·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  GÜNDEMİNÖZÜ

          Ş e f i k   K a n t a r

 

skantar@turkpartner.de


AB İLERLEME RAPORU’NDA
UNUTULAN BAZI HUSUSLARA KATKI


Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilgili 2003 yılına ilişkin ‘İlerleme Raporu’ ile ‘Strateji Belgesi’ açıklandı. Resmi açıklamadan önce zaten parça parça basına sızdırılan belgelere ilişkin çeşitli görüşler sardedildi. Her zamanki gibi, bir an önce Türkiye’yi AB’de görme rüyasında olanlarla, bunun bir rüya olduğunu bilenler kendilerine göre yorumlarda bulundular.

Belgelere olumlu ve olumsuz yaklaşanların üzerinde hemfikir oldukları tek konu; iki belgedeki değerlendirmelerin, AB’nin bu güne kadar Türkiye hakkındaki en müsbet kanaatleri ortaya koyuyor oluşuydu. Güneydoğu Anadolu’da siyasi çözümden tutun akla gelebilecek her konuda Türkiye’yi yerden yere vuran belgelerle kıyaslandığında bu seferkileri hakikaten ‘ehven-i şer’ bulmak mümkün.

Belgelerde öne çıkan ve ‘sinir bozucu’ olarak görülen başlıca iki konu var. Birisi Kıbrıs’la ilgili ifadeler, diğeri ise w, q ve x harflerinin kullanımına yönelik eleştiriler. Kapağı bir an önce Avrupa’ya atmak isteyenler için aslında pek üzerinde durmaya gerek olmayan meselelerdi bunlar. Kıbrıs’ta Denktaş’ı hallettik mi, ilk önemli meseleyi çözerdik. Kullanılması istenen harfler de aslında Türkiye sokaklarında, medyada, tabelalarda yaygın şekilde kullanılmakta. Şimdiye kadar isminin ‘Hasan’ olduğunu zannettiğimiz kişi ‘Xasan’ ise varsın öyle olsun. (Olsun olmasına da, adamı nasıl çağıracağız meselesi var. Yine Hasan mı diyeceğiz, yoksa Aksan mı, Ksan mı, bilmiyoruz ancak onu da AB uğruna öğreniriz herhalde.)

Avrupa’lılar bu iki konu yanında ıvır zıvır bir takım isteklerde de bulunuyorlar. Lakin herkesin üzerinde birleştiği husus, Türkiye’nin bu istekleri çok kolay yerine getirebileceği. Peki, Türkiye tüm istekleri yerine getirdiğinde müzakere tarihi alabilecek mi? İşte orası henüz belli değil. O duruma tekrar ‘bakılacak’.

Biz bu ‘bakılacak’ konusuna aşinayız. Hep bakılır, ve her bakılışta değişik bir şeyler bulunup, vuslat ertelenir. Avrupalı dostlarımız, şu anda duruma mutlaka ‘bakmakta’ ve yeni şeyler bulmaktadırlar. Ancak biz de dostluğa katkıda bulunmak maksadı ile bazı konularda kafa yoralım diye düşünürken, Berlin’de düzenlenen Türkiye kökenli eşcinseller kongresine ilişkin gazete haberleri zihnimizi açtı, yolumuzu aydınlattı.

Avrupa Parlamentosu milletvekili ve önümüzdeki yıl yapılacak seçimler için de aday adayı olan Ozan Ceyhun, davet edilmesine rağmen kongreye teşrif etmeyen T.C. Berlin Büyükelçisi İrtemçelik’in bulunmayışını yadırgayıp, ‘AB’ye üye olmak isteyen bir ülkenin büyükelçisinin de burada olması gerekirdi’ demiş. Ben, hem ilerleme raporunda hem strateji belgesinde konuyla alakalı bir maddeye rastlamadım, unutulduğuna kanaat getirdim.

Bundan hareketle, AB’ye giriş şartları üçerisinde olup, açıklanması unutulanlardan aklıma gelenleri Türk Milleti’nin ve Avrupalı dostlarımızın dikkatine sunmak istedim. İşte bunlardan bazıları:

            1 -  Meclis’te, siyasi partilerde ve hükümetlerde derhal eşcinsel kotası uygulamasına geçilmesi.
            2 – Belediye başkanlığı seçimlerinde, Avrupa’nın Berlin gibi önemli merkezlerinin örnek alınarak, büyük kentlerde  mutlaka eşcinsel belediye başkanlarının işbaşına getirilmesinin sağlanması. Bu gerçekleşene kadar görüşme tarihi verilmemesi.
            3 – Avrupa ülkelerine atanacak büyükelçi, elçi, konsolos, ataşe gibi memurlardan ‘eşcinsel etkinlikleri’ne katılacakları, bunları destekleyeceklerine dair taahhütname alınması. Taahhütlerini yerine getirmeyenlerin ‘istenmeyen adam’ ilan edilmesi. 
            4 – Çocuk sayısına kısıtlama getirilmesi. Türkiye’deki ailelerin çocuk sayısı konusunda Avrupa ortalamasına uymaları uygulanmasının sıkı denetim ve takibinin sağlanması. Bu konu için ‘uçkur jandarması’ ve ‘uçkur polisi’ uygulamasına geçilmesi.
            5 – Bıyıklı erkek sayısının sıfırlanması. Köse ve keçi  sakallıların desteklenmesi. Toplumda keçi sakallılar üzerindeki baskıların giderilmesi. Fazla kıllı olanlar üzerinde gen tedavisi uygulamasının başlatılması.
            6 – Boşanma oranlarının AB seviyesine çıkartılması için gerekli önlemlerin alınması. Evli kalma sürelerinin etnik kökenlere ve bölgelere göre yıllarla sınırlandırılması.

            Bunlar tabii ilk akla gelenler. AB haytalarının daha orijinal teklif ve istekleri mutlaka vardır.

Köln, 11.11.2003

Hamiş:
Gazete haberlerine göre, Avrupa ülkelerinde yaşamakta olan bir kısım vatandaşlarımız, kimliklerinde bundan böyle AB uygulaması olarak isimlerindeki ç, ş, ı, ğ gibi harflerin doğru olarak yazılmasını istemekteymişler. Aslında bu vatandaşlarımız uyuyan yılanı uyandırıyorlar. AB’li dostlarımız gelecek raporda bu harflerin alfabeden çıkarılmasını istesinler de görürsünüz gününüzü. Başkası beni ilgilendirmez, ben kendi ismimdeki ‘Ş’ harfine yanarım. 

 ile de yapılmakta mıdır? Yapılmıyorsa neden?


SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

AB ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar

Son ziyaret üzerine

Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?

Önemli bir başarı !

Politikasızlık’ politika olursa...

ABD Hamburg’ u bombalar mı?

Terör ve Yeni Dünya Düzeni

Biri bizimle dalga geçiyor

Türkçesinin Türkçesi

Kelleci politikaların sonu

Sağlam imzalara bak!

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Şefik Kantar
AB ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Fikret Ekin
İnsanlığa Kurulan Tuzak
Mahmut Aşkar
Düşünmeye zaman var mı?
Sizden Biri
Seccadem
Muhsin Ceylan

Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan

İsmail Altıntaş
Üç Aylar ve Zamanın Kutsallığı
Fazlı Arabacı
AB ve din anlayışı
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Üzeyir Lokman Çaycı
Yargılanmışım
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı