başörtülerinden dolayı sıkıntı çekmekteler. Kısacası bu ülkede yaşayan Müslümanlar, dini inanç ve hayat anlayışı yüzünden dışlanmakta ve yıllarca ikinci sınıf muamelesi görmekteler. Bu noktadan hareketle, KRV’de çıkarılan “Katılım ve Uyum Yasası”(KIZ) eyalette yaşayan Müslümanların mağduriyetlerini giderecek, onları rahatlatacak ve gerçekten de onların yönetime katılımını sağlayacak bir görünüm arz etmemektedir. İnanç ve vicdan hürriyetinin ötesinde insan haklarına mugayyir olan başörtü yasağı kalmadıkca, “eşitlik ve adalet” nasıl sağlanacaktır ve “katılım” nasıl olacaktır?...

İşin başka bir botu daha var. Almanya’da uyum konusu yıllardan beri bir ticari sektöre dönüşmüş durumundadır. Gerek AB, gerek Federal Hükümet ve gerekse eyaletlerin konuyla ilgili ayırdıkları bütçe, çoğu kez hedefine ulaşmadan başka kanallara akıp gitmektedir. Profesyonel olarak kurulmuş bir çok kurum ve kuruluşlar, vakıflar, dernekler ve benzeri teşekküller, çok zaman (işi kılıfına uydurarak)  aslan payını almaktalar. Esas mağdur olan göçmenler ve onların kudukları dernekler, kurum ve kuruluşlar ise bu imkandan mahrum kalmaktalar. Çünkü, göçmen teşkilat ve teşekülleri  çoğu kez prosedür, işleyiş, kaide ve kuralı bilmemektedirler. Bunların içerisinde de bu konuyla ilgili en geride olan Müslüman teşkilatlardır, Türk kuruluşlarıdır. Yani camiler ve cami cemiyetleridir...

Bu kanun uygulanması muhakkak göçmenlerin durumlarının düzelmesinde müsbet ilerleme sağlayacaktır. Gereken katılımın sağlanmasında ve doğru anlamda uyumun gerçekleşmesinde mutlaka fayda sağlayacaktır. Tabiki iş ehline verilir ve mağdur gerçek manada gözetilirse ve ayrılan kaynak yanlış kanallara kanalize edilmezse...

Katılım ve Uyum Yasası’nın uygulanması konusunda elbette Müslüman cemaat ve cemiyetlere de önemli görev düşmektedir. Toplumun önemli bir parçası olan Müslümanlar; cemiyet çalışmalarında, cami hizmetlerinde, yeni düzenlemeler yapmalılar ve profesyonelliğe önem vermeliler. Fahri hizmetler vazgeçilmezdir, fakat yer yerde yeterli değildir. Bazı çalışmalar profesyonellik ister. Sabah çalışan ve öğleden sonra cami ve cemiyet işlerine koşturan başkan, üyeler veya elamanlar ile her iş iş başarılmaz. Birtakım işleri proje bazında takip edecek, planlama ve proğramlamayı yürütecek profesyonel bir elemana ihtiyaç vardır. Resmi makamların, kurumların ve bu manada “Mahalli Uyum Merkezleri”nin (KIZ) muhatabı olacak bir eleman şart. Bugünkü haliyle burada da önemli bir sıkıntı vardır. Cami cemiyetleri, sosyal ve kültürel faaliyet yapan dernekler, uzman ve profesyonel bir elemanı istihdam edecek güce sahip değillerdir. Zira, ödenen üye aidatı ve yapılan bağışlar ile cemiyetler ayakta kalmakta ve zor şartlar altında hizmet yapmaktadırlar...

Şunu da açıkca söyleyeyim: Bir çok etsikliğine rağmen iyi niyetle çıkarılan “KATILIM VE UYUM YASASI”nın uygulmada başarılı olması büyük arzumuzdur. Fakat, en çok mağdur ve en fazla dışlanan kesim olanlar Türkler, bu kanunun getirdiği imkanlardan en fazla istifade edenler olmalıdır. Dini hizmetlerin yanında sosyal, kültürel ve eğitim alanında faaliyet yapan ve böylece uyuma gerçekten katkı yapma çabası içerisinde olan İslami cemiyetler, “Mahalli Uyum Merkezler”nin (KIZ) en önemli muhatapları olmalıdırlar. Cami cemiyetlerin bünyesinde en az bir eleman profesyonel olarak istihdam edilmeli ve bütün giderleri yasa çerçevesinde  karşılanmalıdır. Cami ve cemiyetlerin; sosyal, kültürel, eğitim ve uyum konusundaki faaliyetleri ve projeleri yine bu merkezler tarafından deteklenmeli ve finanse edilmelidir.

Bu noktadan hareketle,  Müslüman  kuruluşlara, Türk teşkilatlarına, cami ve cemiyetlerine de önemli görevler düşmektedir. Ellerini çabuk tutmaları lazımdır.  Mutlaka yasanın uygulanmasında aktif rol almalılar. Kurulacak „Mahalli Uyum Merkezleri”nin en önemli muhatabı olmalıdırlar. Yoksa ‘Atı alan Üsküdar’ı geçer...

Dinslaken, 10 Şubat 2012
Yakup Tufan  

 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

UYUM YASASININ GETİR(ME)DİKLERİ
FRANSA’NIN GARABETİ VE TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİ
NAHOŞ SÖZ “DÖNNER MORDE”
ALMANYA’DA YARIM YÜZYIL
ZAMAN KARDEŞLİK ZAMANIDIR
GÖÇÜN 50. YILINDA AVRUPA’DA RAMAZAN
IRKÇILIĞIN TEHDİDİ ALTINDAKİ AVRUPA
BRÜKSEL BULUŞMASI
YOL AYRIMINDAKİ TÜRKİYE
GÖÇ VE AVRUPA TÜRKLERİ
ALMAN EĞİTİM SİSTEMİ  VE TÜRK ÇOCUKLARININ MESELELERİ
ALMANYA’DA İSLAM GERÇEĞİ VE GÖRMEYEN GÖZLER
AVRUPA’DA AİLE YAPIMIZDAKİ DİNAMİKLER VE DİNAMİTLER
KENDİNİ ARAYAN TÜRKİYE
MANEVİ DÜNYAMIZDA ARALIK, AŞURE VE MUHARREM’İN YERİ
BANGLADEŞ’DEN SELAM VAR
PAKİSTAN’DAN SELAM VAR
AVRUPA’DA RAMAZAN  BAYRAMI
SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
NRW SEÇİMLERİ VE TÜRKLER’İN ÖNEMİ
ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLER
PARELEL TOPLUM VE DİN GERÇEĞİ
ALMANYA’DA FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ 
AVRUPA BİRLİĞİ  VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın İmajı
Uyum nedir?

 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Kendini İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
Kendi içinde bütünlük arz etmeyen, kendisini tamamlayamayan müslüman azınlığa verilmesi muhtemel haklar da ancak, sergilediği duruşla örtüşen biçimde olur.  Devam

Yakup Yurt

YAZMA NEDENLERİM…
Kısacası ben gördüklerini ve yaşadıklarını kendince yorumlayan ve yazan bağımsız ve özgürlükçü bir adamım. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Bürokratik Yargının Fanatikleri
Günümüzde Türkiye'nin yargı bürokrasisi arasında ortaya çıkan çatışmalar, birçok bakımdan kilisenin yaşadığı bu serüvene benzemektedir. Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Ali Kılıçarslan

Almanya’da İslam İlahiyatı
Almanya’da üniversitelerde Almanya’nın şartlarına göre ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gereklidir. Devam

Yakup Tufan

ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
Bu ülke müslümanların da ülkesidir!  Bu devlet müslümanların da devletidir ve onların hak ve hukukunu korumak ve kollamakla mükelleftir! Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Neden Cumhuriyet?
Cumhuriyet, kendi içinde birçok devrimi barındıran bir hayat biçimi, yaşama biçimi olarak anlaşılmalıdır. 
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat