·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BİR SES

               Muhsin Ceylan

 

mceylan@turkpartner.de

Vekâletle yaşama alışkanlığı

90´lı yılların ortasından buyana yasak olan islami usul hayvan kesimi davası, en son götürüldüğü Federal Anayasa Mahkemesi´nde karara bağlanıp, bu kesim izni yeniden ehil olanlara verildi. Bu, hakkını aramaktan vaz geçmeyen insanın azminin sonucu demektir. Karar negatif de olabilirdi. Esas olan, ihtilaflı mevzularda bütün hukuki yolları tüketerek, hak aramada işi sonuna kadar takip etmektir.

Başka güzel bir gelişmede; Baden-Württemberg eyaletinde ilk önceleri sadece Almanlara daha sonraları AB üye ülke vatandaşlarına da verilen Eyalet Çocuk Bakım Parası kararı. Baden-Württemberg´de CDU ve daha sonraları da CDU-FDP hükümetleri, Türkleri, Türkiye - AB ortaklık anlaşmalarına ters düşmesine rağmen yıllardır bu haktan mahrum bıraktılar. Bu haksızlığa sineye çekmeyip, dava açan bir, iki vatandaşımızın inançlı hak aramaları geçtiğimi günlerde semeresini verdi: Eyalet çocuk bakım parası artık Türklere de ödenecek. Türklere aynı farklı uygulamayı yapan Bavyera eyaletide, Kassel´deki Federal Sosyal Mahkeme tarafından Türk vatandaşlarına da bundan böyle eyalet çocuk bakım parası ödemeye mahkum edildi.

Avrupa Adalet Divanı´ndan uzun mücadeleler sonrası elde edilen hakların alındığı ulusal kanunların üzerinde geçerliliği olan bir yığın örnek kararların hepsini olmasada bir kısmını mutlaka duymuş, okumuşuzdur. Bütün bunlar gösteriyor ki, bazı haksız ama var olan uygulamalara karşı hukuki mücadeleyi bıkmadan usanmadan sürdümek her halûkarda yararlı oluyor. Fakat bizler her nedense butür biraz karmaşık işlerimizi ve haklarımızı takip etmekte pek fazla samimi olmamakla beraber, maddi külfetde getirebilir endişesiyle "Olursa olsun." şeklindeki  kolaycı yaklaşıma sığınmayı tercih ediyoruz. Bundan da zararlı çıkan yine bizler olduğunun pek farkına varmak istemiyoruz. Ama bir hak elde edilmişse ondan faydalanmak için bir yolunu bulup en ön sıralara geçmeyide ihmal etmemek gibi bir alışkanlığa sahibiz. Baden-Württemberg´deki son kazanılan hakla ilgili müracaatların ne alemde olduğunu öğrenmek için bir nabız yokladık: İlgili eyalet bankasına dilekçe üstüne dilekçe yağıyormuş. Zahmetsiz rahmet paylaşımı kolay iş.

Asıl anlatmak istediğimiz, yukarıdaki misallerden yola çıkarak gasbedilen diğer haklarımızıda almanın mümkün olduğudur. Mesela, ailesi burada yaşayıp kendisi Türkiye´bulunan çocuklara ödenen çocuk paralarındaki eşitsizlik. Uzmanlar bu konuda açılacak örnek davalarla, Almanya´nın ayrımcılık politikasından kaynaklanan milyonlarca Euro miktarındaki paranın alınabileceğini belirtiyorlar. Bu haksızlığa maruz kalanlardan birileri çıkıp, örnek bir dava açmaktan her nedense çekiniyor. Türkiye´deki küçük çocuklara veya eğtim yapan 27 yaşına kadarkilere ödenmesi gereken çocuk paraları buralarda yaşayanlara ödenen miktarlarla eşit olması gerekiyor. Ama Almanya, şimdiye kadarki uygulamasını sürdürürken, milyonlarıda adeta gasbediyor. Bu durumda olan bir, iki Türk vatandaşının açacağı davanın daha önceki benzer davalar gibi mutlaka leyhte sonuçlanması ihtimali neredeyse kesin gibi gözüküyor. Ama bu hakkı almaya kimsenin niyeti yok gibi.

Başka bir hak gasbıda; hiç tavsiye etmediğimiz, fakat Türkiye´ye geri dönen Türklerin emeklilik kasalarındaki kesintilerini çekmeleri halinde, işveren tarafının ödedikleri kesintilerin, çalışana ödenmeyip Alman devletine kalması.

Butür haksızlıkların yaşandığı daha birçok mesele saymak mümkün. Gasbedilen hakların alınması için tabiri caiz ise; bu konuya inanmış birkaç mağdur Türk vatandaşının ortaya çıkıp, örnek dava açması gerekiyor. Bu o kadar zor olmayan işe destek verecek çok kurum kuruluş ve müessesenin hazır olduğunu bizler yaptığımız araştırmalardan biliyoruz. Fert olarak yapmamız gerekenleri, camide imama, dernekte başkana, işyerinde ustaya, cemaatta abiye, mahallede muhtara, okulda başka velilere bırakma yani; beklenti ve yetkilerimizi devretme alışkanlığımızı yeniden gözden geçirmek zorundayız. Rahatın vermiş olduğu uyuşuklukla, "Biri çıkar bahsedilen hakların alınması için gerekenleri yapar abi" diyoruz. Çünkü bizim adımıza hak takibi ve demokrasi mücadelesi yapacak başkaları var alışkalığı en büyük hastalıklarımızdan olmayı sürdürüyor. Bu mağduriyetlere son vermenin yolu yine biz fertlerden geçiyor. O zaman ivedilikle, sahip olduğumuz en tabii haklarımızın takibi ve gasbedilenlerinin alınması için vekâletle yaşama alışkanlığını bırakıp, bir fert olarak ayağa kalkıp,"Yeter hakkımı istiyorum!" diyebilmemiz şart. Bunun da zamanı geldi geçiyor bile...

SAYFA BASI




Yazarın diğer yazıları:

Esas mesele samimiyet(sizlik)

Almanya treni kalkıyor

Göç Kanunu ve terör

Eğitim mi dediniz, o da ne?

İzin ve zorla evlilikler

Yok saydığımız kadın sığınma evleri

Sanal dostları tanımak 

Karelerin tamamladığı resim

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Hedef

Muhsin Ceylan
Vekâletle yaşma alışkanlığı
İsmail Altıntaş
Milli ve Manevi Değerler
Mahmut Aşkar
Tufan'daki "Tufan"
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ismail Tüysüz
Düşen Ecyad kalesi ile birlikte aklıma düşenler
Sizden Biri
Uyarı
Şefik Kantar
Önemli bir başarı !
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Ahmet'in Hikayesi