·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BİR SES

               Muhsin Ceylan

 

mceylan@turkpartner.de

Çay, zeytin, helva, kurufasulye ve rakı

Almanya başta olmak üzere yurtdışındaki işadamlarımız ve bunların sahip oldukları toplam ekonomik güç, dilimizden düşürmediğimiz ve hatta hava atmak için her fırsatta dile getirdiğimiz bir konu.
Almanya´ya göçün 40. yılında vatandaşlarımızın problemleri azalacağı yerde giderek artıyor. Bu problem artışlarından ticaretle uğraşan Türklerinde nasiplenmemesi mümkün mü? Tabii ki değil. Ne hikmetse, IMF´ye el açmayı alışkanlık haline getirmiş Ankara, Türkiye´ye milyarlarca Mark değerinde döviz getirebilecek insanların problemleriyle ciddi manada ilgilenmiyor. Türkiye´ye girecek döviz, belki arzu edilen şekil veya oranda halka ulaşmayacaktır ama her halükarda, ülkeye girecektir. Bahsettiğimiz konu; Türkiye´den kuru veya yaş gıda ithalatçılığı yapan isadamlarımızın karşı karşıya oldukları meselelerdir. Onları dinlerken, vardığımız sonuç; Türkiye´nin ilgisizliği sonucu Alman pazarı bugün başkalarının elinde. Çernobil radyasyon olayının ardından Alman pazarından çekilen Türk çayı, yerini Sultana, Mevlana, Tunçay gibi markalarla paketlenip Türk çayı diye satılan Sri Lanka ve Seylan’dan ithal edilen çaya bırakmış. Bu pazara tekrar girmek için Türk Hükümetlerinden ciddi bir girişim olmayınca Türkiye, bu pazarda artık yok.

İş sadece çayla kalsa iyi. Almanya'da Türkçe etiketli yediğimiz birçok ürünün Türkiye´yle uzaktan yakından lakası olmadığını birçoğumuz bilmiyor. Sadece sektörde uğraşanlar veya onlarla bu konuları konuşanlar bundan haberdar. Şimdi şaşırmayın:  Bizlerin Türkiye´den diye yediğimiz zeytinler Fas, Yunanistan veya İspanya´dan. Mercimek, kurufasulye ve nohut Amerika´dan. Helva ya Yunanistan´dan ya da Lübnan´dan. Türk üzümü diye alıp masalarımıza koyduğumuz kuru üzüm bile Arjantin´den. Bütün bunların temel sebebi ise,  Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde tarım ürünlerine uygulanan kota ile yüksek vergi. Bu sektördeki yaklaşık 24 milyar Mark´lık cironun sadece ve sadece bir milyarının Türkiye'yi ilgilendiriyormuş. Ankara'nın ufuksuzluğu ve yanlışlardaki ısrarları yüzünden Türkiye'ye girecek olan döviz ne yazık ki başka ülkelerin kasalarına giriyor. Türkiye ise, IMF´nin memurlarına gece gündüz yardım için yakıp yalvar iknaya çalışıyor. Dünyada böyle idare edilen başka ikinci bir ülke var mı acaba?

Peynir, yoğurt, süt, ayran, kaymak, tavuk, et, pastırma, salam ve sucukla helal kesim gibi konuları başka bir yazıda fırsat olursa temas etmek üzere geçip, Almanya´da Türk rakı meselesine geliyoruz. Almanya´da Türk rakısı olayı 1980´li yılların ortasından beri hep tartışılan bir olay. Aachen yakınlarında bir ara faaliyete geçen Tekal´la Almanya´da satılan Türk rakısı üzerinde hep siyasi oyunlar döndüğü konuşuluyordu. Almanya´da satılan Türk rakısı son yıllarda Hamburg’daki Tekel Temsilciliği üzerinden yapılıyordu. Bu temsilcilik Ankara´dan gelen emirle lağvedildi. Son karar, Salkım Hanımın Taneleri polemiğiyle uğraşan Tekel'den sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu'nun imzasını taşıyor.

Türk rakısını bundan sonra Almanya´da ne Tekel ne de başka bir Türk firması pazarlayacak. Bu işi, Tekel’in Almanya’daki başbayiliğinin verildiği BORCO adlı bir Alman firması yapacak. Tekel´in temsilciliği Tekal döneminde de olduğu gibi bu çevrelerdeki masabaşı konuşmalarda arkasında kimi ANAP’lıların olduğu ileri sürülen, bu Alman firmasına verildi. Türk Gıda Ürünleri İhracatçılar Birliği (TÜRKİMPORT), Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteren Türk gıda üreticilerini, toptancılarını ve ithalatçılarını biraraya getiren bir teşkilat. Tekel temsilciliğinin lağvından sonra bu temsilcilik için ciddi mücadele verdi, veriyor. Hatta bu iş için 5 milyon Mark sermayeli bir şirketin kurulma aşamasının sonuna bile gelmişler. TÜRKİMPORTçular, Tekel'den sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu'ya yaptıkları başvuruda, Tekel ürünlerinin dağıtımının kendilerine verilmesini istemiş. Onların tüm bu girişimlerine diğer birçok konularda olduğu gibi Ankara´dan bir cevap verilmemiş. Ankara´nın haklı birçok isteklerde sağırlığını bu konuda da sürdürmesi, son gelişmelerden oldukça rahatsız olan Türkimportçuları ciddi manada kırmış.

Tekel´in yeni temsilcisi bu Alman şirketi, Tekel’in mallarını eskiye kıyasla daha ucuza alıp daha pahalıya piyasaya veriyormuş. Birde düzenli dağıtım da yapılmıyormuş. TÜRKİMPORTçular, bu işin böyle gitmesi halinde diğer kalemlerde olduğu gibi bu pazara da Türk yerine Yunan rakısının veya diğer alternatiflerin gireceğine kesin gözle bakıyorlar. Ayrıca, ortalıkta, karar mekanizmalarının başında bulunan bazılarının çıkarları ve rantları uğruna rakıda yıllık 60 milyon Mark´lık pazarın Almanlara hediye edildiği iddiaları dolaşıyor.

Türkiye'den gelen gıda maddeleriyle ilgili bu gelişmeler sizleri de bizler gibi şaşırttı değil mi? Türk malı diye masa veya sofralarımıza koyduğumuz gıda maddeleri nerelerden geliyormuş meğer.Bu yazıyla niyetimiz; ne sermaye tazılığı ne de rakı reklamı. Karar mekanizmalarının başında bulunan bazılarının çıkarları ve rantları uğruna ülke ve milletin imkanlarını ellere peşkeş çekenleri görün istedik, o kadar....

SAYFA BASI




Yazarın diğer yazıları:

Esas mesele samimiyet(sizlik)

Almanya treni kalkıyor

Göç Kanunu ve terör

Eğitim mi dediniz, o da ne?

İzin ve zorla evlilikler

Yok saydığımız kadın sığınma evleri

Sanal dostları tanımak 

Karelerin tamamladığı resim

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Selam

Muhsin Ceylan
Çay, zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
İsmail Altıntaş
Olgun insan
Sizden Biri
Uyarı
Mahmut Aşkar
İbret
Şefik Kantar
Önemli bir başarı !
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ismail Tüysüz
Türkiye'nin orkideleri koruma altına alınmalı 
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana