A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  GÖZCÜ

               Yakup Tufan

 

yakuptufan@hotmail.com






KENDİNİ ARAYAN TÜRKİYE

"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız...!"(Hadisi Şerif)

Dün geşmişi inkar, ona karşı isyankar ve onunla kavgalı bir Türkiye vardı. O, adeta “Çankaya”da sıkışıp kalmış, “manga ve mandacı”bir zihniyete mahkum olmuştu. Şimdi öz değerleriyle  barışma ve buluşma yollarını arayan  bir Türkiye var. Dün kendi öz yatağını terk eden  ve yıllarca yabana, boş bir mezraya akan bir Türkiye vardı. Şimdi asıl mecrasına geri dönmek ve ummana doğru  yol almak için çırpınan bir Türkiye var.

Türkistan çoğrafyasından Anadolu’ya gelen mümtaz  ecdadımız; “ilim, irfan, sevgi ve hoşgörü” düsturuyla gönülleri fethetmiş; yetmiş iki kavme “tek mizan” tutumuştur. Koskoca bir coğrafyada, kendi mecrağında;“din, dil ve gönül birliği” idhas etmiş ve asırlarca  bir arada yaşamasını bilmiştir.
Karamanoğlu Mehmet Bey:“Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil  kullanılmayacaktır” buyurmuş ve millete yol göstermiş, yön göstermiştir.

Ne zaman ki ulvi değerler “elden, dilden, gönülden” gitmiştir;  toplum arasında (dışarıdan ve içeriden) nifak tohumları ekilmeye başlamıştır. Sonuç ise çok hazin: Aziz vatan, Maveraünnehir’den Tuna’ya,  İdil’den Nil’e, koskocaman bir çoğrafya, param parça olmuştur. Mehmet Akif ne kadar doğru söylemiş: „Girmeden bir millete tefrika, düşman giremez!”...

Namüsait şartlar altında canlarını dişlerine takan atalarımız, millet ve memleketin tarih sahnesinden silinmesini önlemişler. Onlar canla başla çalışarak bir istiklal mücadelesi vermişler. Çetin bir istiklal mücadelesi sonucunda kurtarılan vatan toprakları,  yeni nesillere payidar bırakılmışdır.
Bir kez daha Mehmet Akif’in:“Toplu attıkca sineler, onu top sindiremez.!” Veciz sözüne kulak verelim...

Gelişen ve değişen Türkiye’de herkes bir şeyler söylemek istiyor. Buyrun, herkes konuşsun: Ortak akıl üretilsin, ortak fikir üretilsin. Fakat, düstur: „Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım/ Sevelim sevilelim... „olsun, Yunus’a kulak verilsin.

Kendini arıyan, geleceği tarayan Türkiye’de herkesin bir hedefi var:  Ne yazık ki, kimi toplum arasında nifak tohumları ekme gayretinde. Kimi bin yıllık hukuku, kardeş olmuş  bir milleti, ayırma ve ayrıştırma  çabasında.
Bir kısım zatlar ve zevatlar ise, „ayrı dil, ayrı bölge, ayrı güç ve arkası gözükmeyen karanlık talep ve dayatmalarlar” peşinde.  Onlar “sel önünden kütük kapmak” telaşında.

Ufku geniş, aklıselim, barış ve kardeşlikten yana olanlar; şimdi siz cevap verin:
Bu çıkışlar, birlik ve bereberliğe koşan Türkiye’nin önüne “kütük atmak” değil de nedir?

Bu  tavırlar, değişme ve demokratikleşme çabası içerisinde olan Türkiye’yi “sabote etmek” değil de nedir?
Bu başkaldırış endamı, Türkiye’yi “istikrarsızlığa ve huzursuzluğa sürüklemek” niyeti değil de nedir?
Bu tutum ve davranış; kendini arayan, kendi değerleri üzerinde yükselmeye çalışan, dünyada barış ve istikrara katkı sağlamaya uğraşan Türkiye’nin “sözünü kesmeye matuf” bir hareket değil de nedir?
Daha açık bir ifadeyle: Türkiye’de  “kardeşi kardeşe düşman etmek, bununla birlikte millet, devlet ve ülkeyi bölünmeye götürmek” değil de nedir?...

Gün bugün; aklı başında olanlar, eli kalem tutanlar, ağzı laf yapanlar, etkili ve yetkililer, sizler, daha çok konuşun: Barış ve kardeşlik, huzur ve istikrar yolunda fikir üretin, yol gösterin, yön gösterin. Ayrılığı ayrıştırmayı değil, birliği birleştirmeyi konuşun. Sizler, İsmail Gaspralı Bey’e kulak verin: “Dilde, fikirde işte birlik!” yapın...

Bugün küreselleşen dünya konjoktöründe, dünden daha çok aklıselim düşünüp, aklıselim konuşmak, plan yapmak ve iş yapmak lazım. O zaman:
Batman ile Balıkesir’in ayrıştırılmasını yerine, Bursa ile Batum, Bakü, Basra ve Buhara’nın birleştirilmesini konuşmak lazım.
Aydın ile Ağrı’nın ayrıştırılmasını yerine, Ankara ile Aşkabat, Astana, Algier ve Asmara’nın birleştirilmesini konuşmak lazım.
Siirt ile Sivas’ın  ayrıştırılmasını yerine, Hatay ile Halep, Hocali, Hotan ve  Hartum’un birleştirilmesini konuşmak lazım.
Kars ile Kayseri’nin ayrıştırılması yerine, Konya ile Kırçali, Kahire, Kerkük, Kabil ve Kaşgar’ın birleştirilmesini konuşmak lazım.
Kısacası „Adriyatikten Çin settine” diye tabir edilen gönül coğrafyası ve ötesinde: Kardeşlik, barış ve istikrarı temin ve tesisi yolunda çalışmak, işbirliği ve güçbirliğini konuşmak ve tartışmak lazım...

Asrımızda süratle küreselleşen bir dünyada, kendi gönül bahçemizde; dilde, fikirde, kültürde, sanatta, medeniyette ve edebiyatta işbirliğini ve güç birliğini konuşmak ve tartışmak lazım. Geçmişten ders almak geleceğe  kafa yormak, fikir üretmek lazım.

Hülasa, ayrılıkları gayrılıkları sıfırlamak, kardeşlik ve dostlukları güçlendirmek lazım...

Her şeyi konuşur ve tartışırken: “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır(Hucurat 13) İlahi emri asla unutmamak ve unu düstur edinmek lazım.

            Her yerde, her zaman ve her vesileyle; ayrılığın gayrılığın, ayrıştırmanın ötekileştirmenin önüne geçmek, kakpleri kinden nefretten arınmak ve gönülleri  birleştirmenin bütünleştirmenin yollarını aramak lazım...

Velhasıl Hacı Bektaşı Veli’ye kulak vermek lazım:”Eline, beline, diline sahip ol!”’

Dinslaken, 26 Aralık 2010
Yakup Tufan


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

KENDİNİ ARAYAN TÜRKİYE
MANEVİ DÜNYAMIZDA ARALIK, AŞURE VE MUHARREM’İN YERİ
BANGLADEŞ’DEN SELAM VAR
PAKİSTAN’DAN SELAM VAR
AVRUPA’DA RAMAZAN  BAYRAMI
SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
NRW SEÇİMLERİ VE TÜRKLER’İN ÖNEMİ
ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLER
PARELEL TOPLUM VE DİN GERÇEĞİ
ALMANYA’DA FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ 
AVRUPA BİRLİĞİ  VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın İmajı
Uyum nedir?

 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Kendini İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
Kendi içinde bütünlük arz etmeyen, kendisini tamamlayamayan müslüman azınlığa verilmesi muhtemel haklar da ancak, sergilediği duruşla örtüşen biçimde olur.  Devam

Yakup Yurt

YAZMA NEDENLERİM…
Kısacası ben gördüklerini ve yaşadıklarını kendince yorumlayan ve yazan bağımsız ve özgürlükçü bir adamım. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Bürokratik Yargının Fanatikleri
Günümüzde Türkiye'nin yargı bürokrasisi arasında ortaya çıkan çatışmalar, birçok bakımdan kilisenin yaşadığı bu serüvene benzemektedir. Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Ali Kılıçarslan

Almanya’da İslam İlahiyatı
Almanya’da üniversitelerde Almanya’nın şartlarına göre ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gereklidir. Devam

Yakup Tufan

ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
Bu ülke müslümanların da ülkesidir!  Bu devlet müslümanların da devletidir ve onların hak ve hukukunu korumak ve kollamakla mükelleftir! Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Neden Cumhuriyet?
Cumhuriyet, kendi içinde birçok devrimi barındıran bir hayat biçimi, yaşama biçimi olarak anlaşılmalıdır. 
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat