·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  GÜNDEMİNÖZÜ

          Ş e f i k   K a n t a r

 

skantar@turkpartner.de


Her şey hayallerle başlar

    Kitaplarda, dergilerde, gazetelerde aleyhimize yazılar yazılmasına, karikatürler çizilmesine; televizyonlarda her türlü hakaret ve aşağılanmaya, hakir görülmeye; çevrilen filmlerde yerden yere vurulmaya alışkın bir toplumun ‘Kurtlar Vadisi Irak’ türünden çıkışı, dost düşman herkes tarafından şaşkınlıkla karşılandı.

    Basın-yayın, fikir ve ifade hürriyetini sadece Türk ve İslam karşıtlığı için değerlendirilebilir sayan zihniyet, Türkiye’de olsun, dış dünyada olsun, aynı koronun elemanları halinde yaygarayı kopardılar. Türk’ü ‘yapamamaya’, Türkiye’yi ‘becerememeye’ endekslemiş beyinlerin başka türlü davranması da beklenemezdi.

    Böyle durumlarda insan, kime kızacağını pek bilemiyor. Filmin yasaklanmasını isteyen Alman politikacılara mı kızmalı, yoksa kraldan daha kralcı kesilip filmde ortaya konanlarla peygamberimizle ilgili karikatürler konusunu aynı kefeye koyanlara mı?

    Hadi yıllardır Almanlar tarafından yapılan hiçbir filmde pozitif karakterde Türk tipi bulunmadığına itirazı olmayan ve bu filmler her hafta televizyon kanallarında gösterilirken, bu davranışın uyum’a ne gibi menfi etkisinin olabileceğini düşünmeyenlerin Kurtlar Vadisi Irak filmiyle uyandığını ve artık davranışlarını değiştireceklerini varsayalım; peki yıllardır uluslar arası alana açılmayı Türkleri ve Türkiye’yi kötülemeye endekslemiş festival soytarılarının ağızlarını açmamalarına ne diyeceğiz?

    Sadece ‘Geceyarısı Ekspresi’ filmi ile yıllarca milletin ensesinde boza pişirilmesine gösterilen tepkileri ‘Kardeşim adamlar ne güzel yapmışlar. Biz de yapalım. Ama nerde bizde bu gibi şeyleri gerçekleştirecek beyin ve para’ ucuzculuğuyla saptırmaya çalışan zihniyet, yapılıp yankı uyandıranı değerlendirirken de Geceyarısı Ekspresi güruhunun çizgisinde yürüdüğünü ortaya koydu.

    Neredeyse Medeniyetler Çatışması’nın da, Kültürlerarası Kavga’nın da müsebbibinin Kurtlar Vadisi Irak filmi ile bu filmde ifadesini bulan zihniyet olduğuna inanmaya zorlanır olduk. Amerikan sinemasının dünyaya savaş açan Rambo’larının salgını süresinde, bu filmlerin sosyal içerikleri, tarihi analitik yönleri, siyasi etkileri ile Amerikan gerçeklerine ve rüyasına atfedilen mesajlarına hayran kalanlar; Polat’ta ‘Amerikan karşıtlığı, Batı düşmanlığı, kuru hamaset ve irreal intikamcılık dışında bir şey bulamadılar.

    Amerikan kovboy filmlerinde Kızılderili katillerini, II. Dünya Harbi filmlerinde kurtarıcı Amerikan askerlerini, Vietnam Savaşı ile ilgili filmlerdeki esrarkeş Coni’leri ve yakın geçmişe ilişkin filmlerde Arap’ları tepeleyen Rambo özentilerini alkışlayanlara yıllardır göz yuman, ses çıkarmayan zihniyet, sıska yapılı Polat’a yapılan zayıf alkışlara bile tahammül gösteremiyor.

    Çuval olayı ile Türk’ün kırılan gururunun hayal perdesinde olsa dahi karşılığının verilmesinden gocunanların, son iki-üç yılda kırmızı çizgilerin yok olması, Kıbrıs, Ermenistan, Ege, AB, ABD-Türkiye ilişkileri gibi konularda gelinen olumsuz her noktada açık veya gizli sevinenlerle aynı kişiler olması düşündürücü değil midir?

    Kurtlar Vadisi Irak filmi, madde ve manada Türk’ün ve Türkiye’nin tarafında olanlarla, ona karşı olanların kendilerini ortaya koymaları açısından turnusol kağıdı işlevi görmüştür.

    Milletlerin geleceğini tanzimde kurgulaştırılmış başarı hikayelerinin de önemli bir yeri vardır. Bir çok tarihi gelişimin, idealize edilmiş kişiler ve hadiseler etrafında filizlenen ümit ve heyecanlarla başladığını gözardı edemeyiz.

    Türk Sineması,  film kalitesi olarak belki henüz Amerikan filmleriyle boy ölçüşebilecek bir esere imza atamamıştır. Ancak, tarihinin en pahalı ve en çok izleneceği açıkça görülen bu filminde, Dünya’nın jandarması rolündeki bir ülkeye kafa tutmak suretiyle, milletin genlerindeki yükselme ve dünya gücü olma güdüsünün de ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bence, bilhassa Avrupalı ve Amerikalı’ların gösterdikleri eleştiri sınırlarını aşan tepki, daha ziyade bu gerçeği sezinlemiş olmalarındandır.   

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Her şey hayallerle başlar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin ve AB’nin geleceği
Bizi bekleyen Avrupa
Almanya’da Türk Adası
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi Avrupa’ya taşımak
Terörün yeni yüzü
AB ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son ziyaret üzerine
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Önemli bir başarı !
Politikasızlık’ politika olursa...
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Terör ve Yeni Dünya Düzeni
Biri bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara bak!

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Mahmut Aşkar
Ah şu düşmanlar olmasa...
Hidayet Kayaalp
Kasıntı Kütürü
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Avrupa Birliği "Faşizmi"
Haldun Çancı
Ulusal mutabakat yönetimi
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Yozlaşma veya Yozlaştırma
Yakup Yurt
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Nuran Yelkenci
İffetli Müslüman Türk Kadını ve Örtünme
Hasan Kayıhan
3 Ekim Beyannamesi
Yılmaz Kuzucu
Müstesnalar
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
M. Ali Aladağ
Almanya Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Mustafa Can
Sen de Yalnızım mı Diyorsun....
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç