·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


PENCERE
                                                                                       Nuran Yelkenci
 
nuranyelkenci@yahoo.com


Allah, İnsanı hastalıkla da sınar

“Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya Suresi, 35)

    Ayette de belirttiği gibi, insanın başına gelen ani hastalıklar ve kazalar, Allah’ın bize yaşattığı şer imtihanlarından bazılarıdır. Oysaki bu imtihanın Allah’ın bir lütfu ve eğitimi  olduğunu kavrayıp, hayırlara vesile olmasını sağlayabiliriz. Çünkü insan nefsi gereği, kendi yaşamadığı bazı şerri olayları dikkate almaz . Bir başkasının yaşadığı sıkıntıların ve olayların mantığını kavrayamaz  Dolayısıyla Allah’ın seçtiği kullarına yaşattığı bu özel eğitiminde, hakkıyla sabredilirse hem Dünya hayatında nefsimizi terbiye etmiş oluruz, hem de ahiret hayatında sonsuz saadete erişmiş oluruz.

    Hastalıkların bir başka nimeti de, dünyanın geçiciliğini, ölümü ve ahireti daha fazla düşünür hale gelebilmek. Bazı insanlar hayati önemi olan bir hastalığa yakalandıklarında ya da bir uzuvlarını kaybettiklerinde bunu kendileri için kötü bir olay olarak değerlendirebilirler. Oysa belki de bu kişinin hastalığı dert olarak, bela olarak değil, yukarda da belirttiğim gibi, ahirette kurtuluş bulması ve yalnızca Allah’a yönelmesi için bir vesile olarak kendisine verilmiş  bir nimet olabilir. 

Hastalıklar, insanın Allah’a olan duasını ve yakınlığını arttırır. Ciddi bir hastalığın vücut üzerindeki belirtileri arttıkça birçok insan düşünmekten kaçtığı ölümü düşünmeye başlar ve bu durumda kişi tüm samimiyetiyle Allah’a dua ederek sağlıklı bir hale gelmeyi ister. 
   Hastalığı öncesinde Allah’a tam olarak teslim olmamış bir kişi belki hastalığı sayesinde bu güzel özellikleri kazanabilir; geçici dünya hayatındaki kısa süreli sıkıntılarının karşılığında sonsuz cennet hayatının nimetlerine kavuşmayı umabilir.

   Allah dilerse insan hiçbir zaman hasta olmaz, ağrı duymaz veya acı çekmez. Ama eğer insan böyle bir zorlukla karşılaşırsa da, bilmelidir ki bu zorluğu yaşamasının, hem dünyanın geçiciliğini hem de Allah’ın sonsuz gücünü anlayabilmesi açısından pek çok hikmeti vardır. Unutulmamalıdır ki, bu gerçeği kalben kavrayabilmek ve asıl olarak böyle bir olayla karşılaştığında güzel ahlak gösterebilmek çok önemlidir

   Geleceği için yaptığı planların her zaman kendi tasarladığı şekilde gelişmesini bekleyen, başka ihtimalleri hiç göz önünde bulundurmayan bir insan. Hastalıkta veya bir kazada bu düşüncedeki kişinin bir anda tüm yaşamı alt üst olacaktır. Çünkü yaptığı planlar içinde bu kişi, hastalık veya kaza gibi bir olaya hiç yer vermemiştir. Bu gibi kişiler böyle bir durum oluştuğunda hemen isyankar bir tutum içine girebilirler. ’Niye benim başıma böyle bir olay geldi?’ gibi düşüncelerle kadere uygun olmayan bir davranış gösterebilirler. Bu yanlış mantıkla hareket eden, din ahlakından uzak yaşayan insanlar için bir hastalık veya kaza anında tevekkül etmek ya da karşılaştıkları olaya hayır gözüyle bakmak pek mümkün değildir.
    Oysa insan bir çok acizlikle yaratılmıştır. Çok çabuk hasta olabilmekte ve küçük bir virüsün etkisiyle günlerce yatakta kalabilmektedir

Hastalığa Neden Olan Virüsleri de, Hastalığı İyileştiren İlaçları da Allah Yaratır 

    Kader gerçeğini kavrayamamış olan insanlar, başlarına gelen hastalığın sebebi olarak yalnızca virüsleri veya mikropları görürler. Yine aynı şekilde bir trafik kazası geçirdiklerinde, bunun tek sebebinin kötü araba kullanan bir insan olduğunu zannederler. Halbuki gerçek böyle değildir. Hastalığa sebep olan her mikroorganizma veya insana zarar veren her araç, her insan, Allah’ın sebep olarak yarattığı varlıklardır. Bu varlıkların hiçbiri başıboş değildir; tümü Allah’ın kontrolü ile hareket etmektedirler. Eğer bir virüs yüzünden bir insan ağır bir hastalığa yakalanıyorsa, bu, Allah’ın bilgisi dahilindedir. Eğer bir araba bir insana çarpıp onu sakat bırakıyorsa, bu da Allah’ın yarattığı kadere tabi bir olaydır. Hastalığı meydana getiren Allah’tır, tedaviyi yapan doktoru yaratan, ona bildiklerini öğreten, ilacı yaratan, yutulmasını sağlayan ve şifaya vesile eden Allah’tır. 

    Bir insan ne yaparsa yapsın bunları değiştiremez; kaderinden tek bir anı bile çekip çıkaramaz. Çünkü kader bir bütün olarak yaratılır. Ve sonsuz kudret sahibi Allah’a teslim olan, O’nun sonsuz aklına ve rahmetine güvenip dayanan insan için hastalık da, kaza da, musibet gibi görünen olaylar da sonu hayırla bitecek geçici imtihanlardır. 
    Önemli olan, Allah’a iman eden, O’nun yaratmış olduğu kadere teslim olan insanların bu tür zorluk ve hastalık anlarında gösterecekleri güzel ahlaktır.

    Hastalıklar ve kazalar, müminlerin sabırlarını ve ahlaklarının güzelliğini gösterebilecekleri ve Allah’a yakınlaşmak için kullanacakları çok önemli fırsatlardır. Allah Kuran’da zorluklar karşısında gösterilecek sabrın önemini anlatırken hastalık dönemini de belirtmiştir. Unutulmamalıdır ki, hastalığı da, şifayı da yaratan sadece Allah’tır:

    ’Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O’dur; bana yediren ve içiren O’dur; hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur; beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O’dur.’ (Şuara Suresi, 78-81) 

SAYFA BAŞI

www.nuranyelkenci.com

Yazarın diğer yazıları:

Allah, İnsanı hastalıkla da sınar
Haset ve Kıskançlık
Kilitli Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem  
Sahte Dünyanın Acıları
Tarihten Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan Detayda Gizlidir
İnançla Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca Çağıran Davetler
Hayırlarda Yarışmak
Zaman Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki sırlar
Herşeyde Hayır Görmek
Pişman Olmadan Önce
Örnek Müslüman Kadın Hz. Meryem
Tüm annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin Düşünmek
2005 Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının Yeri


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Nuran Yelkenci
Allah, İnsanı hastalıkla da sınar
Mahmut Aşkar
Sizin Gibi Vatanseverler
Fikret Ekin
Arılardan İnsanlara...
M. Ali Aladağ
Türk de Olmasa.....
Üzeyir Lokman Çaycı
Dilde Bozulmalar 
ve Kültür Yozlaşmas
ı
Yakup Yurt
Gurbetten Gelmişim...
Yılmaz Kuzucu
Röttingen deki „İslam Projesi“ tüm okullara örnekti
Mustafa Can
Sen de Yalnızım mı Diyorsun....
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Sebahattin Çelebi
Ben İstanbul’dum
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Orhan Aras
Aman da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Hidayet Kayaalp
Kendimizle İletişim
Ali Kılıçarslan
Herşeyde Hayır Görmek
Hasan Kayıhan
Avrupa Türkçesi veya Eurotürkisch
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç