A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


ARAŞTIRMA
                                                                               Lütfü Türkkan
 
 

info@turkpartner.de








Bosna-Hersek'in 4. büyük şehri, "Hersek-Neretva" kantonunun merkezidir. Şehrin ortasından meşhur Neretva nehri geçer. Mostar ismini "Stari Most" (eski köprü) adlı köprüden ve iki tarafındaki kulelerden alır.







1991'deki nüfus sayımında şehrin merkezindeki nüfus 75.865, belediye sınırlarındaki nüfus ise 126.066'ydı. Bunların %34.65'i Boşnaklardan, %33.83'ü Hırvatlardan, %18.97'i Sırplardan oluşuyordu. 2003'te şehir merkezinde yapılan sayımda nüfusun 105.448' çıktığı görüldü. Son etnik dağılım ise şu şekilde: %48.29 Hırvat, %47.43 Boşnak, %3.45 Sırp.



Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından tasarlanan Mostar köprüsü , 9 yılda, 456 kesme taş kullanılarak inşa edildi ve 1566'da tamamlandı. 4 metre genişliğinde, 30 metre uzunluğunda ve nehirden 24 metre yüksekliğindeki köprü, dönemi koşulları dikkate alındığında harikulade bir eserdir ve dünya kültür mirasının önemli bir parçası olarak kabul edilmiştir.









Osmanlı Sultanının Mimar Hayreddin'e, tahta destekler kaldırıldığında köprü yıkılırsa onu idam edeceğini söylediği ve mimarın o gün kendi mezarını kazmaya başladığı rivayet edilir. Ancak köprü yıkılmamış, "429 yıl" ayakta kalmış ve şehirde ticareti canlandırıcı bir işlev görmüştür.



Mostar köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanıldı. Geleneğe göre kentin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini kanıtlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı.

Şehrin geçmişi 15.yüzyıla kadar uzanır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Hersek bölgesinin en önemli şehriydi. 1878'de Avusturya-Macaristan'ın, I. Dünya savaşı sonrasında ise Yugoslavya'nın bir parçası oldu. Sonraki yıllarda Mostar'da tütün, boksit, aliminyum ve şarap üretimi gelişti. Neretva nehri üzerine hidro-elektrik amaçlı Grabovica, Salakovac ve Mostar barajları yapıldı. Yugoslavya dönemi boyunca önemli bir endüstri ve turizm merkezi oldu.











Bosna-Hersek'in bağımsızlığını ilan etmesinden sonra şehir 1992-1993 yıllarında JNA (Yugoslav ordusu) tarafından 9 ay süreyle kuşatıldı. İlk olarak 3 Nisan'da bombalanan şehirde Hersek Hırvatları 8 Nisan'da Hırvat Savunma Konseyini (HVO) kurdular ve JNA ile mücadeleye başladılar. Buna rağmen JNA kuvvetleri bir süre sonra Mostar'ın stratejik noktalarını ele geçirmeye başladı ve bir çok sivili katletti. Tarihi-kültürel varlıklara yönelik tahribatlar yapmaktan da geri durmadılar. 12 cami, Fransiskan Manastırı, Kotolik Katedrali ve 50.000 kitaplık bir kütüphane bombardıman sonucu yıkıldı. Bir süre sonra Boşnak direniş grupları ve HVO'nun karşı saldırıları sonucu Yugoslav ordusu şehirden atıldı. JNA geri çekilirken de katliamlarını sürdürmekten geri durmadı.

9 Mayıs 1993'te, dünya kamuoyunun Sırp katliamlarına karşı gerekli tepkiyi göstermemesinden cesaret bulan Hırvatlar, daha önce birlikte hareket ettikleri Müslümanlara yönelik acımasız saldırılara başladılar. Kargaşa ortamından yararlanarak Hersek-Bosna'nın merkezi olarak gördükleri Mostar'ı sadece kendilerine ait bir şehir haline getirmek harekete geçtiler. Akla gelebilecek tüm gaddarlıkları yapmaktan geri durmadılar. Bir ara şehrin batı yakasına tamamen hakim oldular ve doğu yakasını vahşice top ateşine tuttular.. Binlerce sivil Müslüman yaşamını kaybetti. Dini ve kültürel niteliği olan eserleri kasten imha ettiler. Osmanlı döneminden kalma bir çok cami ve ev, Sırplara ait bir Ortodoks manastırı yıkıldı.

...Ve nihayet 9 Kasım 1993'te Hırvat topçularının peş peşe 7 atışı sonrası şehre ismini veren, şehrin en büyük sembol değeri olan tarihi taş köprü "Stari Most"(Mostar Köprüsü) yıkıldı. Herhangi bir askeri ve stratejik önemi olmayan Mostar Köprüsü Müslümanlar tarafından inşa edildiği, yüzyıllar boyunca Bosna'da hoşgörü ve kültürel çeşitliliğin sembolü haline geldiği için hedef seçilmişti.

Hırvatlar ele geçirdikleri bir çok Müslüman'ı insanlık dışı şartlar altında uzun süre esir kamplarında tuttular. Taraflar arasında 25 şubat 1994'te ateşkes imzalandı ve şehir iki parçaya bölündü. Mostar bugün çok uluslu bir yönetim tarafından yönetiliyor; ancak savaş döneminde başlayan bölünmeler hala devam ediyor: Hırvatlar nehrin batısında, Müslümanlar doğusunda yaşıyor.

Savaş sonrasında İngiliz güçleri yıkılan Mostar köprüsünün yerine geçici bir demir köprü yaptılar. Ancak 1997'de, UNESCO ve Dünya Bankasının desteğiyle taş köprünün eski haline uygun olarak yeniden inşası çalışmaları başladı. Gerekli fonu Türkiye, ABD, İtalya, Hollanda ve Hırvatistan sağladı. Nehre dökülen beyaz kireçtaşı kurtarılabildiği kadar kurtarıldı ve civardaki taş ocaklarından yenileri de getirtilerek köprü yapımında kullanıldı. Köprünün yeniden inşasını bir Türk firması olan ER-BU gerçekleştirdi. Mostar köprüsü, 23 Temmuz 2004'te yoğun güvenlik önlemleri altında İngiliz Prensi Charles tarafından açıldı. Mostar Köprüsü ve tarihi Mostar kenti, 2005 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi'ne eklenmiştir.








Son Savaşta yıkılan veya zarar gören tarihi eserler: Baba Beşirova Cami, Derviş Paşa Bejazidagica Cami, Hadzi Balina Cami, Hadzi Kurtova Cami, Hadzi Ahmet Aga Lakisica Cami, Hadzi Memije Cernice Cami, Hadzi Jahja Cami, Karadjozbegova Cami, Karadjozbegova Medresa Cejvan Cehaja Cami, Cejvan Cehajin Mekteb (Museum), Koski Mehmet Pasina Cami, Koski Mehmet Pasina Medresa, Koski Mehmet Paşa Sadrvan, Kotlina Cami, Kjose Jahja Cami, Ahmeta Curcije Cami, Hadzi Lafina Cami, Nasuh-age Vucijakovica Cami, İbrahim-age Sarica Cami, Sevri Hasan Cami, Yavuz Sultan Selimov Mesdzid, Kujundziluk Carsija Saat kulesi, Radobolja Nehri üzerinde bir köprü, Roznamedzi İbrahim Efendi Cami, Etrafındaki binalarla Musala Imam's headquarters, Birçok tarihi evin bulunduğu Biscevica sokağı, Bjelusine konutu,
Cejvan Cehajin Mekteb (Museum)

SAYFA BAŞI


















Yazarın diğer yazıları:

Mostar

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat