·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  VİTRİN

              Şensel Aşkın 

 

www.senselaskn@yahoo.com


Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi

 AB'ne karşı çıkanlar arasında önemli bir kitlenin iyiniyetli kaygılarla, kültürümüzün yozlaşıp yok olacağını, gelecek nesillerin, terbiye ve geleneklerini unutup, serbestlik düzeninde benliklerini kaybedeceklerini düşünerek kaygılandıklarını ve bu kaygıları bizimde belli ölçüde taşıdığımızı ifade etmeliyiz.

 Ancak aynı zamanda bu büyük ve samimi kitle AB'nin de en heyecanlı taraftarıdırlarda. Taraftar olma nedenleri ise, yüzyıllardır, fakirlik/yoksulluk ve adam yerine konulmama muamelesini çocuklarının ve torunlarının da yaşamasından duydukları ürperti ve endişedir. Hak ve hukukun korunup gözetildiği, bazılarının "üst insan" bazılarınınsa diğerlerinin lütuf ve ihsanlarına muhtaç olmadığı, herkesin çalışarak geçimini sağladığı, çalışamadığı zamanlarda da "insan" sayılarak asgari giderlerinin karşılandığı yeni bir dünya arzulamaktadırlar. Kural ve nizam yerine keyfiliğin hüküm sürdüğü, bir aşiret düzeninden de havasından da artık bıkkınlık hatta tiksinti duymaktadırlar. Bu yazımızda bu kitlenin dışında daha derin endişeler taşıyan "sahipler"imizin eleştirilerinin kaynağını anlamaya çalışacağız.

        Bu "sahipler" aynı zamanda dindarından, ateistine, en milliyetçisinden en enternasyonalına ve en büyük devlet  büyüğünden en küçüğüne kadar ülkenin zenginliklerininde, halkınında "sahipleridirler.. Bunların bir kesimi daima, devletin yüce sahipleri, bir diğer kesimi milletin kahraman fedaileri bir başka kesimi ise, Din'in ulu malik ve hakimleridirler.

        Devletin değişmez sahipleri , ellerinden "teba"nın kaçacağı kaygısının yanısıra, ebedi saltanatlarının sallanmakta olduğunuda acıyla farketmekte ve hayıflanmaktadırlar.. Bunlar, büyük ölçüde politika simsarlarının yanısıra, değişmez  bürokratlar ve devlet ulularımızdırlar. Ülkeyi yüz yıldır diledikleri şekilde yöneterek, devletin selametini va sağlığını sağlamak lütfunu göstermişlerdir. Egemenlik haklarını kimseye devretmeleri asla mümkün değildir, hatta teklif dahi edilemez.

       Dinin sahibi ve hatta maliki olan büyüklerimizin, AB konusunda endişelerinin temelinde ise, umutsuzluk içindeki halkın, esrarengiz kurtarıcı kolları yerine , gerçekten herkesin hak ve hukukunun olduğu, devletin asgari geçim ve temel güvenlik endişelerini karşıladığı bir düzende başkalarına "kulluk yapma" ihtiyacı duymayacaklarını hissedip, tedirgin olmaktadırlar..

       Birde hepimizin bildiği devletin bekası için canı feda olan ama "devletin sahiplerince" daha çok kapı kulu muamelesi görmüş olan ve herşeye rağmen, yüksek tepelere yakın olma ayrıcalığıyla "devleşen" milletin saf ve masum hamileri, varki.. Necip milletleri kıymetlerini bir türlü anlayamamış olmasına rağmen , onlar bu zavallı ve cahil milletin yakasını başkalarına emanet edemezler.. Gözü kara ve düşünmeyi değil emir tekrarını seven bu vatan evlatlarımızda kanun ve nizam hakimiyenin egemen olmasından ve şimdi akıllarına gelmeyen birçok şeyden dolayı rahatsızdırlar.

 Bu üç grup "sahipler"imiz, başka meslek ve yetenekleri olmadığından daha çok, sahipliği bir meslek ve kendilerine iş edinmişlerdir.. Keza bunlara doğal olarak kaynağında büyük ölçüde milletin gözyaşı ve emeği bulunan, kazançlarını önemli oranda milletin mallarını yağmalamakla edinmiş olan ve hukuksuzluktan beslenen varlıklı kesimi unutmamak gerekir.

        Bu "dört eğilim", ülkenin doğal efendileridirler.. Hepsinin beklentileri çok farklı olsada ortak özellikleri; bolluk ve bereketi çok sevmeleri ve el etek öptürme geleneğinden duydukları büyük hazdır.

 Yine bu dört "eğilim" yada kesim AB'ne tartışmasız şiddet ve nefretle karşıdırlar.. Bizim aklımızın almadığı birçok sebebleri daha vardır elbette. Bize onların hikmetinden sual etmek değil uymak düşer.. Bu böyle 
biline !!

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:


Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Tehlikeli İlişkiler
Eylül Akşamlarının -Yada Bir Kaybın- Ardından
"Her Gün Biraz Daha Yakın"
İçe Kapanış 2
İçe Kapanış 1
Bütün Duygularım
Ölü Canlar
Dostoyevski
Kültürel Çözülme ve Zorlanan Kişilik
İnsan Hakları ve İslam Ülkeleri
Şu halimize bakın
Yüzleşme

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Şensel Aşkın
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Ayten Kılıçarslan
Kadınlar siyasetin neresinde?
Üzeyir Lokman Çaycı
Dar Kapı
Mahmut Aşkar
ABD ve AB arasında Türkiye
Hidayet Kayaalp
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
Betül Parlar
Medeniyet insanların lisanında saklıdır
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
M. Ali Aladağ
Gurbet düğünleri
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Mustafa Can
Delilerle Arkadaşlık 1
Yılmaz Kuzucu
Herseye rağmen
Sizden Biri
Kan parası
Sebahattin Çelebi
Sensizliğe
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
Fikret Ekin
Bir Konuşmaya Notlar..
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Muhsin Ceylan
Temennim, haksız çıkmak!
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili