·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BİR SES

               Muhsin Ceylan

 

mceylan99@yahoo.de



Berlin’e hayali bir soru

Almanya’da son günlerin en önemli tartışmalarından biri, 2000 yılından sonra tekrar Türk vatandaşlığına dönen Alman vatandaşı Almanya Türkleri’nin hukuki durumu. Kanun gereği Alman makamlarından izin almadan Türk vatandaşlığına geçenlerin Alman vatandaşlığının kaybettirileceği haberleri, bu durumda olanları çok ciddi manada tedirgin ediyor.

Yeni Alman Vatandaşlık Kanunu’nun hazırlık devrelerinde bu tür sıkıntıların ortaya çıkacağına dikkat çekip, Türk Vatandaşlığı’na geri dönmek isteyenleri uyarmış, yetkililere de, vatandaşın tam aydınlatılması gerektiğini bu işe kafa yoranlar gibi bizde naçizane belirtmiştik. Yetkililer, herşeyi en iyi bildikleri için bu ve buna benzer uyarıları dikkate alma zahmetinde bulunmamışlardı. Şimdi Alman vatandaşlıkları tartışmaya açılan yaklaşık 100 bin kişinin telaşlı soruları üzerine, konunun kendilerini doğrudan ilgilendirmeği (!?) cevaplarıyla sorumluluktan kurtulduklarını sanıyorlar. Peki, bu acilen çözülmesi gereken problem resmi yetkilileri ilgilendirmezse kimi ilgilendirir?  Bu problemin Almanya tarafından hiçbir mağduriyete sebep olmadan mutlaka halledileceğini çarşaf çarşaf gazete safalarına açıklayan SPD federal milletvekili Dr. Lale Akgün, ne oldu da, ’’2000 sonrası tekrar Türk vatandaşlığına geri dönenler, en geç altı ay içinde kendilerini ihbar etsinler. Bu ihbar, onların yeniden eski oturma izinlerinin verilmesinde işlerini kolaylaştıracaktır. Aksi halde sınırdışı olaylarıyla da karşılaşmak mümkündür’’ demeye başladı. Almanya muz değil, hukuk cumhuriyetiyse, ki biz öyle inanıyoruz, bu açıklama, hukuki isnadı olmayan bir blöftür. Ayrıca siyasilerin görevi, problemleri vatandaşı mağdur etmeden çözmektir.

Alman makamlarından izinsiz tekrar Türk vatandaşlığına dönmek, mevcut kanuna göre mümkün değildir. Bu çifte vatandaşlığa kapıları kapatan gelişmenin baş sorumlusu kanunu yapıp hayata geçiren Kırmızı-Yeşil Berlin koalisyon hükümetidir.  2000 sonrası Türk vatandaşlığına geri dönüşlerin vatandaşı mağdur edeceğini bile bile bu uygulamaya son vermeyen Türk yetkililerde hoşlarına gitmesede aynı dercede sorumludur. Peki bu karmaşa içinde bu insanların hukuki durumları ne olacak?

Bu sorunun cevabı, bu insanları, ne Alman vatandaşlığından çıkarmak, ne de sınırdışı etmekle tehdittir. Almanya, Vatandaşlık Kanunu’na yapacağı ’’geçici dönem .... tarihine kadar bazı hallerde çifte vatandaşlık kabul edilir’’ kanun hükmünde kararnameyle problemi kökünden halledebilir. Bunun yapılmasına hiçbir engel yoktur. Yeter ki Berlin bunu istesin. Berlin, bunu yapmaz, ihraç tehditlerinde ısrarcı olursa, bu öyle kolay değildir. Bu durumda olanlardan, ’’tek vatandaşlık konunuzu halledin’’ talebinde bulunup düzeltmesi istenir. İş bu kadar basit. Ve burada  Alman vatandaşlığına geçmeden önceki hukuki konumlara rücu etmek hukukun gereğidir. Hülasa, bu problemden dolayı herhangi bir kimsenin sınırdışı edilme korkusuna kapılmasına gerek yoktur. Aktif Alman vatandaşlığını, yapılan bir hatadan dolayı  kaybetmiş olanlar, en son sahip oldukları oturma veya ikamet izinlerine hukuken tekrar sahiptir.

Almanya her nedense, Türklerin çifte vatandaşlıklarına hiçbir zaman sıcak bakmadı. Türkiye ise, bu durumu aşmak için uygulanması Türkiye’de oldukça problemli Pembe Kart’ı devreye sokmayı denedi. Rengi bile garip Pembe Kart sahibi olanlara Almanya problem çıkarmıyor. Buna bağlı problemler, Türkiye’deki uygulamalardan kaynaklanıyor. Bunun halledilmesi Türkiye’yi ilgilendiriyor. Pembe Kart sahibi olanların Almanya’da tedirginliğe kapılmalarına gerek yok.

Ayrıca hatırlatmadan geçemeyeceğimiz başka bir durumda; Alman vatandaşlıkları Almanya’nın mantıksız ısrarıyla tartışmaya açılan yaklaşık 100 bin kişinin yarısından fazlası seçmen. Ve bunlar, son genel, eyalet ve mahalli seçimlerde oy kullandılar. Yani vatandaş olmayanlar sandığa gidip oy verdiler. O zaman, bu seçimlerin geçerli olup olmadığını tartışmaya açmak gerekmiyor mu? Bunlar Alman vatandaşı değiller idiyse, 2002 genel seçimlerini yaklaşık 6 bin oy fazlalığıyla kazanıp iktidar olan Sosyal Demokrat Parti (SPD)’nin iktidarı tartışmalı değilmidir? Kırmızı-Yeşil Berlin hükümeti, Alman Vatandaşlık Kanunu’na siyasi yaklaşmaktan vaz geçip, yukarıda da belirttiğimiz, ’’kanun hükmünde uygulama yönetmeliği’’ni kanuna ilave ederek, kendi iktidarını da tartışmalı olmaktan mutlaka kurtarmalıdır.

Gelin beraber bir hayal kuralım; vatandaşlık hadisesinden dolayı mağdur duruma düşürülecek olanlar, bağlı bulundukları Seçim Dairelerine müracaat edip, ’’falan seçimlerde oy kullandım. Fakat bu dönemde vatandaşlığımın düşürülmüş olduğunu bilmiyordum. Ortaya çıkan sonuca göre, vatandaş olmadığım için oylarım da otomatikman geçersiz oluyor. Durumu size ihbar ediyorum.’’ derse ne olacak?.. Berlin, hadi buyur, bu hayali sorunun cevabını hep beraber düşünelim...

Kurban Bayramınız mübarek olsun..

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Berlin’e hayali bir soru
Kin vaizleri /Hassprediger
Erbakan ve partisine psikolog değerlendirmesi
Lobi, hizmet ve proje efendileri
Temennim, haksız çıkmak!
Şikayeti seviyoruz
Bekleyip, göreceğiz!
Değişen Almanya´ya ayak uydurmak
Ayaktakımı arasında
Gurbet ve devlet 
Menfaat karşılığı susmak
Sevmeme hakkını kullanmak
Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan
Kazıktan yakınan kazıkcı!
İzin, zorla evlilik ve boşanmalar
Sayın Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları da oyuna getirirlermiş 
Tiyatroyu seven muhafazakarlar
Oylarımıza sahip çıkalım
Vekâletle yaşma alışkanlığı
Çay, zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas mesele samimiyet(sizlik)
Almanya treni kalkıyor
Göç Kanunu ve terör
Eğitim mi dediniz, o da ne?
İzin ve zorla evlilikler
Yok saydığımız kadın sığınma evleri
Sanal dostları tanımak 
Karelerin tamamladığı resim
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Mustafa Can
Bayramlarda Beni Kucaklayanlar Olursa....
Mahmut Aşkar
Kadın Ve Din İstismarı Ve İhtilafı
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Hidayet Kayaalp
Değişimin Zihinsel Aşamaları
M. Ali Aladağ
Varılmaz menzile bu gidişle
Yılmaz Kuzucu
„Çocuk kuyuya düşmeden“
Fikret Ekin
Dededen Toruna Türkçe(!)
Ayten Kılıçarslan
Avrupa aydınlanmış da...
Orhan Aras
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Üzeyir Lokman Çaycı
Hanga Hunga
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Şensel Aşkın
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Sebahattin Çelebi
O yağmurlar
Sizden Biri
Kan parası
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç