·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  GÜNDEMİNÖZÜ

          Ş e f i k   K a n t a r

 

skantar@turkpartner.de


Papa radikallere koz verdi


Alman asıllı Papa XVI. Benedikt’i kardinalliği zamanında dile getirdiği Türkiye karşıtı fikirleri ile tanıyoruz. Katolik aleminin en yüksek makamına seçilmesiyle beraber, taşıdığı sorumluluk gereği daha ılımlı, uzlaşmacı ve müsbet bir çizgiye gelmesini bekliyorduk. Dünya Gençlik Kongresi nedeniyle geldiği Köln’de verdiği yumuşak mesajlar ve gezisinde Müslüman temsilcilerle yaptığı görüşmeler bu ümidimizi kuvvetlendirmişti. Papa’nın memleketi Bavyera’yı ziyareti başlangıcında sarf ettiği ‘müslümanların uyumu’na ilişkin sözleri ise bizleri ziyadesiyle sevindirmişti.

Ancak Papa XVI. Benedikt’in Regensburg Üniversitesi’nde yaptığı konuşmasında dile getirdiği görüşler, onun gerek teolojik anlamda, gerekse dinlerarası ilişkilerde özlenen çağdaş anlayıştan uzak doğmatik bir zihniyeti temsil etmekte olduğunu göstermekle kalmadı, İslamiyeti yeteri derecede tanımadığı ve tarih bilgisinin de yetersizliği gerçeklerini görmemizi sağladı.

Bir çok yorumcu tarafından ‘kışkırtıcı’ olarak değerlendirilen konuşmasında XVI. Benedikt, İslam’daki ‘dinde zorlama yoktur’ ilkesinin Hz. Muhammed’in güçsüz dönemlerine ait bir ilke olduğunu söyledi ki, bu iddia tamamen yanlıştır. Bu ilke, iman’ı kalben tasdike bağlayan İslam’ın tüm zamanlarda geçerli genel bir ilkesidir. Bu yanlış bilgi yanında Papa’nın tezlerini azılı bir Türk ve İslam düşmanı olmakla maruf Bizans İmparatoru Paleologos’un tezlerine dayandırması ise skandaldan öte bir davranıştır. Bizans İmparatoru Paleologos'un "Muhammed'in getirdiği hiçbir yenilik yok. Sadece kötü ve insanlık dışı şeyler getirdi" sözlerini kendisine dayanak seçen Papa Benedikt’in, bir dinin peygamberine hakaret etmekle kalmayıp, ona inananları en azından üzeceğini ve kızdıracağını bilmesi gerekirdi.  

Papa XVI. Benedikt, dinle akıl arasındaki bağ, Tanrı kavramının hıristiyanlık ve islamda ele alınış şekli ve aralarındaki farklar gibi konularda da temel teolojik bilgilerle çelişen, İslam inanç ve anlayışına saldıran ifadelerde bulundu. Alman asıllı ruhani lider bunu yaparken, Hıristiyanlık hakkında en ufak teolojik tenkit veya değerlendirmenin ‘kin vaazı’ suçlamasıyla karşılanmakta olduğu Almanya’da ‘oralı’ olmanın avantajını futursuzca kullanmış oldu.  

Bugünkü terör olaylarıyla bağlantılı olarak gündemdeki ‚cihat’ konusunda da fikirlerini açıklayan Papa, ‚İslami cihad akla ve Tanrı’ya karşıdır’ derken; yine İslam konusundaki bilgilerinin yetersizliği gösteriyor. Yüz milyonlarca inananın her sözünü ‘Tanrı Kelamı’ şeklinde algıladığı Papa’nın günümüzün siyasi kargaşası içerisinde istismar edilen ‘cihad’ kavramının İslam’daki anlamını daha iyi bilmesi gerektiği kanaatindeyiz.    

İslam’ın yayılışını Bizans Kralı Paleologos (1350-1425)’un sözlerine göre değerlendirerek ‘kılıç gücü’ne indirgeyen Papa XVI. Benedikt’in Haçlı Seferleri’nden, İberik Yarımadası’nın İslamsızlaştırılmasından, Güney Amerika’nın, sömürge Afrikası’nın nasıl Hıristiyanlaştırıldığından haberi olmadığını söyleyebilir miyiz? Ruhani liderin, tarih boyunca Avrupa’da yaşanan ve Hitler Almanyası’nda doruğa çıkan Yahudi katliamlarından, onlarca yıl devam eden mezhep savaşlarından, engizisyonlardan haberi yok mu? Elbette var. Öyleyse, bu üslup ve söylemin gerekçesi ne? Bunlar bir yana, medeniyetler çatışması ve diyalog arasında gidip gelmekte olan dünyamızda bu tarz söylemler neye ve kime hizmet edecek?

Papa XVI. Benedikt’in sözlerinin Dünya’da barış ve huzurun karşılıklı anlayıştan geçtiğine inananlardan ziyade, şiddet, kudret ve hurafe tutkunu odaklara, terörü kendisine yol seçenlere güç kattığı açıktır. İslam’da ‘dinde zorlama yoktur’ düsturu gibi, ‘sizin dininiz size, bizim dinimiz bize’ anlayışı da hala geçerlidir. Kur’an’a göre yaşayanlar için sonsuza kadar da geçerli olacaktır. Ne yazık ki, Papa’nın sözleri bu anlayışta olanları, radikaller karşısında ellerini zayıflatacak unsurlarla doludur.

Şefik Kantar
14 Eylül 2006

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Papa radikallere koz verdi
Bayrak
Her şey hayallerle başlar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin ve AB’nin geleceği
Bizi bekleyen Avrupa
Almanya’da Türk Adası
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi Avrupa’ya taşımak
Terörün yeni yüzü
AB ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son ziyaret üzerine
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Önemli bir başarı !
Politikasızlık’ politika olursa...
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Terör ve Yeni Dünya Düzeni
Biri bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara bak!

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
M. Ali Aladağ
İki Zirve Arasında
Mahmut Aşkar
21.yüzyıl Faşizmi
Hayrettin Çakmak
Kabuk Bağlatılmayan Zırvalar
Osman Seçmez
Herşey çok iyiye gidiyor derken...
Hasan Kayıhan
Farkında mısınız?
Yılmaz Kuzucu
İnternet, gençlik ve biz
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Nasıl bir cumhurbaşkanı
Hidayet Kayaalp
Kasıntı Kütürü
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Avrupa Birliği "Faşizmi"
Haldun Çancı
Ulusal mutabakat yönetimi
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Yozlaşma veya Yozlaştırma
Yakup Yurt
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Nuran Yelkenci
İffetli Müslüman Türk Kadını ve Örtünme
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Mustafa Can
Sen de Yalnızım mı Diyorsun....
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç