A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  TESBİT

               Muhsin Ceylan

 

mceylan99@yahoo.de




Populizmin çocuğu Sarrazin

Almanya’ da  Thilo Sarrazin’in yazıp piyasaya sürülen, gerçekler, yarı gerçekler, yalanlar ve iftiralarla harmanlanmış kitabı tartışılıyor ve epeyce de tartışılacak. Kitaptaki iddilar ve rakamlar yeni değil. Zat-ı âlileri, 7 yıl görev yaptığı Berlin Maliye Senatörlüğü görevinde de, aynı incileri belirli aralıklarla piyasaya sürmüştü.

Mr. Sarrazin’e acil şifalar dilemek, her normal akıl sahibi insanın yapması gereken niyaz diye düşünenlerdeniz. Tartışmalarla birlikte başlatılan, ’’Tabu yıkıcı kahraman mı, deli mi?’’ şeklindeki çok çeşitli yoğun anketlerin açıklanan sonuçları ise oldukça düşündürücü: Sonuçlara göre, Mr. Sarrazin’i haklı görenlerin oranı yüzde 80. Evet, yazıyla yüzde seksen. Sarrazin Partisi olsa, yüzde 18 lik oy oranına sahip olacakmış.

Türkleri, Arapları ve Müslümanları aşağılayan söz ve iddialarla Almanya’da çoğunluk toplumu nezdinde kahraman(!) olmak hiçte zor değilmiş. Hayır, gerçek Almanya bu olamaz. Açık, açık tartışılıp konuşulması gereken konuları öteleye öteleye gelinen noktadan başka birşey değildir son durum. 

Yedi yıllık Berlin eyalet Senatörlğü akabinde yumuşak bir paslamayla 2009 yılandan beri de Alman Merkez Bankası Yönetim kurulu üyeliği yapan Mr. Sarrazin, İtalyan, Fransız, İngiliz karışımı saf kan bir Alman. Bu Muhterem’in açıklama ve iddialarına bakıldığında, zat-ı âlileri, halkı Müslüman olan ülkelerden gelen göçmenleri gösterip onların şahsında İslam’a demediğini bırakmıyor.

O’nun bu söylediklerinin yeni olduğunu sananlarımız yanılıyor. Balık hafızalı olmayan Almanya’da göç ve göç tarihi ile ona bağlı gelişmelerle ilgilenenlerimiz, bu düşmanca kin ve nefret dolu sözleri zamanın Republikaner Partisi kurucu ve genel başkanlığını yapmış Franz Schöhuber’den de hatırlayacaklardır. Daha sonraları da onun takipçilerinden...   

’’Eğitim düzeyi düşük olan göçmenler’’in Almanya'yı “aptallaştırdığını” ileri sürmek, insanı ’’Cehaletin bu kadarı ancak tahsille olur’’ dedirtiyor...  

Aralarında biz Türklerin de bulunduğu göçmen kökenlilerin eğitim düzeyinin çoğunluk toplumuna göre düşük olduğu ortadadır. Yıllık resmi veriler bunu zaten açık bir biçimde yıllardır gösteriyor. Zat-ı âlilerinin oldukça uzun yedi yıllık Maliye Senatörlüğü döneminde bu tablonun değişmesi için ne kadar kaynak ayırdığını ve çeşitli katkılarda bulunduğunu sormak ukalalık olmaz herhalde...

’’Almanya Kendini Yok Ediyor’’ adlı kitabındaki rakamlarla beslediği iddialarla  apaçık bir biçimde kamuoyunu yanıltan Mr. Sarrazin, göç ve göçmenlerin ülkeye katkılarını göremeyecek kadar gerçeklere kör demekki.. Burada aklımıza gelen atasözü ise, ’’Mektep cehaleti alır, eşeklik bakı kalır!’’

Mr. Sarrazin’i çeşitli manevralarla görevinden almak, partiden atmak problemi çözmez, çözemez. Bu onun şahsıyla alakalı bir iştir. Bu ihraçla ilgili tartışma ve gelişmeleri hep beraber göreceğiz. Dürüst politikacılarla vicdan sahibi medyacıların yapması gereken en acil iş; göçmenlerin ülkeye her türlü katkılarını çok net bir şekilde kamuoyu nezdinde açıklamak, her türlü konuşmalarına, yazılarına, haberlerine yorumlarına konu yapmaktır.

Göçmenlerden yarım ağızla konuşmak, yeni Sarrazin’lerin doğmasını engelleyemeyecektir. Ekonomik daralmanın sosyal hayata etkisinin geleceğimiz açısından oldukça tehlikeli bu tür düşünceleri yeşertip büyütmeye müsait olduğunu gözden kaçırmamalıyız.

Çoğunluk toplumu ile göçmenlerin ilişkilerinin güllük gülistanlık olmadığı malum. Her alanda kökten halledilmesi gereken problemleri bilmeyenimiz yok. Elli yıl sonra da olsa, artık populist değil, gerçekçi politikalarla, göçmenlerinde çözümler sürecine dahil edildiği yan yana değil beraberce gerçekçi politikalara muhtacız. Gerisi laf-ı güzaftır....

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Populizmin çocuğu Sarrazin
Eğitim masallı uyum yalanları...
Berlin, Ankara’dan çekinir mi?
Zirveden görünenler ve bir istifa
Nesneleştirilen Öznelerden biri Marco…
Delilleri kendi varsayımları olan uyumcular!
Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
Berlin’e hayali bir soru
Kin vaizleri /Hassprediger
Erbakan ve partisine psikolog değerlendirmesi
Lobi, hizmet ve proje efendileri
Temennim, haksız çıkmak!
Şikayeti seviyoruz
Bekleyip, göreceğiz!
Değişen Almanya´ya ayak uydurmak
Ayaktakımı arasında
Gurbet ve devlet 
Menfaat karşılığı susmak
Sevmeme hakkını kullanmak
Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan
Kazıktan yakınan kazıkcı!
İzin, zorla evlilik ve boşanmalar
Sayın Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları da oyuna getirirlermiş 
Tiyatroyu seven muhafazakarlar
Oylarımıza sahip çıkalım
Vekâletle yaşma alışkanlığı
Çay, zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas mesele samimiyet(sizlik)
Almanya treni kalkıyor
Göç Kanunu ve terör
Eğitim mi dediniz, o da ne?
İzin ve zorla evlilikler
Yok saydığımız kadın sığınma evleri
Sanal dostları tanımak 
Karelerin tamamladığı resim
   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat