·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  OLAYLAR

               Mehmet Ali Aladağ

 

aladag@turkpartner.de


Solcu A Nokta Kadir

Nedense kendisinin solcu olduğunu her fırsatta ima ederdi de, halbuki buna gerek yoktu çünkü benden başka da solcu olmayan veya kendisini solculuğun dışında ifade etme gereğini duyan başkaca kimse yoktu. Ekibin içinde suya sabuna dokunmayanlar da vardı ama işverenin sol kesimden gelmesi, belki onların da patronun ideolojisinden görünmelerini icap ettiriyordu. A Nokta Kadir, Türkiye’nin ünlü üniversitelerinin birinden mezun olmuş, hocalarının birçoğu solcu entellektüel kesimin tanınmış simaları...

A Nokta Kadir, yetenekli ve hırslı bir genç olarak kafasına koyduğu hedefe doğru ilerleyebilmek için, içten hesaplı olduğunu gizlemeğe çalışsa da, biraz karşılıklı sohbetten sonra meseleyi anlıyorum: A Nokta Kadir’in gözü yukarılarda. Bazı başbaşa sohbetlerimizde onu biraz daha yakından ve bir başka açıdan tanırken, hayretimi gizlemeğe çalışıyorum.

“Abdullah Gül cumhurbaşkanı adayı olarak ilân edildiğinde kendimi tutamadım, ağladım.” deyince A Nokta Kadir, neredeyse ağzım açık kalıyor hayretten. Sebebini sormama fırsat vermeden konuya açıklık getiriyor:
“Muhafazakâr ve fakir bir ailenin çocuğuydum. İlimizin CHP’li aristokratları tarafından hem ailece hem de fert olarak hor görüldüm, hırpalandım. Babam dindar bir adamdır. Abdullah Gül ne de olsa halktan biridir,ondan dolayı duygulandım.”

İdeolojik sol da artık kalmadığına göre bizim A Nokta Kadir’i inadına solcu olmaya iten sebep ne olabilirdi? Çevrenin etkisi, dünyevi beklentileri mi, yoksa zamanında aristokrat solun hor görüp dışladığı gencin şimdi solcu olarak aristokrat soldan intikam almak niyeti mi?... Herşey mümkün, fakat beni o kadarı da doğrusu ilgilendirmiyor. A Nokta Kadir, beni bazı konularda kendisine daha yakın gördüğünden olacak ki, birgün ayak üstü sohbet ederken; “Aslında benim adım Abdulkadir’dir” deyince, bu genç adamda kompleks alduğuna karar verdim. Dindar, sıradan bir aileden olmanın getirdiği kompleks.... Oldum olası kendi halkına tepeden bakmayı maharet sayanların babaları bu gencin babasını, oğulları da Abdülkadir’i psikolojik baskı altında ezmişler.

Adından bile  utanacak kadar kendisinden uzaklaşmaya çalışan Abdülkadir, yazarken A. Kadir olarak takdim ettiği kendisini, konuşurken sadece Kadir olarak adlandırıyordu. Abdül’ü olmayan Kadir olmuştu artık. Ona göre Abdülkadir pek müslümanca bir isimdi. Elinden gelse, solculuğunu onaylatmak için adını değiştirecekti, A Nokta Kadir. Elinden gelse, adının önündeki “abd”ı kaldırdığı gibi Allah’a kulluğunundan da feragat edecek ama daha kendisine yeni bir “rab” bulamadı. Babasından dolayı dindar kesime içten içe bir yakınlık bağı hissediyordu ama yine o babanın oğlu olmanın ezikliğini üzerinden bir türlü atamıyordu. Kendilerini “rab” yerinde görenler Abdülkadirlerin, Abdullahlıklarına tahammülleri yoktu. Kayıtsız şartsız yeni rablara biat etmeliydiler. A Nokta Kadir de, onlara kul değil “rab” olmayı hedeflemişti: Günün birinde şu her şart ve ortama uyum sağlayan, sözde solcuların başına buyruk olacaktı.

Fakat ne yırtınırcasına “ben sizdenim” demesi, ne de ötekilerden daha bilgili ve kabiliyetli olması A Nokta Kadir’i kurtaramadı: Bizim Solcu A Nokta Kadir’in solcu patronu tarafından işine son verildiğini duyunca, Abdülkadir adına üzüldüm.

Yazarın diğer yazıları:

Solcu A Nokta Kadir
Alman Medyasındaki İslam
Sakın Kaçırmayın!...
İki Zirve Arasında
Sadece Ölü Balıklar mı?....
Alman Bastırınca....
Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Çağdaş Yobazlar
Moderniteye Direnen Değerlerimiz
Sarık-Cübbe ve Takım-Kravat
Almanya Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Türk de Olmasa.....
Kendisiyle Yüzleşmek
Bayrakla Göbek Bir Arada Olunca...
Senden Bana Yar Olmaz!
Cemil Meriç’le Doğu’dan Batı’ya
Bizim  Diyalogcularımız
Dünyaya  Çekidüzenden  Önce...
Oyuna Gelmemek
Cavanlık Bir Uçar Kuştur
Kocalık Bir Naçar İştir

Varılmaz menzile bu gidişle
Bomba yağar başıma
Gurbet düğünleri
ALSAK MI, ALMASAK MI?
Terörizmle kolonizm arasında


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

M. Ali Aladağ
Solcu A Nokta Kadir
Orhan Aras
Azerbaycan’da savaş edebiyatı
Yakup Yurt
Kem küm, lam lum!
Nuran Yelkenci
İlk Müslüman İş Kadını Hz. Hatice
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Mahmut Aşkar
Yine Geldiler...
Yılmaz Kuzucu
İslam 2020 – Stuttgart
Hayrettin Çakmak
Kabuk Bağlatılmayan Zırvalar
Ozan Yusuf Polatoğlu
AMERİKA.. İSRAİL..
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Nasıl bir cumhurbaşkanı
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
Osman Seçmez
Yeni bir Menevra
Sebahattin Çelebi
Çiçeğim
Haldun Çancı
Büyük Karara Doğru
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Yeltsin’in Rusyası ve Erdoğan’ın Türkiyesi
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Şefik Kantar
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Dış Görünüş
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç