A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  DÜN ve BUGÜN 

                   Leman Kuzu

 

lemankuzu@windowslive.com





YAŞAMDAKİ BEŞ ÖNEMLİ DERS!..

Birinci ve de en önemli ders: Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: "Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?.." Bu herhalde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen hergün görüyordum uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki!..Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu."Tabii dahil" dedi. 
Hocamız "İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız, hepsi birbirinden farklı insanlar ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakeden insanlar bunlar" Onlara sadece gülümsemeniz ve  "MERHABA" demeniz gerekse bile... Bu dersi hayatım boyunca unutmadım, hademenin adını da DOROTHY İDİ.

İkinci önemli ders: Yağmurda Otostop!.. Bir gece vakit gece doğru Alabama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Geçen her arabaya el sallıyordu, yanında durdum. 60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye hemde Alabama'da yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm, bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi verdim. Bir hafta sonra kapım çalındı, muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar, bir de not ekliydi armağanda...
Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım ve biraz sonra son nefesini verdi.Tanrı, bana yardım eden sizi  ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın!.. En iyi dileklerimle, Bayan NAT KING COLE...




































Üçüncü önemli ders: Size hizmet edenleri hep hatırlayın...Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu, çocuk sordu: "Çukulatalı pasta kaç para?.." 50 Cent, çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı ve bir daha sordu: Peki dondurma ne kadar? 35 Cent dedi garson kız sabırsızlıkla...

Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu, bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki...Çocuk parasını bir daha saydı ve "Bir dondurma alabilir miyim lütfen" dedi. Kız dondurmayı getirdi, fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi, fişiyi kasaya ödedi.Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan göz yaşları temizleyecekti. Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 Cnetlik bahşiş duruyordu
... 

Dördüncü önemli ders: Yolumuzdaki engeller...Eski zamanlarda bir Kral, saray'a gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları,saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar.
Hepsi kayanın etrafında dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi, saraya meyve ve sebze getiriyordu, sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına, sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı... Kese altın doluydu, bir de kralın notu vardı içinde ..."Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu Kral. Köylü bugün dahi pek
çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.



































Beşinci önemli ders: Önemli olan vermektir...Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakliydi. Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı, sonra derin bir nefes aldı ve eğer kurtulacaksa veririm kanımı dedi. Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu, kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzüde giderek soluyordu, gülümsemesi de yok oldu.Titreyen bir sesle doktora sordu: Hemen mi öleceğim? Küçük, doktoru yanlış anlamış, ablasına vücundaki bütün kanı verip, öleceğini sanmıştı. Evet, yaşamdaki beş dersi unutmamak dileğiyle...

YAŞAMI İNCİ OLARAK KABUL EDERSEK, "YAŞAM İNCİ" ANCAK İÇİNDEKİ TANELER NE KADAR BEYAZ TARTIŞILIR! KALBİNİZİN İNCİ BEYAZI DUYGULARLA SARILMASI, AYNI PARALELDE TAKLİTÇİ ZİHNİYET DEĞİL, KENDİNİZ OLABİLMEYİ BAŞARMANIZ
DİLEĞİYLE...

Derleyen:Leman KUZU/İSTANBUL 2010

kuzuleman@yahoo.com 

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

YAŞAMDAKİ BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ  İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN ADI 2010...
DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY 
   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
İhanetlik Bizdedir
Leman Kuzu
YAŞAMDAKİ BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç