·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BİR SES

               Muhsin Ceylan

 

mceylan@turkpartner.de



Değişen Almanya´ya ayak uydurmak

Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Agenda 2010 adı altında topladığı reformları hayata geçirmekte kararlı gözüküyor. Hükümetin mevcut problemlere çözüm alternatifi olarak hazırladığı bu paket, tabii ki kamuoyunda partiler, medya, sendikalar,üniversiteler, ekonomi çevrelerinde enine boyuna konuşuluyor, tartışılıyor.

Agenda 2010 genelde, şimdiye kadar alışılmış refah devleti Almanya anlayış ve uygulamasının geriye doğru dönüşü demek. Yani, yeni yeni tasarruf uygulamaları bundan sonra kaçınılmaz olacak. Nüfusu giderek yaşlanan Almanya´da emeklilik ve hastalık kasalarının girdileri sürekli azalırken, ekonomik krizden dolayı işsiz sayısı her geçen gün zirveye doğru hızla yükseliyor. 2002 yılı Almanya´da adeta rekor iflaslar yılı idi. Bunların bir cümleyle ifadesi ise, Almanya sosyal güvenlik sisteminin geleceğinin hiçte parlak gözükmediğidir.

Vergilerin ve iş gücünün yüksek olduğundan şikayet eden işveren çevreleri hükümeti, "Benim vergi paylarımı düşürmezsen ucuz ülkelere giderim" tehdidiyle kesinti ve vergi oranlarını düşürtebiliyor. Çalışan işçilerin ise böyle bir tehdit etme lüksleri maalesef yok. Onun için, devlet çarkının ve sosyal sistemin tüm masrafları sabit çalışanlardan kesilen vergiler, aidat ve kesintilerlerle dönecek bundan sonra. Bu da; devletin verdiği hizmetlerin büyük çoğunluğunun kısıtlanması demek. İş beğenmeyip reddetme lüksü devri kapanıyor Almanya´da. Refah seviyesi her geçen gün geriye doğru kayıyor.

Mevcut problemlerin aşılabilmesi için Agenda 2010 adlı paketin, önünüzdeki 7 yıl içinde gidilmesi gereken reformların ilk ayağı olduğu da unutulmamalı.
Artık, ne Almanya bildiğimiz eski Almanya, ne Avrupa eski Avrupa. Peki, bu değişiklikler buralarda yaşayan herkesi birbir etkilediğine göre, Almanya Türkleri´nin bu değişimdeki yerleri ve duruşları nedir sizce? Yoksulluk ve fakirliğin giderek artacağı Almanya´da, gelecek, iyi bir eğitimle geçerli bir mesleğe sahip olmaktan geçiyor. Yatırımlarımız, milyonluk şatafatlı dernekler, merkezler,  camiler, lüks arabalar, daireler veya müstakil evlerden ziyade genç kuşakların eğitime yönlendirilmelerine yapılmalı. Federal Hükümet Göçmenler ve Uyum Danışmanı Bayan Beck, Türk gençlerinden meslek eğitimi alanların sayısının yüzde 30 civarında gerilediğini açıklarken, okullardan diplomasız yani tasdikname ile ayrılanların oranının ise yüzde kırk olduğuna dikkat çekerek, nagçliğin eğitim konusundaki "S.O.S" e dikkat çekiyor.

Değişen ve Avrupa Birliği çerçevesinde yenilenen Almanya´da, iyi eğitim, sadece ekonomik olarak değil, aynı zamanda kendi kültürel değerlerini anlatıp kabul ettirebilmek için de şart. Almanya Türklerinin en önemli gündem maddelerinden biri bu olmalıdır dersek, yanlış yapmış olmayız. Geleceğimiz için hayati ehemmiyet arzeden eğitim, diğer konular gibi istismara açık. Ortaya çıkıp bu konuda endişeli ve telaşlı insanlarımızın bu durumlarını suistimal edip, ellerini onların ceplerine mevcut atmış olanlara yenileri katılmak isteyecektir. Bu tür suistimalci ve istismarcılara karşı da uyanık olmak zorundayız. Aksi tavır ve vurdumduymazlıklar, işçi şirketlerine, holdinglere, kooperatiflere yatırılıp uçan paralar gibi bu konuyla ilgili yapılacak dikkatsiz harcamalarda, sureti haktan görünen suistimalci ve istismarcıları zengin etmekten başka işe yaramayacaktır...
SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Değişen Almanya´ya ayak uydurmak
Ayaktakımı arasında
Gurbet ve devlet 
Menfaat karşılığı susmak
Sevmeme hakkını kullanmak
Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan
Kazıktan yakınan kazıkcı!
İzin, zorla evlilik ve boşanmalar
Sayın Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları da oyuna getirirlermiş 
Tiyatroyu seven muhafazakarlar
Oylarımıza sahip çıkalım
Vekâletle yaşma alışkanlığı
Çay, zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas mesele samimiyet(sizlik)
Almanya treni kalkıyor
Göç Kanunu ve terör
Eğitim mi dediniz, o da ne?
İzin ve zorla evlilikler
Yok saydığımız kadın sığınma evleri
Sanal dostları tanımak 
Karelerin tamamladığı resim
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Muhsin Ceylan
Değişen Almanya´ya ayak uydurmak
Mahmut Aşkar
Euro-Türk’ün konumu
Üzeyir Lokman Çaycı
Karanlığa savaşla yazılanlar
Dr. Nebil Bozdoğan
Sars hastalığı ve bugünkü bilgilerimiz
İsmail Altıntaş
Akıl, Vahiy ve İslam Toplumları...
Sizden Biri
Nur Yüzlü Adam
Ali Kılıçarslan
Sömürge Medeniyeti
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bağdat Bağdat
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Fikret Ekin
İnsanlığa Kurulan Tuzak
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı