A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  GÜNDEMİNÖZÜ

          Ş e f i k   K a n t a r

 

interturk2004@hotmail.com





Wikilizm ve Wikilistler


Globalist düşünce sisteminin öncüleri, Dünya’ya yeni bir şekil vermek isterken ellerindeki sermaye, üretim, bilgi, silah ve politik üstünlük gücünü karşı konulamaz ve aşılamaz sanıyorlardı.

ABD merkezli sermayenin Dünya hakimiyetini pekiştirmek için, sermaye dolaşımının önündeki engeller uluslar arası anlaşmalarla kaldırıldı. Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin ‘bir şeyler yapabilmek için’ kaynak ihtiyaçları bunu kolaylaştırmada önemli etken oldu.

Gelişen teknoloji, üretimin yetersizliği problemini ortadan kaldırdığı için üretici ülkelerin alıcı pazarlara daha kolay ulaşabilmeleri gerekiyordu. Bunun önündeki engeller de, ‘korumacılığın ne menem kötü bir şey olduğu’ propagandalarına paralel büyük ölçüde ortadan kaldırıldı.

Bilgisayar teknolojisi ve ona bağlı programlama, haberleşme, internet vs gibi imkanları ellerinde bulunduranların insanlığa ‘Dünyanın bir köy kadar küçük’ olduğu tezlerini kabul ettirmesi de zor olmamıştı.

‘Yıldız Savaşları Projesi’ karşısında Sovyetler Birliği’nin pes etmesi ile ABD ve birinci dereceden müttefiklerinin silah pazarındaki üstünlükleri de zaten tartışmasız hale gelmişti.

İdeolojik bir karşıt-cephe olan sosyalizmin hem pratik hem düşünsel alandaki iflası kapitalizmin yeni verziyonu ‘globalist’ düşünce için bulunmaz bir fırsat doğurdu.

Dünya’yı ‘kendi köyleri’ haline getirmek isteyenlerin önlerinde sadece iki engel kalmıştı: 1. Hala ayakta kalmış ulus devletler ve milliyetçilik anlayışı ile, 2. Yeniden yükseliş dönemine giren İslamiyet.

Küreselleşen Dünya’da ulus-devlet ve millet anlayışının eskidiği propagandasına paralel, Yugoslavya, Irak, Venezuela vs gibi yanlış örneklerden hareketle etnik hareketlenmelerin önü açılırken, merkezi milli devletler zayıflatıldı.

İslamiyet ise teröre cevaz veren bir din olarak damgalandı, mensupları terörizme meyilli ilan edilerek ‘düşman’ safına kondu. İnsanlığın selameti için Medeniyetler Çatışması’nın ‘düşman kutbu’na karşı adeta yeni bir Haçlı seferi başlatıldı.

İnsanlık tarihi boyunca nerdeyse tüm gelişmelerin merkezi konumundaki Büyük Orta-Doğu Bölgesi’nde yaşananlar, tüm alanlardaki üstünlük göstergelerine rağmen, evdeki planların pazardaki realitelere uymayacağını gösterdi.

Globalistler, Dünya’yı değiştirecek yolun Orta-Doğu’dan geçeceğini biliyorlardı. Bunun içindir ki, ‘büyük plan’ çerçevesinde bir yandan Afganistan’a, bir yandan Irak’a yüklenildi. İran hedefe konarak Suriye susturuldu. Türkiye, gah okşanarak gah tehdit edilerek belli bir çizgide tutulmaya çalışıldı. Arap ülkelerinin her biri, büyük plan sahnesinde rol verileceği bahanesiyle kontrol altında tutulmak istendi. Tüm bunlar ‘daha yaşanılabilir bir dünya’ vadiyle tezgahlandı.

Tarihin yapıcı unsurunun sadece ‘güç’ olduğunu düşünenler, ‘hak’ karşısında duraksayacaklarını hiç düşünmemişlerdi. Bilhassa Türkiye’nin İsrail’e karşı tavır koyması ve İran konusundaki kararlı tavrı planları alt üst etti. Ne Irak’ta, ne Afganistan’da netice istenildiği gibi olamamıştı. Dünya globaldi ama, globalistlerin düşündüğü gibi düz değildi.

Globalizmin sancılı rüyası, Wikilaks Belgeleri diye ünlenen belgelerin yayınlanmaya başlamasıyla yeni bir safhaya girdi. Dünya güçlerinin ellerindeki bilgi ve onu idare eden gücün dokunulmazlığı, erişilmezliği efsanesi yıkıldı. Dış temsilcilikleri tarafından merkeze servis edilen yüz binlerce belge internet üzerinden kamuoyunun bilgisine sunulmaya başlandı.

Binbir çeşit komplo teorisi arasından elbette herkes beğendiğine itibar etmekte özgür. Ancak ilk bakışta, yayınlanan belgelerden Büyük Orta-Doğu’nun dizayn edilmesi yolunda yeni bir hamle yapıldığı izlenimini edinmek mümkün. Başta Türk yetkililer olmak üzere bir çok devlet adamı bu konuyu açıkça dile getirmekten de kaçınmadı.

Zamanla niyetler, planlar, gerçekler bir bir ortaya çıkacak. Ancak, belgelerin ortalığa saçılmasıyla birlikte, klasik deyimle ‘hiç bir şey eskisi gibi olmayacak’. Globalistlerin, küreselleşen dünyada saklanmaya değer bilgi kalmadığı yolundaki uyutucu tezleri, bir politikacının ayakkabı numarasının dahi önemli sayıldığı gerçeğiyle yerle bir oldu. Dünyanın düz olduğu var sayımı ile yabancılarla al tekke ver külah kabilinden ilişkilere girilemeyeceği bir kez daha görüldü. Tabii Amerikalıların bu kabalık, yüzeysellik ve insani değerlere saygısızlıkla hiçbir zaman medeniyet’in her hangi bir yöresinde yer edinemeyecekleri de… 

Amerikan gizli belgelerinin ortaya dökülmesinden doğan hazzı gören Wikilistler, başka ülkelerin, başka odakların, kurumların belgelerine yönelecekler. ABD’ye gönderilen belgelerden sonra sıra ABD’nin temsilciliklerine gönderdiği belgelere gelecek. Ülkeler arasındaki gizli anlaşmalar ve bilhassa mağdur ülkelere karşı yapılan planları göreceğiz ilerde.

Elbette ‘büyükler’ her zamanki gibi eleme, süzme, manipülasyon gibi metotlarla piyasadakileri kendileri için yararlı hale getirmeye çalışacaklar. Ancak hakkın ve haklının karşısında ne derece başarılı olabilecekler, hep birlikte göreceğiz.

Wikilizm devri, globalistlerin şen’i gayretlerinin bir kere daha dumura uğrayacağını gösterecek. Kan, zulüm ve gözyaşları üzerine inşa edilen binaların çökmesinin ne kadar kolay olduğunu gören insanlık, daha yaşanabilir bir Dünya’yı talep için bundan böyle daha cesaretli olacaktır.

SAYFA BASI


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Wikilizm ve Wikilistler
Batı cephesi bildiğiniz gibi
Papa radikallere koz verdi
Bayrak
Her şey hayallerle başlar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin ve AB’nin geleceği
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Bizi bekleyen Avrupa
Almanya’da Türk Adası
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi Avrupa’ya taşımak
Terörün yeni yüzü
AB ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son ziyaret üzerine
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Önemli bir başarı !
Politikasızlık’ politika olursa...
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Terör ve Yeni Dünya Düzeni
Biri bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara bak!


 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Kendini İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
Kendi içinde bütünlük arz etmeyen, kendisini tamamlayamayan müslüman azınlığa verilmesi muhtemel haklar da ancak, sergilediği duruşla örtüşen biçimde olur.  Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Yakup Yurt

GÖÇ, HAYALLER VE IRKÇILIK…
Irkçılık hayallerin yıkıldığı kriz dönemlerinde hortlar.
Hayalleri yıkılan ve canından başka kaybedecek bir şeyi olmayanlar tehlikelidir.
Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Ali Kılıçarslan

Almanya’da İslam İlahiyatı
Almanya’da üniversitelerde Almanya’nın şartlarına göre ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gereklidir. Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

ABD Saldırılarının Doğası
ABD, fundamentalist İslamcı teröristlerle savaştığını iddia etmektedir. Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Neden Cumhuriyet?
Cumhuriyet, kendi içinde birçok devrimi barındıran bir hayat biçimi, yaşama biçimi olarak anlaşılmalıdır. 
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat