·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  OLAYLAR

               Mehmet Ali Aladağ

 

aladag@turkpartner.de


Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor

Bu ülkede yaşayan yaklaşık 2,8 milyon Türkün veya 3,5 milyon müslümanın Almanya’yla çözülmeyecek bir meselesi yok! Ama Almanya’nın baştaTürkler olmak üzere, bü ülkedeki müslüman azınlıkla zaman zaman tehlikeli boyutlara varan problemleri var. Bu problemler, istendikten sonra, halledilemeyecek cinsten değildir.

1980’li yılların ortasına kadar Almanya’nın yabancı kökenli vatandaşlarıyla ilgili samimi, elle tutulur bir projesi yoktu. 16 senelik Helmut Kohl hükümetleri döneminde Türklerin geri dönmeleri için “Geriye Dönüş Teşvik Primleri” çıkarılırken, bu insanlara hangi gözle bakıldığı da böylece en yetkili makam ve ağızlardan resmiyet kazanıyordu. Çok kültürlü bir Almanya gerçeğini kabullenmeğen Hıristiyan Birlik Partileri, ülkelerinin Türk kökenli göçmen vatandaşlarını görmemezlikten gelmeğe, hatta yok saymaya devam ettiler. Bu yetmezmiş gibi bir de, ister eyalet ister ülke çapındaki her seçimde Türkleri hedef gösterdiler, seçim malzemesi olarak kullandılar ve Türk düşmanlığının zeminini pekiştirdiler.

“Doksanlı yılların başında Solingen, Mölln, Rostock-Lichtenhagen insanlar yakıldığında ve sığınmacı yurtlarından alevler yükseldiğinde, Kohl oralarda yoktu. Sembol ve iktidar üzerine o kadar malumat sahibi olan adam, yabancı kazazedelerle beraber fotoğraf çektirmedi. Bir defacık olsun, olay yerini bile ziyaret etmedi. Neden? Kazazadeler Alman olmadığı için mi? Bu sorunun cevabı bugün dahi açık duruyor.” (Claus Christian Malzahn, www.spiegel.de )

Gerhard Schröder’in başbakanlığını  döneminde ise masa başında, sözkonusu azınlıkların temsilcileriyle görüşülmeden, uyum (entegrasyon) politikaları geliştirildi. Tek taraflı, uygulama şansı çok düşük olan ve karşılıklı anlaşma zemini aramak yerine, dayatma yoluyla hayata geçirilmek istenen bu politika da, ilk zamanlarda “11 Eylül 2001” terör hadiselerinin gölgesinde ve Otto Schily gibi uyumdan ziyade asimilasyon beklentisine giren bir İçişleri Bakanı’nın kadrine uğrayarak iflas etti.

Baden-Würtemmberg Eyaleti’nin,  Alman vatandaşlığına geçmek isteyen müslümanlar için hazırladığı “Vicdan Testi”, bunu takiben Hessen Eyaleti’nin benzeri bir girişimi, ardından üstü çıplak kadınların ve homoseksüel erkeklerin resimleriyle sulandırılan, “Hollanda Modeli” CD’ler hazırlanarak mülümanların iman gevşemesini test etmek isteyen Almanya İçişleri Bakanı W. Shlaeuble’nin teklifi gündeme oturdu. Bu tartışmalar bitmeden, Berlin’de göçmen aile çocuklarının yoğunlukta olduğu okulların alarm veren durumları medyaya taşındı.

“Der Spiegel” gibi ciddi Alman yayın organlarında yer alan haberlere göre, bir kısım Alman medyası, göçmen çocukların şiddet uyguladıkarını belgelemek adına, kafalarında seneryaloar üretip, öğrencilere kavgacı pozları verdirerek resimler çekmiş ve böylece de Arap veya Türk kökenli gençlerin ne kadar huzur bozucu olduklarını belgelemişler(!). Stoiber, Schönbohm ve Pflüger gibi muhafazakâr politikacıların ellerine böylesi malzemeler geçer de, değerlendirmezler mi? Bu cenahtan gelen koro halindeki ses: Huzuru bozan göçmen öğrencileri sınırdışı yapalım! Hukuk devleti olarak bildiğiniz Almanya’nın Bavyera Eyalet Başbakanı Stoiber, Münih’te önceden yapılması için her türlü kanuni şartların yerine getirildiği cami için, bu camiyi ben yaptırmam, diyebiliyor ve Almanya’da dünyaya gelen göçmen çocuklarını, ki genellikle bunlar aynı zamanda Alman vatandaşıdırlar, gerekirse sınırdışı edebiliriz deniliyorsa, bu ülkede Türkler aleyhine endişe verici gelişmeler var demektir.

İşin garip tarafı, A.B.D bile, ajansların geçtiği habere göre bu durumdan son derece rahatsız olduğunu A.B.D. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Masası Sorumlusu Daniel Fried aracılığıyla şu cümlelerle dile getirmiş:
“Avrupa ülkelerinin çoğu, A.B.Devletleri’nin tersine, şuurlu bir uyum için fırsatı kaçırmış ve müslüman göçmen çocuklarına yabancı muamelesine devam etmektedirler. Avrupa’daki müslümanlar işsizlik ve ayırımcılıkla mücadele etmektedirler. Bu durum ise, aşırı gruplar için “taraftar” oluşturmaktadır.”

Almanya, 6,7 milyon göçmen vatandaşlarının 3,5 milyonunu teşkil eden müslüman azınlığı, kültürel kimliğiyle kabullenmekte ve eşitsizlikten kaynaklanan meselelerine eğilmekte zorlanıyor. Bu zorlanma, hem sözkonusu azınlığın hem de Almanya’nın kendisini daha da zora sokuyor. 45 senelik bir geçmişe rağmen ihmal edilen göçmenler meselesi yüzünden Almanya, inanırlılığına ve itibarına da böylece kendisi gölge düşürüyor.

Yazarın diğer yazıları:

Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Çağdaş Yobazlar
Moderniteye Direnen Değerlerimiz
Sarık-Cübbe ve Takım-Kravat
Almanya Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Türk de Olmasa.....
Kendisiyle Yüzleşmek
Bayrakla Göbek Bir Arada Olunca...
Senden Bana Yar Olmaz!
Cemil Meriç’le Doğu’dan Batı’ya
Bizim  Diyalogcularımız
Dünyaya  Çekidüzenden  Önce...
Oyuna Gelmemek
Cavanlık Bir Uçar Kuştur
Kocalık Bir Naçar İştir

Varılmaz menzile bu gidişle
Bomba yağar başıma
Gurbet düğünleri
ALSAK MI, ALMASAK MI?
Terörizmle kolonizm arasında


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

M. Ali Aladağ
Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Haldun Çancı
İsyanın Garip Gerçekleri
Mahmut Aşkar
Şahsiyetsizler Dünyası
Yakup Yurt
Mösyö Sarkozy kimdir?
Nuran Yelkenci
Benim Duam
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ermeni Sorununun İrdelenmesi!
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Yeltsin’in Rusyası ve Erdoğan’ın Türkiyesi
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Ali Kılıçarslan
Made in Germany
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Yılmaz Kuzucu
Aküyü doldurmak
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Ayten Kılıçarslan
Almanya yaşlanıyor
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Şefik Kantar
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Orhan Aras
Yüreği Yaralı Şair, Tofig Abidin
Fikret Ekin
İslam Düşmanlığı
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Hidayet Kayaalp
Kendimizle İletişim
Halil Gülel
Dış Görünüş
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç