·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


PENCERE
                                                                                       Nuran Yelkenci
 
nuranyelkenci@yahoo.com


İyi ve Kötü Öğretmen Televizyon

20 yy en büyük hipnoz aracı TELEVİZYON… Kitleleri adeta kendine kilitleyen ve insanları sürü psikolojisiyle tek tip düşündürebilen, asrın en etkili, en ucuz ve en kolay eğitebilen önemli bir iletişim aracıdır.

Türk insanı neyi verirsen onu almaya alışıktır. Çünkü hazırcılığı seven ve biraz da düşünce tembeli olan bir milletiz. Dolayısıyla en kolay ve ucuz iletişim aracı olan televizyonculara çok işler düşmektedir. Kaliteli ve eğitici programların acil olarak ülkemiz televizyonlarında yer alması gerektiğine inanıyorum.

Türk kadını aslında çok akıllı ve zekidir… Sadece yönlendirilmeye ihtiyacı vardır.
Gündüz kadın programlarının neredeyse tamamı boş dedikodu ve eğlence ağarlıklı olmaktadır. Bizim insanımıza az önce de söz ettiğim gibi ne verirsek onu almaya müsaittir. Dolayısıyla Ülkemiz insanlarına bilimsel ve kültür ağarlıklı programlar yaparak, onların ev hayatlarında geçen boş zamanlarına önemli bir katkı sağlamış oluruz. Çünkü zaman en önemli avantajdır. Ülkemizin ev kadınları zamanlarını boşa tüketmektedirler. Türk kadını ve gelişmekte olan ülkemiz henüz bu lükse hazır değildir. Çünkü bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yoktur.

Televizyonlarda ünlülerin bodrum maceraları insanlarımızın eğitimine hiç bir şey veremeyeceği gibi, ahlaki olarak çok şeylerin aldığı bir gerçektir. Lütfen bu gerçeğe kulaklarımızı kapatmayalım. İş işten geçmeden halkımızı hızla bilinçlendirelim.
Magazin ve eğlence programlarını dozunda yapalım… Hayatın sadece magazinden ibaret olmadığını insanlara aşılayalım.

Türk insanının, özellikle ev kadınlarımızın bu kadar önemli zamanlarını boşa tüketmelerine gönlüm razı olmuyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu denli boş ve hiçbir amaca hitap etmeyen eğlence programları yoktur. Hatta eğitime destek vermeyen programlar bazı gelişmiş ülkelerde yasaklanmıştır.

Dünya sıralamasında neredeyse en son sıralarda olan kitap okuma alışkanlığımızı, belki tv programlarıyla telafi edebiliriz. Burada medyaya çok büyük sorumluluk düşmektedir. Medya bu sorumluluğunu bir an önce dikkate almalıdır. Almadığı takdirde iş işten geçecektir.
Bunun acısını gelecek nesil kat be kat yaşayacaktır. Çünkü ülkemiz geri dönüşü olmayan bir cehalete doğru (Eskiye nazaran Üniversite mezunlarımızın çok olmasına rağmen) hızla sürüklenmektedir.

Bu cehaletin en büyük önderi, sorumlusu hatta öğretmeni de bence kalitesiz televizyon programlarıdır.
Ev kadınlarımız zamanlarının çoğunu tv karşısında geçirmektedirler. Bu değerli zamanlarını iyi kullanmalarını teşvik edebiliriz. Önce evde yaşayan anneleri eğitmeliyiz. Eğitmeliyiz ki, bilinçli ve kültürlü nesiller yetiştirebilelim.

Ne Avrupa Birliğine ne de başka bir uluslararası platforma bu bilinçle asla adapte olamayız. Avrupa ile önce bilinç olarak, eğitim olarak, bakış açısı olarak bir olmalıyız. Bunun için de en kolay iletişim aracı olan televizyonlar ile halkımızı çok kolay eğitebiliriz.

Benim düşüncem; “kadın, çocuk, psikoloji, genel kültür, sağlık, gençlik eğitim,” gibi konuları içeren programlar televizyonlarda hazırlanabilir. Bunların yanı sıra eğlenirken de eğitici olunabilir. Kaliteli tiyatrocular, iz bırakan iş kadınlarıyla sohbet edilebilir.
“Değerli anneler, başarılı gençler, kendini yetiştiren başarılı ev kadınları, başarılı köy kadınları ve kızları, üstün zekâlı gençler” gibi birçok örnek insanları programlarda konuşturup milyonlarca insanımıza örnek olmasını sağlayabiliriz.

Çünkü ülkemizde sesini duyuramayan yüzlerce kaliteli eğitimli pırıl -pırıl örnek insanlarımızın olduğu bir gerçektir. Lütfen bu değerli insanlarımızı ortalara çıkartıp tanıtalım.
Yoksa bu değerli beyin takımlarımızı gelişmiş ülkeler çok çabuk keşfedip, hemen kendi bünyelerine almaya hazırlar… Ya da bu güzel insanlarımız kendi tercihlerini imkânsızlıklardan dolayı istemeden de olsa yurtdışına çıkarak kullanmak istiyorlar.

SAYFA BAŞI

www.nuranyelkenci.com

Yazarın diğer yazıları:

İyi ve Kötü Öğretmen Televizyon
Kahramanlar hep az olur
İnanç Sömürüsü
Sahte Peygamberler
Anne Sevgisi
Günümüzün bazı cemaat liderleri (Şeyhleri)
İlk Müslüman İş Kadını Hz. Hatice
Utangaçlığın yeni adı sosyal fobi
Her İşin Başı Eğitim Nedir?
Konuşamıyoruz Çünkü Okumuyoruz
Güçlünün Değil Haklının Sözü
Yaşama Sevinci
Mutfaktaki İsraf
Varoşlardan sosyeteye İstanbul
Sen de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
Benim Duam
Yasakları Yasaklamak
Filistin’in Göz Yaşları
Peygamberleri Rahat Bırakın
Noel ve Yilbaşı Kutlamaları
Hayal Gücü Sınırlarının Ötesinde...
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
İffetli Müslüman Türk Kadını ve Örtünme
İnsanın En Büyük Düşmanı Şeytan
Duada kararlı olmak
Kuran’da selamlaşmanın önemi
Allah, İnsanı hastalıkla da sınar
Haset ve Kıskançlık
Kilitli Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem  
Sahte Dünyanın Acıları
Tarihten Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan Detayda Gizlidir
İnançla Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca Çağıran Davetler
Hayırlarda Yarışmak
Zaman Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki sırlar
Herşeyde Hayır Görmek
Pişman Olmadan Önce
Örnek Müslüman Kadın Hz. Meryem
Tüm annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin Düşünmek
2005 Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının Yeri


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Nuran Yelkenci
İyi ve Kötü Öğretmen Televizyon
Orhan Aras
Bir Türk Alpereni: İbrahim Bozyel
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Mahmut Aşkar
Savunma Hattındaki Türkler
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
Yakup Yurt
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
Yılmaz Kuzucu
Örtün bir bayrağa bedel
Hayrettin Çakmak
1070 Rakımlı Tepe
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Halil Gülel
ALM ANYA'DA KIRK YIL SONRA TÜRKÇEMİZ
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Üzeyir Lokman Çaycı
Yağmurdan faydalanma yerine zararlarına seyirci kalınıyor
İbrahim Selamet
Filistin
Haldun Çancı
Kırk Katır Mı, Yoksa, Satırları Paket Mi İstersiniz?
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Üniversite: Girmek mi, çıkmak mi zor
Şefik Kantar
Bayrak
Osman Seçmez
Herşey çok iyiye gidiyor derken...
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Yeltsin’in Rusyası ve Erdoğan’ın Türkiyesi
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemiz Sorunları ve TRT
Sebahattin Çelebi
Hüznümü, limanlara akıttım da geldim...
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Mustafa Can
Akıl...Gönül...Şüphe...
Sonra Hayatın Akışı...
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç