·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BİR DUYGU

         Üzeyir Lokman ÇAYCI

 

uzeyir.cayci@wanadoo.fr

 

Referandum ve halkın ortaya çıkan tepkisi

Avrupa topluluğu ülkelerinin farklı ekonomik yapılarının Fransa’ya  nasıl yansıyacağı halk tarafından geçtiğimiz yıllarda tahmin edilemiyordu.
Fransa’da Avrupa ortak para birimine geçmeden önce domatesin kilosu yaklaşık 3 Frank idi. Bugün  domatesin kilosu 3 € ‘dan satılmaktadır. Yani  domates gibi bir çok temel gıda ürünlerinde yaklaşık altı buçuk katına varan bir fiyat artışıyla karşı karşıya kalındı. Kiralar, ulaşım ve  haberleşme ücretlerinin yükselmesi ve genel fiyat artışları Fransız halkı üzerinde şok etkisi yaptı.

FABRİKALAR BAŞKA ÜLKELERE TAŞINDI

Fransa’da takip edilen politikalarla fabrikalar ve işyerleri başka ülkelere taşınırken işsizlik de tahmin edilemeyen boyutlara ulaştı. Emek ucuzladı, Paris gibi  tekstil ve giyim kuşam merkezlerinde iflaslar arttı. Haftalık  35 saat  çalışma uygulamalarının işsizlik üzerinde her hangi olumlu bir etkisinin olmadığı anlaşıldı.

Devletçe patronlara ücret artışı ve işçi çıkarma yönünde serbestlik verilmesiyle çalışanlar mağduriyetleriyle baş başa kaldılar.
Yabancı asıllı işçilere yapılan baskılar ve aşağılama olayları arttı,  yabancılarla evlenen Fransız vatandaşları dahi ayırımcılıklarla karşılaştılar.

Alım gücünü kaybeden halk problemli bir hayata itildiğini anlamada gecikmedi. Devletin kendilerinden uzaklaştığını fark edenlerin bir çoğu tepkilerini göstermek için böyle bir seçim anını bekliyorlardı. İşsizlik, pahalılık ve fakirlik ve bunlarla beraber gelişen olaylarla ilgilenilme yerine Türkiye karşıtlığı gibi farklı gündem oluşturma ve ucuz politik gayretler zeki ve adil düşünen halkı rahatsız etti.

Benim gibi milyonlarca insanın Fransa’da üzerinde oylama yapıldığı halde bugüne kadar Avrupa anayasasını incelediğini söylemek mümkün değil. Karşı çıkılan bugünkü Fransa’daki hükümetin yürüttüğü politikayla Avrupa topluluğuna girmenin Fransa’ya  getirdiği olumsuzluklardı. Bu bakışla  halk gelecek yıllarda daha ölçülü davranılacağının kesin işaretini verdi.

HALK BİR ŞEYLER YAPILMASINI BEKLİYORDU

Fransızların bir çoğu oylamadan önce “bizi sıkıntılara iten bir idareden ve pahalılık getiren Avrupa topluluğundan memnunuz anlamına geleceği için “evet” deme gibi bir hataya düşmemeliyiz” diye düşünüyorlardı

Referandumda benim gibi olan  binlerce kişi hayır oyu kullandılar.  Bizimle ilgilenmeyen, kariyerimize, insani hüviyetimize bakmayan ayrıca farklı ve gerginlik taşıyan politikalarla karşı karşıya olduğumuzu fark ediyorduk. Sevgi taşınmıyordu evlerimize. Televizyonlarımızdan insani yaklaşımlar göremiyorduk. Politikacıların Türkiye aleyhine yaptıkları konuşmalardan etkilenenlerin bize karşı gösterdikleri olumsuzluklara bir tepki dahi gösteremiyorduk.  Her şeyi bütün ayrıntılarıyla fark ettiğimizi politikacılar ne yazık ki fark edemiyorlardı.
“Referandumla halktan kopmanın faturaları kesildi”
Referandum sonuçları ortaya serilen bu  tabloların birer birer yansımasıydı .
Yani  ne ekilirse o biçiliyordu.

REFERANDUM SONUÇLARIYLA TEPKİLERİN KAYNAĞI BELİRGİNLEŞTİ

“Yabancı asıllı olanların ihmal edildiği  bölgeler de açığa çıktı”
Birkaç  örnekle referandum sonuçlar
ını  değerlendirirsek :
Yabancıların yoğun olduğu Val-Fourré bölgesindeki referandum sonuçlarının  hayır oylarının oranı %70 olarak açıklandı.
Paris banliyösü olan Yvelines bölgesindeki  “Le Courrıer de Mantes” gazetesinin anayasa oylamas
ıyla ilgili anketine katılan  1521 kişiden 1040’ı “hayır” 450’i  “evet”  31 kişi de kararsız olduklarını ifade ettiler.
Bu iki örnek daha önce bahsettiğimiz açıklamaları da doğrulamaktadır.

Fransa’da takip edilen politikaların yeniden gözden geçirilmesi ve siyasi yarar umulan bazı saplantılardan, anlamsız gerginlikler oluşturmaktan vazgeçilmelidir.
Türkiye karşıtlığı üzerinden yapılan politikalar Fransa’da yaşayan  büyük bir topluluğu da rahatsız etmektedir. Hayır oylarının çokluğu  bu nedenle gerek Fransız halkına, gerek Türklerle evlilik yapanlara, gerekse turist olarak daha önceden Türkiye’nin havasını soluyanlara adeta geleceği aydınlatan bir ışık oldu.

Bunların yanında Fransız halkından  Türkiye karşıtlığıyla büyümüş önemli bir kesimin  her ne yapılırsa yapılsın bu şekilde hayatlarını sürdürmeye devam edeceklerini de biliyoruz.

Önümüzdeki aylar içerisinde Fransa’da yönetim değişiklerinin olması muhtemel. Fransa’da  yapılan bu referandum diğer ülke halklarını da etkileyecektir.  Avrupa ülkelerindeki  fakirleştirme rüzgarları hangi ülkeye dokunmuşsa o ülke halkı kendi idarecilerinin olumsuzluklarını da gözden geçirerek bir değerlendirmeyle bu rüzgarların yönünü değiştirmeye çalışacaklardır.

Unutulmaması gereken  hususlardan bir tanesi  ise bazı politikacıların bu olumsuz gelişmeleri kamufle yapabilmek (gözlerden uzak tutmak) veya halkı başka şeylerle meşgul etmek için geçmişte olduğu gibi dikkatleri  olumsuz konulara çekerek değişik  şekillerle Türkiye’yi veya bazı ülkeleri gündeme taşınmaları da  söz konusu olabilecektir.

 SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Referandum ve halkın ortaya çıkan tepkisi
HANGA HUNGA
Dar Kapı
Suçlar vadisi
Sözlerimden duman çıkıyor
Sen ne biçim insansın?
Yorgun değiliz biz türküler varken...
Gurbet ve Tutkular
İçinizdeki şehir
Küçüktüm küçücüktüm
Yan Kesit
Çağın üzerindeki karanlıklar 
Arayış
Hazır mısınız çocuklar?
Varoluş üçgeni
Öğretmenim
Acılar karla kaplanırken
Savaş Dansları
Karanlığa savaşla yazılanlar
Gurbet Çiçekleri
Çöpçü kardeş
Kapar kapılarını dostlarına
Ne zaman başımı kaldırsam
İnsanları tanımak istiyorum
Üzerimize ağları ördüler
Yargılanışım

SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Üzeyir Lokman Çaycı
Referandum ve halkın ortaya çıkan tepkisi
Yakup Yurt
Köprünün altından daha çok sular akacak
Mahmut Aşkar
Kilise Toplantısında Türkiye
Orhan Aras
Aman da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-3
Yılmaz Kuzucu
Sanat, para, ahlak
Mustafa Can
Benzemek Aynısı Demek mi....
Nuran Yelkenci
Zaman Tüketen Ev Hanımları
Hidayet Kayaalp
Kendimizle İletişim
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
M. Ali Aladağ
Cemil Meriç’le Doğu’dan Batı’ya
Hasan Kayıhan
Avrupa Türkçesi veya Eurotürkisch
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Sebahattin Çelebi
İstanbul, hiçbir şeyim...
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Sizden Biri
Gurbet
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç