·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  FİKİR MEYDANI

              Orhan Aras 

 

ORARAS@aol.com


DİNLE KÜÇÜK ADAM !

     „Yüzyıllar boyunca dostlarını öldüreceksin! (....) Günlerce,aylarca ve yıllarca bir efendinin peşinden ötekini selamlıyacaksın! Çocukların ağlamalarını duymayacaksın! Büyüklerin çektikleri yoksulluğu dert edinmeyeceksin! Akrabalarını, dostlarını özlemiyeceksin! Yüzyıllar boyunca hayatı korumak yerine kan dökeceksin ve cellatların sana yardım ederlerken sen özgürlüğü yerleştirdiğini sanacaksın ve sonuç olarak hiç bir zaman bataklığından çıkamıyacaksın!“

     „Dinle küçük adam!“
Kim bu küçük adam? Bu küçük adam, heveslerine, arzularına yenilen, haksızlıklara boyun eğen bazen zalimleşen, başkalarının haklarını yiyen ve kendini çok büyük sanan insanlardır. Bu bazen bir müdür, bazen bir doktor, bazen  bir poltikacı bazen de bir dindar adamdır!
Bu küçük adama seslenen kimdir?

     Bu adam 1897 yılından Almanya’ da doğan ve 1957 yılında Amerika’ da ölen Wilhelm Reich’ dır.
Wilhelm Reich, Sigmond Freud’ un en iyi talebelerinden biriydi.Freud onun için „Psikalaniz alanında en iyi kafa“ dır demişti. Sonradan Freud’ la da arası açıldı ve onu terk etti.

     1933’de „Faşizmin kitle Psikolojisi“ kitabını yazınca Almanya’ da yaşaması mümkün olmadı ve Amerika’ ya göçtü. Orda çeşitli çalışmalarda bulundu.“Orgon enerjisi“ gibi yeni teoriler ortaya attı. Ona göre, evrensel çekim diye birşey yoktu ve herşey bir orgon enerjisi içinde yüzüyordu. Amerika’ya karşı çıkıyor. Sovyetler Birliği’ nde uygulanan sosyalizmi tenkit ediyordu. Tenkitleri ve kavgaları öyle bir hale geldi ki en sonunda kurduğu okul kapatılarak kendisi de hapse atıldı.

     Onun yazdığı en güzel kitaplardan biri „Dinle Küçük Adam „ (Listen little man) kitabıdır.Ona göre küçük adam bütün toplumlarda görülen, işçisinden, yazarına, politikacısından din adamına kadar her çeşit adamın ortak kimliğidir. Küçük adam, kendisine her söylenene inanan, ne öğretilirse onu doğru sayan, nereye çekilirse oraya giden, bazen de kendini Tanrı gibi hisseden ve zalimleşen insanın adıdır.

     Reich, bu kitabını 1945-1947 yılları arasında Amerika’ da yazdı.

     O, bu kitabı aslında kendi kurduğu „Orgon Mektebi“ nin arşivi için kaleme almıştı. Ama arkadaşları bu kitabı çok sevdikleri için ısrarla yayınlanmasını istemişlerdir.

     Wilhelm Reich, aynen bir dedektif gibi küçük adamı sürekli takip eder. Onu tanıtır, tasvir eder, açığa çıkarır ve onun bütün bu yanlışlardan kurtularak düzgün insan olmasını ister:
„ Kaçma! Kendine bakmak yürekliliğini göster küçük adam! Sen kendine bakmaktan, kendini tenkit etmekten korkuyorsun! Küçük adam, kovulmuş bir köpek gibi değil, hür bir insan olabilirsin! Kötü düşünceli değil içten bir insan olabilirsin... Geceden yararlanarak gizlice değil, gün işiğinda sevebilsen sen sen olursun küçük adam! „

     Wilhelm Reich küçük adamı yargılarken onun küçük adam olmadaki sorumluluğunu ortaya koyar:

     „Sen kendi kendini zincire vuruyorsun küçük adam! Kendi tutsaklığının tek ve biricik sorumlusu yine sensin!“

     Küçük adam, toplumdaki sömürü, yalan, baskı ve zalimlikler için de sorumludur. Çünkü o her geleni kendine  „efendi“ sayar. ‚Efendi’ leri karşısında korkar, siner, onlara yaltakçılık yapar, onlara karşı durmayı , onlarla savaşmayı bilmez:

     „Onlar seni sevmiyorlar küçük adam! Seni aşağılıyorlar! Çünkü sen de kendini aşağılıyorsun küçük adam! Onlar seni bir sembol uğruna harcadılar, sana hakim olacak gücü sen onlara verdin küçük adam! Kendi efendilerini iktidara getiren sen oldun küçük adam! Sana onlar‚ sen aşağı bir yaratıksın’ dedikleri halde sen onlara hala ‚kurtarıcı’ gözüyle bakıyor ve durmadan ‚Heil Heil, viva viva!’ diye bağırıyorsun!“

     Toplumdaki bütün hastalıkların kaynağı Wilhelm Reich’ a göre hep küçük adamlardır. Onların rahatlıkları, ilgisizlikleri, cahillikleri, hissizlikleri, aptallıkları her türlü zalimliğe yol açar ve toplumun düzeni bozulur. Bu nedenle yazar sık sık, ‚Ben senden korkuyorum küçük adam! ‚ diye bağırır.

Küçük adam dostluk bilmez, vefa bilmez, sevgi bilmez, ilim bilmez, hayatın ve özgürlüğün değerini bilmez. Küçük adamın bütün işi, gününü gün etmek, başkalarına yağ çekmek, zalimlere yol açmak ve küçüklerin küçüğü olmasına rağmen kendisini hep büyük adam olarak görmektir. Kendinden güçlüler karşısında eğildikçe eğilir, kendinden zayıfları ise acımasızca ezer.

     Küçük adam dünyayı da umursamaz! Başka yerlerde savaşların olduğunu, hastalık ve yoksullukların insanları kırıp geçirdiğini de bilmek istemez! Sadece bir ot gibi yaşamayı sever.

     Wilhelm Reich şaşırtıcı bir ustalıkla yanımızda, yakınımızda, bazen de içimizde olan küçük adamların tümünü kulaklarından çekerek meydana çıkarır. İnsan onu okudukça gözlerinin önünde her satırda bir küçük adam belirir ve şaşırır:

     “Eğer şansla bir yere geldiysen sömürme sanatında seni sömürenden daha öteye gitmekten vazgeç! Tören giysilerini ve şapkanı çıkar at! Başkalarından izin almadan sevdiğin kadına sarıl! Diğer ülkelerdeki başka insanları görmeğe git , çünkü onlar da senin gibi yaşıyorlar, onların da senin gibi iyi ve kötü yanları vardır. Tanrı nasıl yaratmışsa bırak çocuklarını öyle büyüsünler. Tabiattan daha iyisini yapmaya kalkışma! Daha çok anlamaya, daha çok korumaya çalış. Boks maçına, eğlence merkezine gideceğine kütüphaneye git! Ve özellikle doğru biçimde düşün! İçindeki sesi dinle! Kendi hayatının efendisi sensin,hiç kimseye kendi hayatını emanet etme! „

SAYFA BAŞI

Yazarın diğer yazıları:

Dinle küçük adam!
Azerbaycan’da savaş edebiyatı
Tuna nehri akmam, diyor
Gül döksem yollarına
Bir dostun ölümü
Onlar söyledi biz de inandık!!!
Bir roman, bir tesbit ve "Sarı Muallimler"
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Çok acıtıyor değil mi?
Ağlama Ne Olursun?
İnsanlık öldü mü?
Balık Adam
Yüreği Yaralı Şair, Tofig Abidin
Aman da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Ali ile Nino hala yaşıyor
Necla Kelek´in "Yabancı Gelini"
Juan Goytisolo
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Susmak mı bağırmak mı?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Orhan Aras
Dinle küçük adam!
Yakup Yurt
Kem küm, lam lum!
Nuran Yelkenci
İlk Müslüman İş Kadını Hz. Hatice
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Mahmut Aşkar
Yine Geldiler...
Üzeyir Lokman Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Üniversite: Girmek mi, çıkmak mi zor
Şefik Kantar
Bayrak
Osman Seçmez
Herşey çok iyiye gidiyor derken...
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemiz Sorunları ve TRT
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Atatürk-Türkeş ve Ülkücü Gençlik
Sebahattin Çelebi
Hüznümü, limanlara akıttım da geldim...
Yılmaz Kuzucu
İçimdeki Notlar
Ozan Yusuf Polatoğlu
Vicdan Testi
Hidayet Kayaalp
Eşeklerin Gizemli Dünyası
Halil Gülel
Kim ateşliyor bu fitili
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
M. Ali Aladağ
Sarık-Cübbe ve Takım-Kravat
Ali Kılıçarslan
Yeni meclis, eski kafa
Veli Kalli
Gurbette Vatan Sevgisi
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç