·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


PENCERE
                                                                                       Nuran Yelkenci
 
nuranyelkenci@yahoo.com


Güçlünün Değil Haklının Sözü

“...Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever.” (Maide Suresi, 42)
Yüce Allah’ın ‘Adil’ sıfatı tüm yaşamımızın, insan haklarının ve İslam ahlakının en önde gelen kurallarındandır. Bundan dolayı her hangi bir durumda ve insan ilişkilerinde vazgeçilmez kural olarak, “haklının” kabul görmesi karşımıza çıkmaktadır. Bunun tam tersi olan, “güçlünün” kabul gördüğü topluluklarda ise;  kavga, terör, aile içi şiddet, hatta sosyal patlamalar yaşanmaktadır.

Aile içinde adalet
Toplum olarak, istemeden bilinçaltımıza yerleşen bir kural olan, aile içinde erkek egemenliğini veya halkın deyimiyle “kazak erkek” modelini, bazı erkekler bilinçli olarak bu rolü üstlenirken, bazıları da çocuklarına karşı“otorite” kurmak için, evlerinde bu karakteri sergilemeye kendilerini zorlarlar. “Evin reisi” olarak kabul gören babalar, kendilerini bu unvana adapte edebilmek için, kendi içlerinde yaşamadıkları bu duyguları, istemeden ailelerine yaşatma çabasını gösterebilirler.

 “Söz büyüğündür” anlayışı her zaman geçerli olmayabilir. Bilgi çağını yaşadığımız günümüzde, gençlerin çok kolay kavradıkları yenilikleri, anne babalar hemen algılayamayabiliyorlar. Bundan dolayı aileler arasında istemeden kopukluklar yaşanabiliyor. Tüm bu aile içi yaşanan kuşak çatışmalarını önleyebilmemiz için, “güçlünün değil haklının” sözünün geçmesi kuralını, bazı ailelerin benimsemeleri gerekiyor.

Eşler arasındaki adalet
 “Kadının saçı uzun aklı kısa”
mantığıyla aile kuran erkekler, evliliklerinin daha en başında olumsuzluklara ve kopuk aile ortamlarına zemin hazırlarlar. Bu kopuk aile modeli ise, kendi egoları ve gururları sayesinde sadece eşleri değil, doğacak çocuklarının da tüm hayatını etkileyeceğinin henüz farkında değildirler.
Diğer yandan, haklıyı ön planda tutan babalar ise, mutlu aile olabilmenin kurallarını en başında inşa ederek, hem kendileri, hem de aileleri için huzuru ve güveni yakalayabilmektedirler. Uyumlu olmanın başı “istişare” yapmaktır. Bu istişareler ise,  küçük büyük demeden,  aile içinde sıkça yapılan toplantılarla olmalıdır.

Hz. Muhammed’(sav)in örnek adaleti
 Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) yaşadığı dönem boyunca farklı ırktan halklara karşı,  adaletle davranmıştır. İnsanların ırkları nedeniyle farklı muamele görmesini her zaman şiddetle eleştirmiş ve karşı çıkmıştır.
Bundan 1400 yıl önce Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) aracılığıyla insanlara bir rahmet olarak gönderilen Kuran'da, dönemin tüm ilkel mantıklarını ortadan kaldırılmış, tüm insanların, rengi, ırkı, dili ne olursa olsun eşit olduğu bildirilmiştir. Peygamberimiz (sav) insanları ırka ve renge göre değerlendirme anlayışının basitliği üzerinde durmuştur. Son konuşması olan “Veda Hutbesinde” Arap toplumuna ve tüm insanlığa hitaben şöyle söylemiştir:

   “ Soylarla övünülmez. Araplar, Arap olduklarından Acemlerden; Acemler de, Acem olduklarından Araplardan üstün sayılamazlar. Çünkü Allah Katında en yüce olanınız, ona karşı gelmekten en fazla kaçınanınız (en takvalınız)dır.” Hz. Muhammed (sav)
    Peygamberimiz (sav)’in, Allah'ın insanları yoktan var ettiğini, herkesin eşit olarak yaratıldığını ve herkesin Allah Katında tek başına, yalın bir şekilde hesaba çekileceğini, bu nedenle kişilerin soylarına ya da cinsiyetine bakarak, bir üstünlük arayışı içerisinde olmalarının, çok büyük bir yanlış olduğunu da açıklamıştır.

Peygamberimiz (sav)’den önce yaşanan devire cahiliye devri deniyor. Bu devirde kadınlar köle gibi alıp satılırken, küçük kızlar diri- diri toprağa gömülürken, Peygamberimiz “cenneti kadının ayağının altında” olduğunun müjdesini vererek, kadınları hak ettikleri yere getirmiştir.

SAYFA BAŞI

www.nuranyelkenci.com

Yazarın diğer yazıları:

Güçlünün Değil Haklının Sözü
Yaşama Sevinci
Mutfaktaki İsraf
Varoşlardan sosyeteye İstanbul
Sen de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
Benim Duam
Yasakları Yasaklamak
Filistin’in Göz Yaşları
Peygamberleri Rahat Bırakın
Noel ve Yilbaşı Kutlamaları
Hayal Gücü Sınırlarının Ötesinde...
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
İffetli Müslüman Türk Kadını ve Örtünme
İnsanın En Büyük Düşmanı Şeytan
Duada kararlı olmak
Kuran’da selamlaşmanın önemi
Allah, İnsanı hastalıkla da sınar
Haset ve Kıskançlık
Kilitli Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem  
Sahte Dünyanın Acıları
Tarihten Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan Detayda Gizlidir
İnançla Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca Çağıran Davetler
Hayırlarda Yarışmak
Zaman Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki sırlar
Herşeyde Hayır Görmek
Pişman Olmadan Önce
Örnek Müslüman Kadın Hz. Meryem
Tüm annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin Düşünmek
2005 Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının Yeri


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Nuran Yelkenci
Güçlünün Değil Haklının Sözü
Mahmut Aşkar
Medeniyetler İttifakı
Üzeyir Lokman Çaycı
Yağmurdan faydalanma yerine zararlarına seyirci kalınıyor
Yakup Yurt
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Hayrettin Çakmak
İmralı’daki Serçe
İbrahim Selamet
Filistin
Haldun Çancı
Kırk Katır Mı, Yoksa, Satırları Paket Mi İstersiniz?
Orhan Aras
Bir roman, bir tesbit ve "Sarı Muallimler"
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Üniversite: Girmek mi, çıkmak mi zor
Şefik Kantar
Bayrak
Osman Seçmez
Herşey çok iyiye gidiyor derken...
Hasan Kayıhan
Farkında mısınız?
Yılmaz Kuzucu
İnternet, gençlik ve biz
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Yeltsin’in Rusyası ve Erdoğan’ın Türkiyesi
Ali Kılıçarslan
Made in Germany
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemiz Sorunları ve TRT
Hidayet Kayaalp
Asrın Belasına Çözüm...
Sebahattin Çelebi
Hüznümü, limanlara akıttım da geldim...
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
M. Ali Aladağ
Moderniteye Direnen Değerlerimiz
Mustafa Can
Akıl...Gönül...Şüphe...
Sonra Hayatın Akışı...
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç