·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BİR SES

               Muhsin Ceylan

 

mceylan99@yahoo.de



Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?

Almanya’da politikacılar, göç ve göçmenler konusunda tam beklenildiği gibi olmasa da cidddi adımlar atmaya çalışırken, medayada garip şeyler oluyor. Ülkenin en köklü televizyon kurumlarından WDR’de ekrana getirilen ’’Öfke’’ filmini kasdettiğimizi anlamışsınızdır. Yönetmenliğini bir Türk asıllının yaptığı başrol oyuncusunun da yine bir Türk gencinin oynadığı film, ülkedeki bilhassa Türk asıllılar açısından bakıldığında, mevcut klişeler ve önyargıları beslemekten başka bir işe yaramaz. Yavaş yavaş eyalet parlamentolarını doldurmaya başlayan ırkçılar, bu tür yayınları para verseler hiçbir yerde yayınlatamazlar. Bunu görmemek için üniversite tahsili yapmış olmak gerekir.

Yönetmen Züli Aladağ, filmini savunurken, ’’Büyük şehirlerdeki gençlerin problemlerini yansıtmaya çalıştık. Bu film, Almanya’daki tüm Türkler üzerine bir film değil’’ diyor. Tabi, kendi açısından haklı. İşin aslı bize göre şu; Kim Türkleri hedef alıyor, onların milli ve manevi değerlerine sövüyor, kötülüyor, ahlak, edep ve  medeni eleştiri sınırlarını zorlayıp aklına geleni söylüyorsa Almanya’da prim yapıyor, alkış topluyor her türlü mali ve siyasi desteği görüyor. Bu film yakında bilmem ne ödüllerine aday gösterilirse kimse şaşmamalı. Gerisi tevil.

Klişelerle dolu önyargıları besleyici Türk gençlerinin şiddetle özdeşleştirildiği  filmin, izleyicilerin kafasında oluşturduğu Türk genci imajını nereye koyacağız! Almanya’da kaç Türk asılı genç filmde anlatılan tip gibi? Filmin içindeki küfürleri Türkçe vermekten kasıt nedir? Film eleştirmeni olmamakla birlikte Öfke’de, estetiği, film dilini fenerle arasak bulma imkanımız yok. Eli buçaklı Türk genci, namazında niyazında klişe Müslüman tipli baba tiplemeleri çok ilginç. Gerek sanat gerekse film dünyasında adından bahsettirmek için ısrarla böyle uçuk kaçık istisnai durumları ön plana çıkarıp film yapmak mı gerekiyor?  Neden sanatımızla ön plana çıkmayı değilde, provakatif konularla gündeme gelmek isteriz ki! Yeni vatanımız Almanya’da göçmenlerin ülkeye pozitif  katkılarını sosyal barış ve huzur için faaliyetleri gelişmeleri ve girişimleri ister dokumentar ister TV filmi olarak çekebilecek bir veya birkaç baba yiğit yok mu? Bu yapılmak isteniyor da, başta TV’ler olmak üzere kitle iletişim araç yetkilieri bu tür teklifleri kabul mü etmiyorlar!  

Tabusuz ama edepli ve adaletli tartışmalardan yana olan birisi olarak, attığımız her adımın içinde yaşadığımız topluma getirisi ve götürüsünü iyi hesap etmek zorunda olduğumuza inananlardanım. Sosyal barışın ülkede yaşayan her fert için hayati önem taşıdığı asla unutulmamalı. Bunu kurmak çok ama çok zor. Bozmak ise saçma sapan konuların işlendiği film, kitap, yazı gibi iletişim araçlarıyla  çok basit.

Sansürcü olmadığımızı söylemeye gerek yoktur herhalde. Fakat, genellemeciliğe götürecek her adımın önceden çok iyi hesabedilmesi şarttır. Her alanda sıkışan çoğunluk toplumu, bu tür ürünleri kendine malzeme yapmaktan asla geri durmayacaktır. Göçmen ve İslamiyet’i dillerine dolayıp yalan yanlış lakırdılarla kendilerine taraftar bulan ve bunların oylarıyla yavaş yavaş eyalet meclislerini doldurmaya başlayan ırkçıların Öfke türü eserlere (!?) en çok sevinenler olduğunu hatırlatmamk mı gerekiyor? Klişeleri ve önyargıları beslemekten başka bir fonksiyonu olmayacak olan Öfke’yi yaptırıp yayınlayan WDR’i de anlamak mümkün değil. Göç ve göçmenler konusunda çok müsbet yaklaşımları olduğunu bildiğimiz WDR Genel Müdürü Fritz Pleitgen’de atık sağduyuyu terkedip rakipleriyle rekabet için her yolu mübah görmeye mi başladı acaba? Yazımızı bir bilgi paylaşımıyla bitirelim isterseniz.

Aktüel hesaplara göre Almanya’daki Türkler, yılda yaklaşık 120 milyon Euro radyo ve televizyon vergisi ödüyor. Öfke gibi bir filmin bu paralardan finanse edilmesi, Almanya’daki Türk asıllıların kendi paralarıyla kendilerine düşmanlık yapılması ve körüklenmesi değil de nedir? Birileri bu sorunun cevabını mutlaka vermelidir...

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
Berlin’e hayali bir soru
Kin vaizleri /Hassprediger
Erbakan ve partisine psikolog değerlendirmesi
Lobi, hizmet ve proje efendileri
Temennim, haksız çıkmak!
Şikayeti seviyoruz
Bekleyip, göreceğiz!
Değişen Almanya´ya ayak uydurmak
Ayaktakımı arasında
Gurbet ve devlet 
Menfaat karşılığı susmak
Sevmeme hakkını kullanmak
Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan
Kazıktan yakınan kazıkcı!
İzin, zorla evlilik ve boşanmalar
Sayın Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları da oyuna getirirlermiş 
Tiyatroyu seven muhafazakarlar
Oylarımıza sahip çıkalım
Vekâletle yaşma alışkanlığı
Çay, zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas mesele samimiyet(sizlik)
Almanya treni kalkıyor
Göç Kanunu ve terör
Eğitim mi dediniz, o da ne?
İzin ve zorla evlilikler
Yok saydığımız kadın sığınma evleri
Sanal dostları tanımak 
Karelerin tamamladığı resim
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Muhsin Ceylan
Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
İbrahim Selamet
Uludağ Zirve notları (II)
Mahmut Aşkar
Batı’ya Sırt Çevirmek
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Hidayet Kayaalp
Söğüt’ün sevenleri
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
M. Ali Aladağ
İki Zirve Arasında
Hayrettin Çakmak
AMERİKA.. İSRAİL..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Mustafa Can
Bayramlarda Beni Kucaklayanlar Olursa....
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Yılmaz Kuzucu
„Çocuk kuyuya düşmeden“
Fikret Ekin
Dededen Toruna Türkçe(!)
Ayten Kılıçarslan
Avrupa aydınlanmış da...
Orhan Aras
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Üzeyir Lokman Çaycı
Hanga Hunga
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Şensel Aşkın
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Sebahattin Çelebi
O yağmurlar
Sizden Biri
Kan parası
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç