A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  DÜN ve BUGÜN 

                   Leman Kuzu

 

lemankuzu@windowslive.com







EY DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
WHERE IS THE WORLD, WHERE ARE THE HUMAN RIGHTS?

       
Ateş düştüğü yeri yakar, çok değil bundan sadece 18 yıl önce, ve bu çağda Azerbaycan-Hocalı'daki sivil halk Ermeniler tarafından vahşice, insanlık sınırlarını aşan bir saldırıya maruz kalarak,çoluk-çocuk, genç ve yaşlı ölümün en acısını yaşamışlardır.

Nasıl mı? Boğularak, yakılarak ve diri diri boyunları kesilerek ölüme terk edilmişlerdir.İşin en kötü tarafı dünya buna seyirci kalmıştır, bir insan evladı da çıkıp burda neler oluyor dememiştir. Azerbaycan-Hocalı'da yaşananlar maalesef tüm dünya tarafından görmezlikten gelinmiş, halk kaderine terk edilmiştir. Deyim yerindeyse herkes sus-pus olmuştur...Neden acaba?
İnsan Haklarından, insanlıktan, barıştan vs.vs.gururla bahseden hatta ölen bir hayvanın bile hakkını arayan İnsan Hakları Savunucularına bir sorum olacak, Azerbaycan-Hocalı'da yaşanan insanlık dışı saldırının ve ölen o masum insanların Hakkını-Hukuk'unu 
nerde arayalım...? Efendim, Azerbaycan'da yaşananları hiç mi duymadınız, hiç mi görmediniz...Peki, Fransız Gazeteci Jean Yves Junet'nin anlattıklarını (Savaş gördüm, acı gördüm ama böylesi bir katliamı bugüne kadar hiç görmedim) dediğini de mi okumadınız? Siz duymadınız, biz yaşadık ve bunları yapanların cezalandırılmasını aynı doğrultuda AZERBAYCAN KARABAĞ'I terk etmelerini istiyoruz...

                                                  *****
 
The fire burns the place where it falls. Not so long, just 18 years
ago and in this period, civilian people who live Hocali in Azerbaijan
are killed by Armenians who show their ultimate barbarism and wild
nature in Hocali. They killed all the people without giving importance whether they are young or old or even an infant. How is it?

By choking, burning and by cutting their neck when they are still
alive. The worst sight is, the world satisfied itself only by watching it. No one questioned what happened in there. The events which happened  in Hocali, are left its destiny. Why? I will question people who are the defender of human rights with a huge honour and who questioned the rights of even a dead  animal, where can we look for the rights of those innocent people who are killed with violent attack of Armenians in Hocali-Azerbaijan.
Have you ever heard what happened in Azerbaijan? Have you ever seen? Didn't you know the explanations of French Publisher Jean Yves Junet; (I saw the war, I saw the pain but I haven't seen such kind of a massacre till today) May be you didn't hear, but we live these,and now, we want the barbarians who gave the pain to innocent people, to be punished and we want them to leave AZERBAIJAN KARABAG...

                                                  *****
Azerbaycan Hocalı'da olayı bizzat yaşayanların  acı dolu,
insanlık adına utanç verici cümlelerini okuyalım: 

Cemil Cümşüdoglu Memmedov :

Ruslar tanklar ve bataryalarla şehre girerek evlerimizi darmadağın ettiler. Arkalarından Ermeniler geliyorlardı.
Beş yaşındaki torunumu alıp ormana kaçtım. Bir süre karın altında kaldım. Çocuk donmasın diye elbisemi çıkarıp çocuğa sarmıştım. Artık takatim kalmamıştı. Nehçivanik köyüne gidip Ermenilere torunuma acımalarını söyledim. Beni tahrik edip komutana verdiler. 0 da bizi hapsetmelerini emretti. Burada çok sayıda kadın kız, çocuk vardı. Sonra bizi Askeran'a getirdiler. Karım, kızım, eniştem oradaydı. Onlar tırnaklarımızı çektiler. Zenciler havaya sıçrayıp, yüzüme tekme atıyorlardı. Çok işkenceden sonra beni Ermeniler ile değiştirdiler. Karım, kızım ve torunumdan hiç haber alamadım.

Seriye Talibova :

Gözümün önünde 4 Mesket Türk’ünün, 3 komşumuzun başını Ermeni askerinin mezarı başında kestiler. Rus askerleri ile Ermeniler birlikte, anne babalarının önünde çocuklarına işkence yapıp öldürdüler. Sonra cesetleri buldozerlerle dereye döktüler.

Cemal Allahverdioglu Orucov :

16 yaşındaki oğlumu kurşunladılar. 23 yaşındaki kızımı iki ikiz oğlu ve 18 yaşındaki hamile kızımı elimizden aldılar.

10 yaşında Ramil Hasanov :

Ermeniler gelince ormana kaçtım. 3 gün aç susuz orada kaldım. Susuzluktan ölüyordum. Çokça kar yedim.

Sinan Abdullayev :

Bir gün ormanda kaldıktan sonra Ermeniler bizi bulup Askeran'a getirdiler. Ruslar, Ermeniler, küpeli zenciler çocukların önünde bana işkence ettiler. Sonra bizi içine su doldurulmuş zirzemiye attılar.Sonra boğulmamaları için çocukları bir gün kucağımda tuttum.

Hatice Abdullayeva :

Bir süre yalın ayak ormanda kaldıktan sonra babam, annem ve 16 yaşındaki kız kardeşim soğuğa dayanamadılar. Sağ kalan Hocalı'lar ile beni de esir ettiler. Bizi bir gün aç-susuz döşemesine su doldurulmuş zirzemi de hapsettiler. Daşnak, esirlerle değiştirildim. Şimdi iki ayağımdan da mahrumum.

Mirza Allahverdiyev :

Ermenilerin saldırısından sonra ormana kaçtık. Burada 3 gün aç-susuz kaldık. 28 şubat akşamı bizi kuşattılar. Bizi Askeran'da ölüm hücresine aldılar. Her gün birkaç adamı götürüp öldürüyorlardı. Vahşiler başıma korkunç darbeler indiriyordu. Altın dişlerimi kerpetenle çıkardılar. İki kaburgamı kırdılar. 18 gün sonra bizi değiştirdiler. Babamı, iki kardeşimi, kardeşimin oğlunu öldürdüler.

Ermeni hükümetinin milli kahraman ünvanı verdiği katillerden Zori Balayan, 1996 yılında yazdığı "Ruhumuzun Canlanması" isimli kitapta, hocalı katliamını şu şekilde anlatıyor:

“Biz çete üyesi haçaturla zaptedilmiş evlerden birisine girdiğimizde,
bizim askerlerin 13 yaşında bir Türk çocuğunu pencereye çivilediklerini  gördük. Haçatur, çocuğun bağırmamasını için anasının kesilmiş göğsünü onun ağzına soktu. Sonra ben bu Türk çocuğa, onun babalarının bizim çocuklara yaptıklarını yaptım. Karnının, başının, göğsünün derisini soydum. Sonra haçatur, çocuğun cesedini doğradı ve onunla aynı kökten, Türk kökünden gelen köpeklere dağıttı. Akşam aynı şeyi 3 Türk çocuğuna daha yaptık. Kendi halkımın intikamının yüzde birini bile aldıysam ne mutlu bana."






















Leman KUZU/2010
kuzuleman@yahoo.com

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

KADININ SESİ
EY DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ  ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ  İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN ADI 2010...
DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY 
   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Leman Kuzu

KADININ SESİ

SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat