·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


PENCERE
                                                                                       Nuran Yelkenci
 
nuranyelkenci@yahoo.com


Sahte Dünyanın Acıları


     Allah'ın bizim için sürekli yarattığı yüzlerce çarpıcı görüntü, nimet ve güzelliklerle karşılaşırız. Ne yazık ki bu güzellikleri  kaybetmediğimiz sürece farkına varamayız.  Örneğin, soluduğumuz temiz hava,  her gün muntazam bir şekilde güneşin doğuşu, hayvanlardaki eşsiz güzellikler ve birbirinden ihtişamlı bitkiler, çiçekler insan ruhunda  derin etkiler bırakır. Oysa ki dünyada tüm bu güzelliklerin yanında bilinmesi gereken çok önemli bir gerçek vardır. Bu gerçeği Allah bir Kuran ayetinde şöyle hatırlatır:


“Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir." (Al-i imran, 185)

     Evet; Dünya hayatının gerçekten aldatıcı olması, onun geçiciliğinden ve bir gün mutlaka yok olacak olmasından kaynaklanmaktadır. Allah, yeryüzünü ve dünyadaki tüm  nimetlerini insanları denemek  için yaratmıştır. Dolayısıyla insanın çok kısa olan dünya hayatını kendisine amaç edinip geçici dünya nimetlerinin hırsıyla hareket edip, Allah’a şükretmemesi  sonsuz hayatta geri dönüşü olmayan  büyük bir pişmanlık ve  aldanıştır.

     Müminler Kuran'da bildirilen bu gerçeklerin farkındadırlar. Dünya hayatında  karşılarına çıkan her durum ve olayın  imtihanlarının bir parçası olduğunu bilirler. Allah’ı gerektiği gibi takdir eder ve hiçbir olay karşısında paniğe kapılmazlar. Her ne olursa olsun Allah’a teslim olmanın rahat ve konforunu yaşarlar.

     Akıl, iman edenlerle inkarcıları birbirlerinden ayıran en önemli özelliklerdendir. Allah'ın iman eden kullarına ait bir özellik olarak yarattığı akıl, kişinin imanı, Allah korkusu ve teslimiyeti ölçüsünde gelişir. İnkar eden bir kimse ise, ne kadar zeki olursa olsun, iman etmediği sürece, Allah'ın kudretini takdir edebilecek, yaşadığı dünyanın geçiciliğini anlayacak ve bunun sonucunda ne yapması gerektiğini kavrayacak bir akla asla sahip olamaz

Sahte dünyaya aldananlar sürekli sıkıntıdadırlar
     İnsanların yaşamları boyunca karşılaştıkları her olay, duydukları her söz, gördükleri her görüntü ancak Allah'ın izniyle yaratılır. Bu gerçeği bilmek ve bunun rahatlığını yaşamak, imanın getirdiği güzelliklerden biridir. Yaşadıkları her anın, dünya hayatında karşılarına çıkan herşeyin imtihanlarının bir parçası olduğunu bilirler. Allah'ın herşeyi belirli bir kader doğrultusunda hayır ve hikmet üzerine yarattığını bilir, her işlerinde bunun verdiği güvenle hareket ederler. Her şeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu bilen mümin, başına ne gelirse gelsin; herhangi bir sıkıntı, zorluk, kaza ve hastalık  karşısında hiçbir şekilde ümitsizliğe düşmez. Her zaman olayların hayırlı yönlerini görmeye çalışır. İnsanın tüm hayatı boyunca yaşayacağı, düşüneceği, söyleyeceği her şey, daha henüz o doğmadan Allah Katında en küçük detayına kadar bellidir. İnsan kendisi için belirlenen bu olaylarla zamanı geldikçe karşılaşır ve onları yaşar. Kaderde her şeyin hayırla sonuçlanacak şekilde yaratıldığını bildiğinden her zaman tevekküllü olur; kendisini rahat ve güvenli hisseder.

Allah inkar edenleri hem dünyada hem de ahirette azaplandırır
     Dünyanın sahte yüzüne kapılan insanlar sadece ahiret’de değil, dünya hayatında da Allah'ın dilemesiyle bu hatalarının karşılığını görürler. Kuran ahlakını yaşamayan bir insan, dünyanın en zengin veya en bilgili kişisi olsa dahi, çoğu zaman sahip olduğu bu özelliklerin hiçbiri onu mutlu etmez. İnkar etmelerinden dolayı, Allah hayatlarının hemen her anında bu kişilerin kalplerine sıkıntı ve huzursuzluk verir. Nefislerinin hoşuna giden pek çok nimetle iç içe yaşadıkları halde, bunların hiçbirinden gerçek anlamda zevk alamazlar. Ne kadar mutlu ve huzurlu görünseler de, bu genellikle aldatıcıdır.

Sahte dünyanın sahte değerleri
     Ahiret’in varlığına inanıp da tam emin olmayıp  unutan insanlar , dünyayı yegane hayat olarak düşünenler  kendilerine Kuran ahlakından uzak bir ahlaki sistem kurmuşlardır. Bu insanlar kimi zaman Kuran'da emredilen tavırlara uygun davranıyor görünebilirler ama bunları yaparken bile aslında dünyevi bir hırsla hareket etmektedirler. Örneğin bu bakış açısına sahip olan kimseler doğruluk, dürüstlük, samimiyet, yardımseverlik, mütevazilik, fedakarlık, sadakat gibi güzel vasıflara sahip olmayı kimi zaman etraflarındakilere hoş görünmenin ve onlar arasında belli bir yer edinmenin bir yolu olarak görürler. Gösterdikleri davranışlar yapmacıktır ve dünyevi çıkarlar üzerine kurulu olduğu için güvenilmez ve geçicidir. Arkadaşlarına mütevazı ve fedakar bir yaklaşım içinde olan bir kişi, kendisi için bir fayda sağlamadığını anladığı anda birdenbire son derece kibirli, bencil, çıkarcı, ve küstah  bir insana dönüşebilir. Ayrıca bu cahiliye ahlakını yaşayan insanlar sürekli çıkar hesabı ve itibararını kaybetme korkusu  içindedirler. Çünkü dünyada en çok önem verdikleri şey  itibar ve maddiyattır. 

     Ölüm kaçınılmaz bir gerçektir. İnsan belki de, hayatının hiç beklemediği bir anında ölümle karşılaşacak ve o andan sonra artık istese de bu gerçekleri düşünecek bir imkan bulamayacaktır. Bu ise ona tarifi mümkün olmayan bir pişmanlık yaşatacaktır. Oysa insan içi çok kısa olan dünya hayatı sonsuzda mükafatlandırılması için Allah’ın bize verdiği büyük bir fırsat ve lutuftur. Henüz imkan varken tüm bu anlatılanları düşünmek için, çok kısa bir vakit ayırabilse, belki de hem dünya hayatını hem de sonsuz ahiret yaşamını büyük bir sevinç ve nimete dönüştürecek bir adım atacaktır.

SAYFA BAŞI

www.nuranyelkenci.com

Yazarın diğer yazıları:

Sahte Dünyanın Acıları
Tarihten Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan Detayda Gizlidir
İnançla Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca Çağıran Davetler
Hayırlarda Yarışmak
Zaman Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki sırlar
Herşeyde Hayır Görmek
Pişman Olmadan Önce
Örnek Müslüman Kadın Hz. Meryem
Tüm annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin Düşünmek
2005 Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının Yeri


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Nuran Yelkenci
Sahte Dünyanın Acıları
Üzeyir Lokman Çaycı
Nasırlı Eller
Yakup Yurt
1950’den Mektup Var…
M. Ali Aladağ
Bayrakla Göbek Bir Arada Olunca...
Yılmaz Kuzucu
Son kalemiz „Aile“„out“ mu oluyor?
Mahmut Aşkar
İdealizmle Modernizm Arasındaki İnsan
Mustafa Can
Sen de Yalnızım mı Diyorsun....
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-5
Sebahattin Çelebi
Ben İstanbul’dum
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Orhan Aras
Aman da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Hidayet Kayaalp
Kendimizle İletişim
Ali Kılıçarslan
Herşeyde Hayır Görmek
Hasan Kayıhan
Avrupa Türkçesi veya Eurotürkisch
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç