·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  FİKİR MEYDANI

              Orhan Aras 

 

ORARAS@aol.com


YÜREĞİ  YARALI ŞAİR, TOFİG ABİDİN

ısıt sıcaklığınla
yaşat merhametinle

Duyguların gittikçe soğuduğu, merhametlerin kaybolduğu dünyamızda ister istemez kulaklarımız duygu bayrağını taşıyan şairlere yöneliyor ve onların sıcaklığına sığınmaya çalışmaktan başka bir çare bulamıyoruz.

Tofıg Abidin, bu duygusuz, bu çürümeğe yüz tutmuş dünyada hala saflığın, duru bir su gibi temiz insanlığın temsilciliğini üstlenmeğe çalışan şairlerden biridir. Yüreğindeki sızılarla, bakışlarındaki insanlık dolu manalarla şiirlerine renk, melodi ve güzellik katarak  içimize ümitler serpmeğe çalışan Tofıg bey, Türkiye Türkçesindeki deyişle Tevfik Abidin Muharremoğlu 1941 yılında Salyana bağlı Kızılknet  de doğmuş. Bakü  Güzel Sanatlar Fakültesini bitirmiş. Yayını, Bakü’ de otuz yıldan fazla  devam eden  Gobustan isimli sanat dergisini kuranlardan biri olan Tofig bey aynı zamanda  tiyatro, müzik ve sinema ile yoğun bir şekilde ilgilenmiştir. Bir çok sanatçının biyografisini kaleme alan Tofig bey, Azerbaycan Yazarlar Birliği, Azerbaycan Gazeticiler Birliği ve Azerbaycan Tiyatro Yazarları Birliği üyesidir.

Onun haftalık yazılarını Azerbaycan’ da yayınlanan Adalet ve 525. gazetelerde okudukça, çevremizde olup bitenlere daha dikkatle bakmaya ve  eksilen, yok olan duygularımızın ve adetlerimizin önemini  daha derinden hissetmeğe başlıyorum.
Tofig Abidin sadece bir şair, bir sanatçı, bir yazar olmaktan öte aynı zamanda  bir vefa adamıdır da. Yitip giden dostlukların değerini ve önemini onun yazılarından yüreği döğünerek öğrenmek mümkündür.

Sovyetler Birliği’ nde yaşarken takip edilen, milletine olan sevgisi nedeniyle yargılanan Tofıg bey, Sovyetler Birliği dağılır dağılmaz, sevgisini yüreğinin en başına yazdığı Türkiye’ ye koşar. Orda hep rüyalarında yaşattığı bir alemin gerçeğini göreceğinden emindir. Ama on yıllık bir gurbet hayatı gerçeğin bir başka türlü olduğunu, herkesin aynı rüyayı göremediğini ona öğretir ve büyük hayal kırıklıkları içinde tekrar Azerbaycan’ a döner.
Her gidiş bir ayrılık rüzgarı getirirken gönüle, her dönüş de bir başka hasretin acısını yığar insanın içine.Tofıg bey de, bu hasretlerin, bu kırgınlıkların sözlerini şiirlerine taşır.

bu yağmurda
yaprakları dökülmüş dal gibiyim
gögeremem
yıllarca kalsam böylece
öyle kurudum ki
Tanrı’dan yana
bir daha çiçekler açamam bile


İnsandan yana, davasından, düşüncelerinden yana düşülen hayal kırıklıkları öyle kırar ki insanı artık kuruduğunu ve çiçek açamıyacağını düşünür.Ve yalnızlıklara gark olduğunu da bilir şair.Tek başına uzayıp giden yağmurlarda öylesine durmayı bir vazife olrak görür kendince…Çünkü ona tek ağlayan yağmurdur.

bu yağmur ağlıyor ne dertli dertli
beni alan yok...
benimle bu yağmur altında bile
durup kalan yok
bu yağan yağmuru kimse görmüyor
bu yağmur, bu yağmur bana ağlıyor....
Yağmurları, yalnızlıkları, daha da insan olmayı öğreten bu şiirlerde bir sızlanmadan, yakınmadan çok bir haykırış  
vardır. Sana, bana, halkımıza, insanlığa yönelmiş bir haykırış…Okudukça bir duygu denizinden  bir düşünce denizine
doğru yol alıp gidiyoruz. Diline, gönlüne sağlık Tofıg müellim!


sana yer yazık gönlüm
bir garibim bu dağlarda
pınarları gözüm gibi
akıp akıp hey ağlar da

göz yaşlarım taş oldu mu
taşlara sırdaş oldu mu
şu hayatım yoruldu mu
ömrümse orta çağlarda

bu hasretti, bu tuzaktı
yazı yazan bana yazdı
karşı yıllar ne ayazdı
üstünü duman bağlar da

gel diyene cevabım yok
git diyene cevabım yok
yaşamaya bir tabım yok
tedirginim duraklarda

çıkıp gitsem görünemem
şu yerlere ben dönemem
yazık gönlüm ben ölemem
sana yüküm buralarda...


Acıbadem  haziran 1996

 

2

Çerh-i felek yüzün bana
ne istersin şu halimden
Allah beni koruyorsa
tutamazsın sen elimden

bir yazıya güman çoktu
sende sevgi insaf yoktu
ahım şu göklere kalktı
duyamazsın sen halimden

ömrüm günüm taştan geçıyor
bütün dertler beni seçiyor
içim güsse gam içiyor
bakıyorsun nereden sen

Çerh- i felek yüzün buzdur
çekil çık git uzakta dur
her ömürün sonu O’dur
bunu sen de bilmelisin

neden böyle beni gördün
görüp alıp ve götürdün
öldürmedin sen getirdin
Allah’ınım, Allah’ın ben...


Acıbadem Şubat 1995

3

şimdi yanındayım
ısınmıyorsun sıcaklığımda
korka korka geliyorsun yanıma
içinden geçeni bilemiyorum
neler geliyor aklına
göremiyorum
şimdi yakınıdayım
değerlendiremiyorsun beni
yazık çok yazık
göremiyorsun
bu güzel gariplikte
nasıl içten seviyorum seni
vakit akıyor, zaman geçiyor
ısıt sıcaklığınla
yaşat merhametinle
beni gör
bir zaman ne geç kaldım diyebilirsin
o vakit zor olacak zor
şimdi içindeyim
koparıp atma beni
yaralı çiçek gibi yollar üstüne
bu gariplikte en küçük söz
dokuna biliyor yüreğime
yıllar geliyor yıllar üstüne
aklını al avucuna,gör beni gör
ben bir Allah insanıyım
 Ben senden yanayım.


SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Yüreği Yaralı Şair, Tofig Abidin
Aman da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Ali ile Nino hala yaşıyor
Necla Kelek´in "Yabancı Gelini"
Juan Goytisolo
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Susmak mı bağırmak mı?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Orhan Aras
Yüreği Yaralı Şair, Tofig Abidin
Hasan Kayıhan
Mozaik'ten Çiçek Bahçesi'ne Türkiye
Nuran Yelkenci
Duada kararlı olmak 
Sebahattin Çelebi
gül fidanı  
Fikret Ekin
Kedi Medeniyeti
Mahmut Aşkar
Facia!..
M. Ali Aladağ
Türk de Olmasa.....
Üzeyir Lokman Çaycı
Dilde Bozulmalar 
ve Kültür Yozlaşmas
ı
Yakup Yurt
Gurbetten Gelmişim...
Yılmaz Kuzucu
Röttingen deki „İslam Projesi“ tüm okullara örnekti
Mustafa Can
Sen de Yalnızım mı Diyorsun....
Hidayet Kayaalp
Kendimizle İletişim
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Kan parası
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç