·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  NETMEETING  
·  CHAT  
   
   


  GÖZCÜ

                                         OZAN YUSUF POLATOĞLU

 

ozanyusuf@gmail.de


 

BİR SEÇİM BÖYLE GEÇTİ

    Bir seçim dönemi daha geride kaldı. Türk siyasi hayatında politik söylemler gereken olgunlukta değil maalesef. Seçim dönemlerinde ise kantarın topuzunun iyice kaçtığı görülmektedir. Tepki duyulması gereken sözlerin alkış alabilmesi bir tezatın varlığını işaret etmektedir. Makul olmayan şeylere akıl tepki veremiyorsa, bir muhakeme sorunu var demektir.

  
   Bu doğrultuda göze takılan durumlara her seçim dönemi rastlanır. Bu seçim döneminde de mizah örneği olabilecek, manidar sayılacak bir çok duruma rastlandı. Bununla birlikte halkın çoğunluğunun basireti, en az kötü olanı, her şeye rağmen tercih edilmesi gerekeni bulup çıkarabildi..

 
   Başından beri “sözde değil özde” olmak vurgusu gündemde yerini aldı bu dönem. Laikliğin sözde değil özde anlaşılması, uygulamalara yansıması vurgulandı. Lakin durumun bundan ibaret olmadığı belliydi, biliniyordu. Bütünüyle “demokrasi kültürünün” sözde değil özde olması gerektiği, daha sağlıklı ve asıl çözüm olarak ağırlığını bir kez daha hissettirdi. Sözde değil özde demokrasi olsa taşlar zaten yerine oturacaktır.

 
   Bu dönemle ilgili olarak ben sözü mısralara bıraksam yeridir. Mısraları uyandırdı bazı durumlar zira.. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önceleri lazım olmayan 367 iddiası keyifler isteyince devreye girdi. Kimse inanmadı, ama yapacak bir şey de yoktu. Olay tarihe, zamana mal olacaktı. Fakat çok uzun sürmedi, ilk hüküm ve cevap milletten sıcağı sıcağına geldi:

 
               367...

Aritmetiği  sarstı bu üç yüz altmış yedi
Koskoca hukukçular (!) dedi ah neler dedi..
Ava giden avlandı.. Ne  umdu ne buldular
Bu üç yüz altmış yedi, döndü onları yedi..
            .....       .......                 ........

    Çok ciddi bir konuyu, uygun olmayan jestlere yüklemek de rahatsız edici bir durum. Türkiye, millet-devlet-bayrak bütünlüğünü korumak durumunda ve gücündedir. Teröre taviz verilecek değildir, ne gerekiyorsa yapılacak, üstüne gidilecektir. Bununla birlikte ülkenin temel meseleleri daha akılcı, geniş ufuklu, sorumlu yaklaşımlar gerektirmektedir. “Üzerinden siyaset” yapmak değil, “siyaset üstü” olarak ele alıp, adil ve bütünlüğü içinde tutan çözümü başarmak önem arz etmektedir. İç boyutunu, uluslararası boyutunu bilip kararlı olmak ve usta bir diplomasi becerisi göstermek lazımdır. Ülkenin başına çok yönlü olarak sarılan belanın, tek yönlü düşünülerek çözülmesi zordur. Meydanlara düşen ip düzeyi düşürmüş olsa gerektir:

 
   İP MESELESİ

Yok atılan imzaymış..yok verilen ikrarmış
Yok Amerika varmış.. yok başka sebep varmış
Yanılmışız.. “Terör başı” bu sebeplerden değil
Meğer İP yokluğundan  kellesini kurtarmış..

                        ....      .......

      Meşhur fıkra vardır ya, acemi kaptan gemiyi karaya oturtur. Yolculardaki telaş ve şikayetlere karşı da, “bana neden öyle bakıyorsunuz, ben ne yapayım deniz bitti” diye cevap verir. Gel gör ki şimdi bu seçim döneminde  biten “Deniz” başka bir denizdir. Üstelik, eğer kaybedersem, “benim adım ki Deniz, denizden Rodos’a kadar yüzeceğim diye bahse girmiş ve Akdeniz şahit olsun ki seçimi kaybetmiştir:

            RODOS'A YÜZMEK

Bindiği dalı kesti Ak’a, karaya vurdu
Hırçınlaştı, saldırdı tartan daraya vurdu
“Lodos” esintisiyle “Rodos”a yüzmek derken
“Deniz” bitti (!) aniden Rodos karaya vurdu...

            ......                  .......

 
  Seçimleri eğer kendi anlayışları seçilirse makbul sayan, kendi kafalarına uygun olmayınca makul saymayan davranış kendini ele verdi maalesef. Seçim neticelerinin içlerine düşürdüğü panik, literatüre mizah örneği olacak sözler söylemelerine sebep oldu. Eğitimsiz kitlelerin oyu, "cahil oy çoğunluğu" gibi sözler, totaliter anlayışın çağdaş versiyonu olarak bu  döneme damgasını vurdu:

            ÇAĞDAŞ DİKTA

Cahil oy çoğunluğu... gaftan öte gafa bak!
Söz olmayan söze bak, lâf olmayan lâfa bak!
Halksız halkçı, cumhursuz cumhuriyetçi bunlar
Demokrasi adına bu laf ı güzafa bak..

       Bu "panik yorum"  bir çok aydın (!) gazetecilerle sınırlı kalmadı. Siyasetin içinde olanlar da "zirve zırva" rekorunu zamana mal ettiler. Kaybeden partinin ikinci adamlarından birisi, bu sandık neticeleri rasyonel değil, mantıkla izah edilemez...... mealinde sözler söyleyerek, "siyasi mizah literatürüne" katkı yapmış oldu:

            DUYDUK-GÖRDÜK

Yüzde kırk yedi oyu iki torba kömürle
İzah eden izansız insafsız diller gördük...
Sandık iradesinde bir “mantık” bulamayan
Bir partinin ONUR’u, gururu kullar gördük..

    Velhasıl, "secilmişlere" gereken saygıyı duymayan, "seçkinci" bir imtiyazda kendini görenler var. Lakin mızrak çuvala sığmamaktadır. Statükoya "mahkum" olanlar, günün demokrasi anlayışından da "mahrum" olmayı kendilerine yakıştırıyorlar. Kısacası, yıllardır Avrupalı olmaktan bahsedenler, Batı'nın demokrasi normlarına "ters" düşerek "test"i kaybediyorlar. Cemil Meriç'in tespitiyle, "bizim batıcılar doğu istikametine  giden geminin güvertesinde batıya  doğru koşan kişilere benzemektedirler." Kendi olmaktan çıkmış, başka şey de olamamışlardır:

            GARİP TİPLER

Millet değerlerinden rahatsız grip bunlar
Çağsız çağdaş.. baskıcı.. çok tuhaf.. garip bunlar..
Tek tip.. tek parti..tek renk..tek kalıp.. Heyhat
Milleti küçümseyen “beyaz bir grup”  bunlar....

ozanyusuf@gmail.de

Website: ozanyusuf.net

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Bir seçim böyle geçti
EY 367...
Merhaba sayın Baykal
Kaosa bak kaosa
Beyaz Saray Bembeyaz (!)
Âşık Yaşar Reyhânî (1)
Vicdan Testi
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
    Bir taraf ‘perişan’ oluyor

Seçim Şakası
”Avrupa birliği”inden ”Ortadoğuda”ki karışıklığa
Nice Saddam nice Bush geçti bu dünyadan
Bayram o bayram ola
Iraktan huzur ırak
Bağdat Bağdat 
Geldi petrol diyarına Amerikalı kovboy

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir seçim böyle geçti
Mahmut Aşkar
Düşünmeğe Zaman Yoksa...
Orhan Aras
Dedem Korkut  yom verecek
Yakup Yurt
Gerçek tek, yorumlar farklı...
Nuran Yelkenci
Günümüzün bazı cemaat liderleri (Şeyhleri)
Hidayet Kayaalp
Eşeklerin Gizemli Dünyası
Yılmaz Kuzucu
Hayat; sebep ve sonuç
Halil Gülel
Kim ateşliyor bu fitili
Hasan Kayıhan
Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Saldırılan Polis
Üzeyir Lokman Çaycı
Yolcular
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Mustafa Can
M İle M’nin Gölgesi Sohbet Ederken....
M. Ali Aladağ
Varılmaz menzile bu gidişle
Fikret Ekin
Dededen Toruna Türkçe(!)
Ayten Kılıçarslan
Avrupa aydınlanmış da...
Muhsin Ceylan
Kin vaizleri /Hassprediger
Yakup Tufan
Uyum nedir?
İsmail Altıntaş
Gençlik ve Eğitim
Şensel Aşkın
Kültürel Çözülme ve Zorlanan Kişilik
Latif Çelik
Korkarım sonunda o'da olacak
Alperen Çelik
Ortadoğu
Sebahattin Çelebi
Bu şehir, varoşlarında 
gizlerdi seni...
Ali Kılıçarslan
Anti-İslam kampanyası
Sizden Biri
Nadan elinden
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç