·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


PENCERE
                                                                                       Nuran Yelkenci
 
nuranyelkenci@yahoo.com


Sahte Peygamberler

Tarih boyunca dünyanın birçok ülkesinde zaman- zaman sahte Peygamberler türemiştir. Bunlar şizofrenik kişilik yapısında, eski deyimle “cinlenmiş” “çarpılmış” insanlardır.

Bu insanlar kendilerinin Peygamber, elçi veya kurtarıcı olarak gönderildiklerini sanırlar. Ne yazık ki bu tip insanlar kolaylıkla kendilerine yandaş bulabilirler. Üstelik bu hezeyanlarına yanlarında topladıkları kişileri de inandıracak kadar zeki olurlar.

Ruh doktorlarının dediklerine göre: Şizofrenler kendi zihinlerinde yarattıkları dünyalarına, yanlarındakileri de çekme kabiliyetine sahip olabilirler.
Gerçeği değerlendirme yeteneğini kaybeden bu kimseler, kendi gerçekliklerini yaşarlar. Olayları daima kendi gerçeklerine göre yorumlarlar. Ve aksi ispat edilse dahi, buna asla inanmazlar. Böylece -tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi, bulaştıkları insanlar da, şizofrenik bir gerçeklik duygusuna kapılırlar.
 Bu insanların zihinleri de allak bullak olup,  kendi hayal dünyalarında bir yaprak gibi oradan oraya sürüklenirler.
Bu insanlar sadece kendilerine değil, bazen de tüm ülkeye zarar verirler. Bunlar kendilerinin dünyaya kurtarıcı olarak geldiklerini sanmaktadırlar.
Günümüzde buna benzer pek çok “cemaat, tarikat ve külte” tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de rastlamak mümkündür.
Örneğin dünyada, “Moon tarikatı” ve “Scientology” gibi, her ülkenin kendi inançlarına, kültürüne ve geleneklerine göre insanları etkileyerek, inançlarını kullanarak kendilerine yandaş toplayan tarikat örnekleri bulunmaktadır.
 Bu tarikatlar sadece inanç üzerinden insanları etki altına alabilmektedirler. Bunun adına ister “satanizm” deyin, ister “new age” veya “uzay tarikatı” deyin. Bu akımların tamamı bir şekilde maneviyata ve inanç sömürüsüne dayanmaktadır.
 Gerçek şu ki; maddesel olan hiçbir şey ile insanları robotlaştırıp etki altına bu denli alamazsınız. Sadece Allah korkusuyla veya bir takım metafizik yöntemlerle insanları gönüllü köleler haline getirebilirsiniz…

Bu tarikat düzenlerinin tamamında “Altın Çağ” vaat edilmektedir. Kendilerinin Allah’ın askerleri olduklarına inanmaktadırlar. Kendilerinin seçilmiş kullar olduklarını ve çok özel insanlar olduklarını sanmaktadırlar. Bazıları da “uzaydan veya bazı gezegenlerden” geldiklerini sanmaktadırlar.
Yani bir şekilde kendilerinin dünyaya hakim olacak “Altın çağın önderleri” olduklarını sanmaktadırlar. Bazıları da, tıpkı “Sahabeler ya da Havariler” gibi olduklarını düşünmektedirler.

Bu şizofren kişilikli insanlar tarih boyunca var olmuşlar ve var olmaya da devam edeceklerdir.
 Bunun için doğruları ve yanlış insanları ayırt etmek aslında çok da zor değildir. Sadece akılcı düşünmek ve kişilerin ruh dünyalarını, hayatlarındaki çelişkileri, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini ve mevcut yaşam tarzlarını biraz incelediğimizde, zaten Allah dostu mu yoksa Allah’ın adıyla insanları kandıran  şarlatan mı oldukları anlaşılacaktır.

Peygamber özellikleri
Tüm peygamberler; Allah tarafından günaha ve çirkin utanmazlıklara karşı korunmuşlardır. Dolayısıyla Peygamberler asla nefislerine göre yaşamazlar, heva ve heveslerine göre konuşmazlar.
Peygamberler asla yalan söylemezler.
Peygamberler asla zina yapmazlar, haramlara yaklaşmazlar.
Peygamberler güvenilir olurlar, bu güveni tüm topluma yansıtırlar.
Peygamberler hal ve tavırlarıyla insanları etkilerler.
Peygamberler mütevazı ve ölçülü olurlar, israftan ve abartıdan kaçınırlar.
Peygamberler asla kendilerini ilahlaştırıp putlaştırmazlar.
Peygamberler büyüklenmekten kaçınır kendilerini diğer Peygamberlerle kıyaslamaz, mübarek insanları hürmet ve tevazu ile yad ederler.
Peygamberler Allah’tan başka kimseden korkmazlar.
Peygamberler onurlu ve şerefli olurlar.
Peygamberler yokluğun da varlığın da Allah’tan geldiği bilinciyle yaşarlar.

Sahte Peygamber özellikleri:
Nefsine göre yaşarlar.
Kuran’ı kendi çıkarlarına göre yorumlarlar.
Zina yaparlar.
Güvenilir olmazlar.
Çıkar ve menfaat peşinde koşarlar.
İkiyüzlü ve yalancı olurlar.
Kendi çıkarları için sağa sola iftira atarlar.
Kendilerine ilahlık verirler.
Haşa, kendilerini dolaylı bir şekilde Allah’ın önüne koyarlar.
İnsanları etki altına alıp, sadece kendilerine bağlarlar.
Lüks içinde yaşarlar.
Dünya çapında ün ve şöhret sahibi olmayı isterler.
Yoksul ve yetimlere yardım etmezler.
Ülke hayrına hiç bir şey yapmazlar.
Kendilerini insanlardan ve diğer Peygamberlerden üstün görürler.
Şeytanın etkisinde oldukları için onun karakterini sergilerler; övülmekten hoşlanır, kendilerini ön plana çıkarır, israf eder, yalancı ve ikiyüzlü olurlar ve Allah’ın adıyla insanları aldatırlar.

SAYFA BAŞI

www.nuranyelkenci.com

Yazarın diğer yazıları:

Sahte Peygamberler
Anne Sevgisi
Günümüzün bazı cemaat liderleri (Şeyhleri)
İlk Müslüman İş Kadını Hz. Hatice
Utangaçlığın yeni adı sosyal fobi
Her İşin Başı Eğitim Nedir?
Konuşamıyoruz Çünkü Okumuyoruz
Güçlünün Değil Haklının Sözü
Yaşama Sevinci
Mutfaktaki İsraf
Varoşlardan sosyeteye İstanbul
Sen de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
Benim Duam
Yasakları Yasaklamak
Filistin’in Göz Yaşları
Peygamberleri Rahat Bırakın
Noel ve Yilbaşı Kutlamaları
Hayal Gücü Sınırlarının Ötesinde...
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
İffetli Müslüman Türk Kadını ve Örtünme
İnsanın En Büyük Düşmanı Şeytan
Duada kararlı olmak
Kuran’da selamlaşmanın önemi
Allah, İnsanı hastalıkla da sınar
Haset ve Kıskançlık
Kilitli Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem  
Sahte Dünyanın Acıları
Tarihten Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan Detayda Gizlidir
İnançla Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca Çağıran Davetler
Hayırlarda Yarışmak
Zaman Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki sırlar
Herşeyde Hayır Görmek
Pişman Olmadan Önce
Örnek Müslüman Kadın Hz. Meryem
Tüm annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin Düşünmek
2005 Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının Yeri


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Nuran Yelkenci
Anne Sevgisi
Mahmut Aşkar
Memleket Yine Toz-Duman
Yakup Yurt
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
Yılmaz Kuzucu
Örtün bir bayrağa bedel
Ozan Yusuf Polatoğlu
Merhaba sayın Baykal
Orhan Aras
Dinle küçük adam!
Hayrettin Çakmak
1070 Rakımlı Tepe
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Halil Gülel
ALM ANYA'DA KIRK YIL SONRA TÜRKÇEMİZ
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Üzeyir Lokman Çaycı
Yağmurdan faydalanma yerine zararlarına seyirci kalınıyor
İbrahim Selamet
Filistin
Haldun Çancı
Kırk Katır Mı, Yoksa, Satırları Paket Mi İstersiniz?
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Üniversite: Girmek mi, çıkmak mi zor
Şefik Kantar
Bayrak
Osman Seçmez
Herşey çok iyiye gidiyor derken...
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Yeltsin’in Rusyası ve Erdoğan’ın Türkiyesi
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemiz Sorunları ve TRT
Sebahattin Çelebi
Hüznümü, limanlara akıttım da geldim...
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Mustafa Can
Akıl...Gönül...Şüphe...
Sonra Hayatın Akışı...
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç