·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  OLAYLAR

               Mehmet Ali Aladağ

 

aladag@turkpartner.de


Bu Sefer Rolleri Biz Tayin Ettik

Allah Allah.... Gözlerime inanamıyorum; Alman medyasında bir haftadan fazla bir zamandan beri Türkiye, Türkler daha doğrusu Başbakan R. Tayyip Erdoğan gündemin en üstündeki yerini korumaya devam ediyor. Bazı Alman politikacılar köpürüryor, zehir-zemberek laflar ediyor, bazen de söyledikleriyle gülünç duruma düşüyorlar. Diğer taraftan Türklere karşı bir medya savaşı almış başını gidiyor. Doğrusu Almanya gibi köklü ve ciddi bir devlete bu ciddiyetsizlikleri yakıştıramadım. Tarihin derinliklerinden gelen, Türklere karşı bir önyargının Batı toplumlarında daima mevcut olduğunu biliyoruz ama bunu bu kadar çabucak kusmaya sebep neydi?
-Başbakan Erdoğan’ın, Ludwigshafen’da dokuz Türk vatandaşının yanarak can verdiği kaza yerine bizzat  gelmesi, vatandaşına sahip çıkması ve olayın takipçisi olacakları mesajını vermesi. Bu olması gereken tavır, Almanlar cephesinde karın ağrılarına sebep oldu ama kem-kümün dışında fazla ses çıkaramadılar. İkincisi, Almanya’da lise ve üniversite ayarında Türk okullarının açılması yönünde görüş beyan etmesiydi ki, küçük kıyamet Almanya’da üç milyona yakın vatandaşı yaşayan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın bu yerinde talebi üzerine koparıldı. Başbakan Erğan’ın, Köln’de onbinlerce Türke hitap ettiği toplantıda, “Uyum sağlayın ama asimile olmayın, çünkü asimilasyon bir insanlık suçudur” demesi, neredeyse siyasetçisi, aydını ve medyasıyla Almanya’yı topyekün bir “Haçlı Seferi” başlatma noktasına getirdi.

Batı çeşitli sebep ve bahanelerle Müslüman Doğu’ya karşı sürdürdüğü ‘Üstün Kültür’ dayatmasını, bu sefer yukarıya aktardığımız hadiseleri vesile kılarak en üst düzeyde Almanya’dan Türkiye’ye karşı devam ettirdi. Yazılı, sesli ve görüntülü medyasıyla Alman entellektüelinin hedef tahtası, bir zamanlar Almanya’ya ellerinde tahta bavullarla gelen Türk işçi kitlesi gibi görünse de, aslında dövülen hedef, Türk-İslam dinamizminin adresi Türkiye’dir!

Almanya’nın bu taaruzu karşısında bizim medyamız ve medyatik aydınımız her zaman olduğu gibi teferruatla meşgul: Rejimi, başörtü mü, yoksa türban mı daha çok tehdit eder?

Antalya’da 13 yaşındaki İngiliz tecavüz suçlamasıyla yargılanan Alman genci Marco geç bırakıldı diye dün Türkiye’nin AB tam üyelik başvurusunu gözden geçirelim tehditini savuranlar, bugün de, Başbakan Erdoğan’ın Köln’deki konuşmasından dolayı aynı teraneyi çalmaya başladılar. Biz mi Almanya gibi Batılı ülkeleri gözümüzde bu kadar büyütüyoruz, yoksa bunların ağırlığı sadece bu kadar mıydı?... Peki Almanlar, T.C.Başbakanı’nın Türk okulu istemesinden neden bu derece rahatsız oldular?... Halbuki bu ülkede birçok yabancı okul var. Demek ki asıl hedef asimilasyonmuş, dillerinden düşürmedikleri “uyum” da, bunun kılıfı uydurmasyonmuş.

Başbakan Erdoğan, bu beklenmedik ve alışık olmadık demeçleri verirken hedeflediğinin ne olduğunu bilemeyiz ancak, Almanya adım adım Türk azınlığın kültürel kimliğini en “zararsız” seviyeye indirgeyebilmek için uzun vadeli planlar yapıyor ve bunu da dikkatlice uyguluyor. Almanya’daki Türk sivil kitle kuruluşlarının yıllardan beri oy kullanma hakkı talepleri nihayet sınırlı da olsa gerçekleşmiş olması, acaba Başbakan son Almanya çıkarmasıyla önümüzdeki Türkiye genel seçimlerine şimdiden bir yatırım mı yapıyor, sorusuna da akla getiriyor.

Hangi sebeple olursa olsun, Almanya özellikle müslüman göçmenler meselesindeki gibi bazı konularda çok ciddi yanlışlıklar yaptığını gördü. Bunun da, sözkonusu ülke Türkiye tarafından alışılagelmiş yuvarlak üslup yerine profilli bir tarzla gündeme taşınmasından rahatsızlık duysa da, nerede yanlış yaptıklarını asıl şimdi tartışmaya başladılar. Türkler her zaman gündem maddesi ve malzemesi olurlardı ama gündemi oluşturamazlardı. Bu sefer Başbakan Erdoğan’ın şahsında ilk defa Almanya’da kısa süreli de olsa, gündemi Türklerin oluşturduğuna şahit olduk. Yine bu sefer oyunculuğa değil, yönetmenliğe talip olduk ve rolleri biz belirledik. İyi de yaptık!

Yazarın diğer yazıları:

Bu Sefer Rolleri Biz Tayin Ettik
Solcu A Nokta Kadir
Alman Medyasındaki İslam
Sakın Kaçırmayın!...
İki Zirve Arasında
Sadece Ölü Balıklar mı?....
Alman Bastırınca....
Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Çağdaş Yobazlar
Moderniteye Direnen Değerlerimiz
Sarık-Cübbe ve Takım-Kravat
Almanya Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Türk de Olmasa.....
Kendisiyle Yüzleşmek
Bayrakla Göbek Bir Arada Olunca...
Senden Bana Yar Olmaz!
Cemil Meriç’le Doğu’dan Batı’ya
Bizim  Diyalogcularımız
Dünyaya  Çekidüzenden  Önce...
Oyuna Gelmemek
Cavanlık Bir Uçar Kuştur
Kocalık Bir Naçar İştir

Varılmaz menzile bu gidişle
Bomba yağar başıma
Gurbet düğünleri
ALSAK MI, ALMASAK MI?
Terörizmle kolonizm arasında


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

M. Ali Aladağ
Bu Sefer Rolleri Biz Tayin Ettik
Orhan Aras
Azerbaycan’da savaş edebiyatı
Yakup Yurt
Kem küm, lam lum!
Nuran Yelkenci
İlk Müslüman İş Kadını Hz. Hatice
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Mahmut Aşkar
Yine Geldiler...
Yılmaz Kuzucu
İslam 2020 – Stuttgart
Hayrettin Çakmak
Kabuk Bağlatılmayan Zırvalar
Ozan Yusuf Polatoğlu
AMERİKA.. İSRAİL..
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Nasıl bir cumhurbaşkanı
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
Osman Seçmez
Yeni bir Menevra
Sebahattin Çelebi
Çiçeğim
Haldun Çancı
Büyük Karara Doğru
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Yeltsin’in Rusyası ve Erdoğan’ın Türkiyesi
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Şefik Kantar
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Dış Görünüş
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç