·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BİR DUYGU

         Üzeyir Lokman ÇAYCI

 

uzeyir.cayci@wanadoo.fr



Yağmurdan faydalanma yerine zararlarına seyirci kalınıyor

° Beykoz'da 1000 , Sarıyer'de 800 evi su bastı... Derelerin kaynaklarından itibaren geniş bir alanda iki veya üç kanallara ayrılarak akışları sağlansaydı bahsedilen tahribat yaşanmayacaktı. Mevcut derelerin yerlerine daha derinlere alınarak büyük çaplı kanalizasyon boruları yerleştirilmeliydi!

° Trafik sorunları da yağmur yağışlarıyla ortaya çıkan manzaralar gibi çarpık şehirleşme sonucu önemli ekonomik kayıplara sebep olmaktadır.

° Oy hesaplarıyla kaçak yerleşimlere tolerans gösterilmesinin göstergesi karşımıza acı sonuçlar olarak çıkmaktadır. İstanbul Büyük Belediye Başkanı : "Gerekli tedbirleri aldık..." derken ne yazık ki hiç bir tedbirin alınmadığını da gördük! Bu tür dayanaksız demeçlere geçmişte olduğu gibi, gelecekte de devam edileceğini biliyoruz. İstanbul Büyük Belediye Başkanı'nın tek yapacağı iş istifa ederek görevini ehline bırakmasıdır.
Son yıllarda duyduğumuz olaylar bu anlayıştaki görevlilerin hizmet dışında başka işlerle uğraştıklarının bir işareti midir?

NE YAZIK Kİ TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA DA YAPILMIYOR!

1980'li yıllarda Almanya'da ben bizzat inşaatlarda çalışarak yağmura karşı oralarda alınan önlemleri görmüştüm.
Mesleğim itibarıyla o zamanlar endüstrileşmenin ülkemizdeki seviyesini ve politik oyunların, partizanlıkların ve bunlara bağlı olarak hizmet anlayışlarının tahribatlarını sezmiştim.

Büyük çaplı delikli kanalizasyon borularının üzerine alttan itibaren dökülen cebeci mıcırı ve çakıl taşı dediğimiz yukarıya doğru gittikçe küçülen katmanlar halinde en üste parke taşlarının döşendiğini ve parka taşları aralarına da kumların sıkıştırılarak konulduğunu görmüştüm. Sicim gibi yağan yağmurların yukarıdan aşağıya doğru en ufacık bir su birikintisi olmadan nasıl delikli kanalizasyon borularına ulaşarak süzülüp gittiğini farketmiştim.
Hatta ta o zamanlar bir çok defa sel felaketleri yaşanan büyük şehirlerimizin bizat belediye başkanlarının adlarına bu konuda şemalarla görüşlerimi aktarmıştım. Bırakın teşekkür etmeyi en ufak cevap dahi alamamıştım.
İstanbul Belediye Başkanı televizyonlar aracılığıyla yaptığı son açıklamalarıyla yağmur beklendiğini ve gerekli önlemlerin alındığını duyurdu.
Ama ne yazık ki alınan bu günlük önlemlerle ilgili geniş ve ferahlatıcı bir açıklama yapamadı.
Yani bu açıklamalar bugüne kadar duymaya alıştığımız politik demeçlerden farklı değildi. Felaket öncesi bu tür nutuklar, felaket sonrası da hiç bir sorumlulukları yokmuş gibi boy göstermeler yadırgamadığımız biçimdeydi...

İMAR FELAKETLERİNİ MEVCUT BELEDİYE BAŞKANLARI ÖNLEYEMİYORLAR

Yağmur sonrası oluşacak can ve mal kayıplarıyla ilgili bugüne kadar ciddi hiç bir önlem alındığını gördük mü?... Görmedik! En iyisi siz yine "Seninle bu millet gurur duyuyor!" diye meydanlarda size bu acı anları yaşatanları kamçılayıcı taltiflere devam edin... Oylarınızla destekleyin ki evlerinizi tekrar su gölleri haline getirsinler, yollarda belinize kadar sular içerisinde yürüyerek can havliyle çırpınma anlarını size tekrar tekrar yaşatsınlar...
Lütfen bu fırsatı onlara verin...

Daha önce Edirne bölgesinde oluşan sel felaketleriyle ilgili yazdığım "Şehirleşme" konulu yazıma gönderilen yoğun mesajlarda vatandaşlarımıza hizmete talip olan Belediye Başkanlarından Başbakanlara kadar bugüne kadar parlak demeçlerin haricinde bu yönde ciddi bir çalışma yapıldığını görmediklerine dair ifadelerin yer alması oldukça düşündürücüydü!

FACİADA 39 ÖLÜ

İki günde çeşitli illerdeki kayıp sayısı 39'a yükseldi.

Batman'da selden doğan zarar 14 milyon YTL... 11 kişi de öldü.

Sağanak yağışlar nedeniyle Diyarbakır'ın Hani ilçesinde 22 evi, Silvan'da da 250 ev ve iş yerini su bastığı belirtildi.

Mardin'in Midyat İlçesi'ne bağlı Şenköy ile Çavuşlu beldeleri, dün saat 19.00 sıralarında başlayan ve sabaha kadar yağan yağmur nedeniyle su altında kaldı. İki beldede 250'den fazla evi su bastı. 100'den fazla hayvan telef oldu.

Bitlis'te 5 günden bu yana devam eden yağışlar özellikle, Mutki ve Adilcevaz ilçelerinde sel baskını ve heyelana yol açtı. Mutki-Meydan karayolu ile 26 köy ve mezraların yolu heyelan yüzünden ulaşıma kapanırken, köylerde yaşayan yaklaşık 200 kişi mahsur kaldı.

Van'ın Başkale ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir ahırın çökmesi sonucu 500 küçükbaş hayvanın telef olduğu bildirildi. Başkale Kaymakamı Ali Aslantaş, ilçenin Işıklı köyünde etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir ahırın çökmesi sonucu 500 küçükbaş hayvanın telef olduğunu söyledi.

Urfa'da sel nedeniyle 140 evin yıkıldığı söylendi.

KISA DÖNEMDE ALINAN ÖNLEMLER

Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan'ın, 6800 nüfuslu Harran İlçesi'nin boşaltılmasını istediği belirtildi.
Daha önceden geleceğe dönük çalışmalar yapılsaydı, bu sıkıntılar yaşanır mıydı?

Kısa dönemler içinde alınan önlemler, ambulanslar hazırlamak, çadırlarla destek olmak ve ölenlerin sayılarını tespit etmek ve onların cenazelerinin taşınması için mï?
İş gücü kaybını ve ekonomik çöküntüyü önleyecek geniş çaplı önlemlerden can kayıplarını ortadan kaldıracak projelerden ne yazık ki hiç bahsetmiyorlar!

Belediye Başkanlarının doğuda bölge halkına ekonomik yardım amaçlı koyun dağıtımı yaptıklarını açıklamalarından önce doğal afetlerden bu koyunların nasıl korunacakları yönünde en ufak bir araştırma yaptıklarını duymadım.

Boş verin koyunları düşünmeyi ilk açıklamalara göre sel felaketleriyle Diyarbakır'da ölen 17 kişinin veya Şırnak'ta ölen 3 kişinin ölümleri gibi ölümlere rağmen Belediye Başkanlarının veya yetkililerin insan hayatının korunması yönünde gerek alt yapı çalışmaları, gerekse yol güvenliği açısından önceden ne gibi önlemler aldıklarını biliyor muyuz?

BATI ÜLKELERDEKİ ÖNLEMLER HİÇ FARKEDİLMİYOR!

Avrupa ülkelerine politik amaçlı gidenler Paris'te veya Roma'da aşırı yağmur yağışlarına karşı ne gibi önlemler alındığını hiç inceleme fırsatı buldular mı?
Yıllardır yaşadığım Paris'te ben hiç sel felaketilerine rastlamadım. Oluk gibi yağan yağmurlara rağmen yağmur sularının süzülüp gittiğini ve en ufacık bir su birikintine şahit olmadım.
Seine Nehri'ne "Paris'in bağırsakları" denmesinde gizli her şey... Bir çok kanaldan oluşan Sein Nehri'nden elektrik üretiminden tutun da taşımacılığa kadar bir çok alanda faydalanıldığını görüyoruz.

DAHA ÖNCEKİ FELAKETLERDEN HİÇ DERS ALINMIYOR!

Türkiye'yi tehdit eden doğal afetler arasında sel, depremlerin ardından 2. sırada yer alıyor. 1955 ve 2002 yılları arasında 1.308 sel felaketlerinin meydana geldiğini biliyoruz. Bu olaylarda, 1.235 kişi yaşamını yitirdi. 61 bin konut yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi.
Uluslararası Afet Veri Tabanı EM-DAT verilerine göre, 1903 ile 2006'nın Haziran ayı arasında Türkiye'de 32 büyük sel felaketi meydana geldi. Bu olaylarda 1.272 kişi yaşamını yitirdi, 99 bin kişi evsiz kaldı. Söz konusu sellerin toplam maliyeti de yaklaşık 2,2 milyar dolar oldu.

Ne yazık ki günümüzde hiç birimiz geriye bakarak bunlardan ders almayı düşünmedik!

Bütün sorunlar politik hesaplarla ve geleceğe dönük olmayan, gelişigüzel ve plansız şehirleşmelerden kaynaklandı... Yöneticilik ve şehircilik tecrübeleri olmayan insanlar tarafından yönetilip yönlendirildik.
Son yıllarda gördüğümüz felaket seviyesindeki mimari ve politik yapılanmalar ise bu yöndeki tehditleri ifade etmeye yetti!

Bu gün hâlâ yerleşim bölgeleri yol seviyelerinin altlarında tesis ediliyor. Çukurlarda inşa edilen yapılanmalar, kanalizasyon yapılanmalarının düzensizliği veya elverişsizliği de tehlikelere ve felaketlere sebep olabiliyor. Tamir, inşaat veya kurgular esnasında dahi güvenlik önlemlerinin ve işaret levhalarının yetersizliği veya bulunmayışı ağır kazalara ve can kayıplarına sebep olabiliyor.

YAĞMURLARDAN FAYDALANMA YERİNE ZARARLARINA SEYİRCİ KALINIYOR!

Yağan yağmurların bazı alanlarda adeta hunileştirılme yöntemleriyle bir araya toplanarak değerlendirilmeleri hiç ak
ıllardan geçirilmiyor.
Şehri bir ağ gibi kuşatacak kanallar ve barajlar oluşturularak balıkçılık, elektrik üretimi ve ulaşım da geliştirilmelidir.
Yerleşim bölgeleri de ağaçlandırılmak suretiyle bu kanallardan yükseklerde tutulmak suretiyle tesis edilmelidir.

İnsan sevgisi taşımayanlar göz dolduran ciddi hizmetler yerine İslamî görüntü altında İslam'a uygun olmayan yöntem ve tavırlarla ülke topraklarını pazarlayarak ve Ali Dibo oyunlarıyla zaman kaybediyorlar...
İlgisizlik ve umursamazlıklar içinde olanlar sadece insanlarımızı ve hayvanlarımızı etkilemiyorlar, bir milletin geleceği ve tarihiyle de oynuyorlar!

02.11.2006

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Yağmurdan faydalanma yerine zararlarına seyirci kalınıyor
Şehirleşme
Yolcular
Biber yiyen acısına da katlanır
Vah be sizi de satın aldılar!
Sana " Bir Gecede Kal" Demem
İhanet Kapıları
Siyah Çelişkiler
Demokrasi Çarkı
Hayata Bakış
Dilde Bozulmalar ve Kültür Yozlaşması
Gölgeler Utanmazlar
Nasırlı Eller
Hamamlar
Referandum ve halkın ortaya çıkan tepkisi
HANGA HUNGA
Dar Kapı
Suçlar vadisi
Sözlerimden duman çıkıyor
Sen ne biçim insansın?
Yorgun değiliz biz türküler varken...
Gurbet ve Tutkular
İçinizdeki şehir
Küçüktüm küçücüktüm
Yan Kesit
Çağın üzerindeki karanlıklar 
Arayış
Hazır mısınız çocuklar?
Varoluş üçgeni
Öğretmenim
Acılar karla kaplanırken
Savaş Dansları
Karanlığa savaşla yazılanlar
Gurbet Çiçekleri
Çöpçü kardeş
Kapar kapılarını dostlarına
Ne zaman başımı kaldırsam
İnsanları tanımak istiyorum
Üzerimize ağları ördüler
Yargılanışım

SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Üzeyir Lokman Çaycı
Yağmurdan faydalanma yerine zararlarına seyirci kalınıyor
Yakup Yurt
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Mahmut Aşkar
Avrupalılaşan İslâm (?)
Nuran Yelkenci
Yaşama Sevinci
Hayrettin Çakmak
İmralı’daki Serçe
Yılmaz Kuzucu
Hoşgörü diyarından
Muhsin Ceylan
Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
Ali Kılıçarslan
Made in Germany
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Güzel İstanbulumuz şantiye alanı mı olacak?
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Hidayet Kayaalp
Kasıntı Kütürü
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Avrupa Birliği "Faşizmi"
Haldun Çancı
‘Etnik-merkezciliğe’ Karşı ‘Kültürel Görecelilik’
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Veli Kalli
Gurbette Vatan Sevgisi
Mustafa Can
Akıl...Gönül...Şüphe...
Sonra Hayatın Akışı...
Orhan Aras
Balık Adam
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Sizden Biri
Gurbet
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç