·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  GÜNDEMİNÖZÜ

          Ş e f i k   K a n t a r

 

skantar@turkpartner.de


Almanya’da Türk Adası

Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily, Sayın Ahmet Külahçı’ya verdiği beyanatta, Berlin’de bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Türk Günü Şenliği’ne gönderme yaparak, etkinliğin uyuma ters düştüğünü belirtmiş. (26 Mayıs 2004, Hürriyet)

Yüz binden fazla insanımızın katıldığı Şenlik’le ‘Biz Almanya’daki Türkleriz’ denmesine içerlediği anlaşılan Schily ayrıca, Türklerin Türkçe gazete okumaya devam etmelerinden hoşlanmadığını ortaya koyarken, iki dilli yayınları benimsemediğini de belirtmiş ve Almanca gazete okumamız gerektiğini vurgulamış.

‘Paralel Toplum olmasın’ diyerek Birlik Partileri (CDU-CSU) ile paralelliğini iyice netleştiren SPD’li politikacı, azınlık statüsü istenmesine de karşı olduğunu ortaya koyuyor.

Schily’nin, şaka olsun diye söylediği sözler yüzünden başına gelmedik kalmayan partilisi Sayın Vural Öger hakkında da CDU-CSU veya Bild Gazetesi gibi mi düşündüğünü bilemiyoruz; ancak İçişleri Bakanı’nın ülkede yaşamakta olan yabancılar bilhassa Türkler için hayırlı düşüncelere sahip olmadığını artık daha rahat ifade edebiliriz.

Gerçi bazı Türk kuruluşlarının uyuma katkılarından dolayı Alman İçişleri Bakanı’nı ödüllendirdiğini bilmiyor değiliz ama; hangi dildeki gazeteyi önce, hangisini sonra okumamız gerektiğine kadar detaylara inmiş bir politikacının, iki dilliliğe bile tahammülü olmadığını görmek bizleri geleceğimiz açısından endişelendiriyor.

İç işleriyle alakalı her konudan haberdar olması gereken bir bakanın, iki dilli yayınları yapanların bunu daha kolay ve çabuk uyum maksadı ile yapmakta olduklarını bilmemesi mümkün değil. Çünkü ona da mutlaka birileri, yayınladıkları gazete veya dergileri takdim edip, ‘Bakın Sayın Bakanım, biz sadece Türkçe değil, Almanca da yazıp okuyoruz. İkinci, üçüncü neslimiz (ne mutlu onlara !) zaten Almanca okuyup yazıyor. Ne kadar uyumluyuz değil mi ?’ diyerek aferin almaya çalışmıştır.

Aslında bazılarımızın ‘uyum’ adına sarıldığı ‘iki dillilik’ konusunda Bakan Schily’nin ifadeleri, kısa bir zaman içerisinde tek dilliliğe geçiş için baskıların iyice artacağının göstergesidir. Önümüzdeki günlerde, ‘iki dillilik çocukların başarısını engelliyor. Uyuma da darbe vuruyor. Bir dil öğrensinler, tam öğrensinler. Zaten Almanya’da Almanca lazım. Türkçe neye yarayacak...’ türünden lafları çok duyacağız demektir.

Almanca ilaveler, bölümler çıkartmakta olan gazetelerimizde Almanca ağırlığının daha da arttığını; Türkçe televiyzon kanallarına kısıtlamalar getirildiğini; zaten yer yer başlayan Almanca Cuma hutbelerine Almanca vaazların da eklendiğini; bazı okullardaki denemesi ustaca yapılan, Türk çocuklarının kendi aralarında Türkçe konuşmama yasağının kurallaştırıldığını ve akla gelebilecek bir dizi benzer uygulamanın hayata geçirilmek isteneceğini tahmin edebiliriz.

Korkunç bir asimilasyon sürecine sokulan Almanya’daki toplumumuzun kafasına, önce tek kültür (Türk Kültürü) yerine iki kültürlülük fikri (Türk ve Alman) zerkedilmek istendi ve bir ölçüde başarılı da olundu. İki kültürden nihai tek kültüre (Alman Kültürü) geçiş döneminin geldiğine inananların, artık üzerimizdeki baskıyı daha da arttıracağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Çeşitli maddi ve manevi menfaatler uğruna, hakim kültüre mensup  efendilerinin uşaklığına talip bir hayli kişi, kurum ve kuruluşun hazır beklediğini hepimiz biliyoruz. Almanya’da oluşması istenmediği ifade edilen Türk Adası; Türk gettoları gibi ancak Alman idarecilerin istemesi ve yönlendirmesi ile oluşabilir. Yoksa, Türkler, Avrupa’nın ortasında oluşacak bir adanın kendileri için ne gibi tehlikelerle, tuzaklarla dolu olacağının bilincindedirler. Alman toplumuna sadakati, Alman ekonomisine katkısı herkesçe bilinen Vural Öger’in şakasına tahammül edemiyenlerin adalara, yarımadalara tahammül edemiyeceklerini bilemeyecek kadar saf değiliz herhalde.

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Almanya’da Türk Adası
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi Avrupa’ya taşımak
Terörün yeni yüzü
AB ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son ziyaret üzerine
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Önemli bir başarı !
Politikasızlık’ politika olursa...
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Terör ve Yeni Dünya Düzeni
Biri bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara bak!

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Şefik Kantar
Almanya’da Türk Adası
Yılmaz Kuzucu
Batıdan bir iç muhasebe
Mahmut Aşkar
Bütün hesapları altüst eden güc
Sebahattin Çelebi
Git uzaklara...
Hidayet Kayaalp
Ne yoksuluyuz biz?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
Fikret Ekin
Bir Konuşmaya Notlar..
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Üzeyir Lokman Çaycı
Küçüktüm küçücüktüm
Sizden Biri
Gurbet
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Muhsin Ceylan
Temennim, haksız çıkmak!
Şensel Aşkın
Ölü Canlar
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili