·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  OLAYLAR

               Mehmet Ali Aladağ

 

aladag@turkpartner.de


Bizim  Diyalogcularımız

Dünya hâkimiyetini hedeflemiş güçler, ilgi alanı içinde olan ülkeleri her yönüyle incelemeyi ve gereken tedbiri önceden almayı ihmal etmezler. İlmî inceleme-araştırmaya büyük emek, sermaye ve zaman harcayan Batı, enerji kaynaklarının olduğu coğrafyayı da tarih-kültür-insan çerçevesinde iyi derecede tahlil ve tetkik etmiştir. İçimizdeki casusları ve tepemizdeki uydularıyla nerde neyimiz var, neyimiz yok onu da gayet iyi biliyorlar. Açığa vurmadığımız müddetçe bilemeyecekleri, onun için de meraktan çatladıkları ise; kafamızdan geçenler, henüz daha tasarı noktasında olan düşüncelerimizdir.

Bilhassa “11 Eylül 2001”den itibaren bir diyalog modası başlatıldı: Dinler, kültürler veya medeniyetlerarası diyolag... ABD’deki İkizkuleleri vuranlar, bu eylemi İslâm adına yapmışlarmış... Batı dünyasından Bin Ladin’in “Cihad”ına karşılık sıcağı sıcağına ve koro halinde; müslüman eşittir terörist, diyerek sesler yükselir, “Haçlı Ruhu” canlandırılırken; telaşaya kapılarak eli ayağı birbirine dolaşan etkili/yetkili müslüman temsilcileri İslâm’ı anlatmak için seferber oldular. O gün bu gündür çantasını kapan müslüman siyasetçi, ilahiyatçı kapı kapı dolaşarak, açık oturumlardan kapalı kapılar ardındaki oturumlara, bilmem nelerarası platformlara koşturup duruyor. Birşeyleri aklamaya çalıştığımız belli... Kendi aklımızca İslâm’ı mı, yoksa müslümanı mı aklayıp paklamak için ter döktüğümüzü doğrusu (kısmen bu işin içinde olmama rağmen) henüz daha anlamış değilim.

Diyalog zemini hazırlayanların gayesi müslümanları yakından tanımak, İslamiyet’i öğrenmek ve İslam-Hıristiyan diyaloğunda ortak bir noktada buluşmak olsaydı, hiçbir itirazım olmazdı. Müslüman cephesinden daha iyi tanıdığımı zannettiğim hıristiyan cephesi, müslümanları gözetim/denetim ve kontrol altında tutmak için “diyalog”tan yanadır. Müslüman diyalogcuların bir kısmı samimi ve kendinden emin olarak diğer semavi dinlerle anlaşma zemini ararken, diğer kısmı hıristiyan dünyasının üstünlüğü karşısında ezilip büzülerek, biraz da dünyalıklarını garantilemek için bu göreve talip olmaktadır. “Bu yaklaşım, hem doğruluktan hem de samimiyetten uzaktır. Her seferinde, Ecnebi kültürde, her yeni çıkan bir düşünce, sosyal veya bilimsel değer için, İslam’a uygunluğunu kotarmak adına dinin temel nasslarını tahrif ederek, ideal müslüman tipinden ve İslam’ın dünyaya bakışından taviz vererek elde edilmeye çalışılan bir uzlaşma. Bu uzlaşmanın simsarlığını yapan birçok din bilgini, maharetlerini ortaya koymak için her türlü imkânı kullanmaktadırlar. ....... ....  Bunların çabası belki belli bir işe yaramaktır. İnanan halkı, tedricen dinden soğutmak ve onları yeni bir dünya görüşünü benimsemeye hazırlamak.” (Prof. Dr. Yasin Ceylan, Doğu Batı Düşünce Dergisi, sayı:31)

Katolik kilisesine ait bir akademinin dinlerarası diyalog çerçevesinde düzenlediği toplantıya dinleyici sıfatıyla iştirak etmiştim. Müslümanları temsilen bir ilahiyatçı ve hıristiyanlar adına da bir Alman ilim adamı konuşmacı olarak karşımızdaydılar. Bizim ilahiyatçımız, hıristiyanlara İslâm’ı şirin gösterebilmek için bütün maharetini sergilerken, Alman araştırmacı tatlı-sert bir üslupla göndermesi ve bindirmesini ihmal etmiyordu. Dinlerine sadık yaşlı katoliklerden birisinin elindeki Kuran-ı Kerim’i göstererek, hiddetli ve tehditkâr bir çıkışla; “ Cihad ve kadın haklarıyla ilgili bazı ayetleri değiştirin artık!” demesini hiç unutmuyorum. Tanrı adına birden fazla “Kutsal Kitap” kaleme alanların, müslümanlardan da benzeri bir reform beklemeleri gayet normaldir(!). Normal olmayan ise, Hıristiyanlık normlarını islâmî bünyede uygulamaya kalkışmaktır. Bu teşebbüs, İslâmiyet’in deformasyonu demektir ki, dinlerarası diyaloğun altında yatan sinsi emel de budur!

Yazarın diğer yazıları:

Bizim  Diyalogcularımız
Dünyaya  Çekidüzenden  Önce...
Oyuna Gelmemek
Cavanlık Bir Uçar Kuştur
Kocalık Bir Naçar İştir

Varılmaz menzile bu gidişle
Bomba yağar başıma
Gurbet düğünleri
ALSAK MI, ALMASAK MI?
Terörizmle kolonizm arasında


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

M. Ali Aladağ
Bizim  Diyalogcularımız
Halil Gülel
Dış Görünüş
Mahmut Aşkar
Gül  Medeniyetine  
Selâm  Olsun!
Mustafa Can
Çağımızın Dervişe Açık Kapıları Var mı…
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Sebahattin Çelebi
İstanbul, hiçbir şeyim...
Hidayet Kayaalp
Övgülerle sövgüler arasında
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-1
Orhan Aras
Ali ile Nino hala yaşıyor
Yılmaz Kuzucu
Estetik, armoni ve renklerin dili
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Üzeyir Lokman  Çaycı
Hanga Hunga
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Ali Kılıçarslan
Utandıran Pano
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç