A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  DÜN ve BUGÜN 

                   Leman Kuzu

 

lemankuzu@windowslive.com







AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!

John Perkins'i okudunuz mu bilmem? "Bir Ekonomik Tetikçi'nin İtirafları" adlı eserin yazarı. Bu kitabı okuduğumda Yugoslavya aklımdam geçmedi değil! Evet, aynen Yugoslavya ve aynı konumda olan milletleri anlatıyordu. Taktir edersiniz ki küresel güçler, kolay kolay pes etmeyen milletleri yola getirmek için bölgesel savaşların ateşini yakarlar...Şimdi hep beraber ülkemize dönelim; Güneydoğu ateş altında, Hatay, İnegöl, Şırnak, Diyarbakır, Hakkari ,Van vs.sayarak ilerleyelim...Şırnak'ta devlet adamları sokakta yürüyemiyor bile...Yakında Karadeniz'e de el atarlarsa şaşırmayın! Sanki CIA ve MOSSAD deneme yapıyor gibi !?!Hangi bölge daha vatansever, hangisi daha kolay elde edilebilir! Hangisi değil? Bunun ötesi berisi yok!Bunları gördükçe üzülmemek elde değil doğrusu! Kısaca Türkiye'de çalkantılı günler giderek arşa tırmanıyor...Sanki herşey bir film senaryosu, gittikçe sona yaklaşılıyor gibi...Bilemiyorum arkadaşlar, gittikçe iyiye giden bir yol göremiyorum açıkcası, gören varsa tarif etsin lütfen! Hemen her gün şehit haberleri, sanki savaştayız!?! Bir yandan balyoz soruşturması, bir yandan Ergenekon davası, bir yandan referandum tartışması, bir yandan güzel günler vaatleri vs.vs..Eee akan kanları kim durduracak, akan gözyaşları ne zaman dinecek yada bunların hesabını kim ödeyecek! Ülkemin askerini, hukukçusunu, bilimcisini, ilimcisini,yazarını tutuklu görmek istemiyorum!Çünkü ben onlara güveniyorum, lütfen dalımı kırmayın, peki kime güveneyim!?! Herkes sorgulanıyor, ama bir gerçek var umudum hiç bitmiyor!Hiç kırılmıyor! Bir "Demokratik Açılım" attınız ortaya ancak ardından gelecekleri hiç mi düşünmediniz! Bu milletin açılım gibi bir sorunu yoktu, bakınız bu milletin eğitim sorunları var, sağlık sorunları var, ekonomik sorunları var, işsizlik sorunları var  vs.vs. Kısaca sosyal devlet olmanın gereğini  millet olarak, insanca yaşamak istiyoruz bundan doğal hakkımız ne olabilir ki? Siz devlet olarak insanlara hizmet işleriyle uğraşın, yani nasıl yapsamda halkım rahat etse, nasıl yapsamda halkım; Allah devletimizden  razı olsun dese, siz onun derdine düşün, temel hedefiniz bu olsun...Az laf çok iş istiyoruz! İnanın millet olarak o kadar yorgunuz ki, neden mi? Sosyal devlet olmanın gereğini yaşayamıyoruz da ondan!  Ben vatandaş olarak vergimi kuruşuna kadar ödüyorsam, oğlum askerliğini yapıyorsa, bayrağıma  saygı duyuyorsam, bunun karşılığını da hizmet olarak geri almak istiyorum elbette!Efendim, yol-su-elektrik sağlıyoruz daha ne istiyorsunuz dediğinizi duyar gibiyim!Bunları geçin artık, yeni savaştan çıkmadık! Diğer ülkeleri gözönüne alacak olursak, diğer ülkeler bırakın insanın konforunu ele almayı, hayvanını bile nasıl rahat yaşatabilirim diye çaba sarf ediyor! Şimdi soruyorum, sizce doğru olan hangisi? Bana sorarsanız herkes adil bir düzende yaşamalıdır. Devlet bütçesine giren paralar gerekli yerlerde kullanılmalı! Kısaca eşit dağılım politikası uygulanmalı... Vatandaşın sağlık ve eğitim sorunu kökünden çözülmeli...Herkesin bir işi ve evi olmalı! Sosyal hiçbir güvencesi olmayan yaşlı, engelli, çocuk yada yetişkin düşünülmeli! Hele şu yaşlı, çocuk ve engelliler için çok üzgünüm! Bir çanta gibi, bir eşya gibi ordan oraya, ordan oraya...Yeter artık...Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek sistemler üretelim! Bu millete de yazık! Ne zaman nefes alacak! Her gelen vurup geçiyor, birşeyi vurgulamak isterim; lütfen yanlış yorumlamayalım, tarafsızım, beni  sadece doğrular ve halk için yapılan faydalı hizmetler ilgilendiriyor, şu an ki hükümetin KDV'yi düşürmesi, sağlık sorununu az da olsa çözüme ulaştırması, vatandaşı biraz olsun sevindirmiştir. İşte bu ve bunun gibi hizmetler bekliyoruz! Geçenlerde bir haber programında izledim; İstanbul Kadıköy Belediyesi kendi imkanlarıyla engelliler için ücretsiz, 80 kişilik hekim kadrosuyla bir diş polikliniği kurmuş. Altında hiçbir menfaat gözetmeksizin, amaç halka hizmet! Bu arada, doğu'nun incisi Iğdır-Tuzluca Belediyesi'nin de maddi imkanlarının çok kısıtlı olmasına rağmen faydalı işler yaptığını da gözardı etmek mümkün değil, nikah törenleri ve sünnet şölenleri düzenleyerek halka hizmetin üstünlüğünü, mutluluğunu yaşamış ve yaşatmıştır! Dolayısıyla her iki belediye'ye de yürekten teşekkür ediyoruz...Tabii, duyduğumuz kadarını bildiriyoruz!Eminiz ki, diğer belediyelerinde faydalı çalışmaları vardır...Anlatmak istediğim, bananeci olmayalım, olaylar ve kişiler bizi yakından ilgilendirsin... Hele makam sahibiysen ve hele halkın oyuyla oralara gelmişsen, ben bir düşünüyorsam sen beş düşüneceksin.. Kısaca, herkes imkanı doğrultusunda az yada çok birşeyler yapmalı ve bu kervan böyle yürümeli... Tek taraflı hiçbir şey olmaz.... Anlayacağınız bu işler ancak bu şekilde kıvama gelir! Hep bana, hep bana olmaz! Lütfen her insana eşit mesafede yaklaşın! Yani herkese yardımcı olun! Bırakın bu kayırmacılığı yok yakınımdır, yok hemşehrimdir, yok akrabamdır, yok partilimdir, yok benimle aynı görüştedir vs.Yol verin herkes yürüsün. Lütfen her sözünüzde, her davranışınızda insanlara psikolojik baskı uygulamayın... Gördüğümüz kadarıyla , hukuk baskı altında, yargı baskı altında, meclis baskı altında, yayın organları baskı altında, işçi-memur hep baskı altında...Biliyoruz arkanızda dağ  gibi emperyalizm var! Eee, güvenilen dağlara birgün kar yağacağı da herkesce biline! Ayrıca diğer önemli bir konuysa  Anayasa değişikliği; Durun! Artık söz milletin! Büyük güne de az kaldı...12 Eylül, eskinin acısı, yeninin mutluluğu olur inşallah! O halde bizde değişikliğe sunulan Anayasa paketi hakkında az-çok görüşlerimizi sunalım! Öncelikle şunu belirtmek isterim, elli milyon civarında oy kullanacak olan halkımızın yüzde kaçı Anayasa'nın değiştirilmesi için önerilen maddeler hakkında bilgi sahibi! Tamam hemen hergün Anayasa maddelerinin değiştirilmesi için referandum' a gidileceği haberlerini takip ediyoruz ancak halkımızın yüzde kaçı bu ekonomik sıkıntılar içinde referandumu konuşuyor, ayrıca daha da vahim olan bu ülkede Anayasa'nın ne demek olduğunu bile bilmeyen vatandaşlarımız var.Lütfen bu söylediklerim yanlış anlaşılmasın, doğruya doğru diyelim, yanlışa yanlış! Kızdığım tek şey, insanımızı bilinçsiz yaşamak zorunda bıraktıran sistemlere ve yöneticilere sitem ediyorum! Ve iddia ediyorum, bu referandumun ne olduğunu, ne getireceğini ve ne götüreceğini büyük bir çoğunluğumuz bilmiyor ancak hepimiz oy kullanma hakkına sahibiz. İşte işin üzücü ve yakıcı tarafıda bu... Kısa bir hatırlatma yapacak olursak; Hepimizin bildiği gibi idari yapısına göre devletler  ikiye ayrılıyor;

1- Üniter (tek) devlet
2- Karma devlet (Eyaletler ve Federasyon)
Anayasamız'ın 3.maddesine göre; "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" yani milletin bölünmez bir bütün olması eyaletlere ayrılmaması, bölünmemesi ve üniter devlet olması gereğini savunur! Kısaca TEK DEVLET!?! Bilmem anlatabildim mi? Aslına bakarsanız bu referandum, seçimler için bir anket niteliğinde, yani nabız yoklama gibi! 4867 ve 4868 sayılı ikiz yasalar'ın uygulanmasında da bir ölçüt olacak! Varın gerisini siz düşünün! Havanın bu denli sıcağında ve tatil mevsiminde, değerli vaktinizi okumayla geçirdiğiniz için tüm dost okurlarıma yürekten teşekkür ediyorum! İyi ki varsınız! Ve bende sizler için varım! Zaman yaklaşıyor, referandum'a az kaldı
HAYIR'lı  günler diliyorum hepinize!!!

Leman KUZU ©  
İstanbul, 28/07/2010  

kuzuleman@yahoo.com



SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL VE İNSANLIK  DRAMI!..
İNSAN YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM SİZE!
SÖZDE BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL  ETMİYORUZ!..
KADININ SESİ
EY DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ  ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ  İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN ADI 2010...
DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY 
   
SAYFA BASI