A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  DÜN ve BUGÜN 

                   Leman Kuzu

 

lemankuzu@windowslive.com














HERKES BEN HAKLIYIM DİYOR, HAKSIZ KİM?

Beni anlamak için söylediklerimden çok sustuklarımı dinleyin!
Çünkü ben, söylediklerimden çok, sustuklarımda gizliyim!
Jean Christophe Grange

Bakınız, dünya'da ve Türkiye'mizde olaylar, şartlar, haksızlıklar, dalkavukluklar, işgüzarlıklar vs...o kadar yoğun, o kadar hızlı ve tartışmalı gelişiyor ki, insan bir  anda susma gereği duyuyor! Yani ne diyeceğinizi, ne yazacağınızı şaşırır bir hal alıyor ve doğal olarak susmayı tercih ediyorsunuz! Doğruyu söylemek gerekirse, yaşadığımız dünya'yı anlamak da zor, yorumlamak da...Ama vicdanınızın susmak istemediği yerde klavye'ye ister istemez dokunuyor ve içinizden geldiği gibi yazıyorsunuz...Makalelerimi takip eden okurlarım bilirler; rengârenk satırlar yazmak, ironi yapmak, hoşluklar-boşluklar, komik ve hafif mevzulardan bahsetmek benim makalelerime pek yansımadı! Oysa ki her defasında güzelliklerden bahsetmek, özgürlüğe ve barış'a uçmak adına klavye başına oturuyorum ama olmuyor!

Herşey o kadar yoğun ve tartışmalı bir toplumda oluşuyor ve gelişiyor ki, tüm ironi yeteneklerim kayboluyor, tozpembe konular benden uzaklaşıyor ve ne kadar uğraşırsam uğraşayım, hayalimdeki bitmez tükenmez denizlerden bahsedemez oluyorum. Aslında, naif bir kadın yazar olmayı canı gönülden istesemde, Türkiye ve dünya gündemiyle savaşçı, hak arayıcı, aykırı bir yazar olup naralar atan bir kalem savaşçısına dönüşüveriyorum! 
Taktir edersiniz ki, gündem her zaman o kadar ağır ve ciddi ki, hafifleyemiyor
ve sizi de hafifletemiyorum! Eee rolde yapamıyorum, beni böyle kabul edin lütfen!

Birkaç gün önce bir bayan arkadaşımla İstanbul Dolmabahçe Sarayı  çay bahçesinde oturmuş sohbet ediyorduk, ülke gündemi, dünya gündemi, hava, civa, su derken kendisine bir soru yönelttim:
 
- Bir insan en çok kime tepki verir?
- Ben herkese tepki veririm.
- 'en çok'
- Haksızlığa tepki gösteririm, kim olduğu önemli değil, dedi.
 
Elbette herkes ben haklıyım der, haksız olan kim? Hakkın ölçüsü ne? Sınırı kim koyacak? Dileğimiz; ne haksızlık yapalım, ne de yapılsın! İnsanın temel duygularından olan, adalet duygusunu kamçılayan bir olgudur ve dünya'nın her köşesinde her an gördüğümüz durumun adıdır haksızlık!..Herkes elini vicdanına koysun, dünya üzerinde bir adalet görebiliyor musunuz? Hayır, güçlü güçsüzü her defasında eziyor, yutuyor, baş kaldıranı tehdit ediyor ve inanın dünya o kadar karışık ki, nefes alabilene helal olsun! İşte bu durumda adalet kendisini güneş gibi ortaya koymalı. Bugün insanların birçoğu Irak'da, Patani'de, Kırım'da, D.Türkistan'da, Pakistan'da, Burma'da, Keşmir ve Azerbaycan-Hocalı'da yaşananlar hakkında bilgi sahibi değiller. Bırakın bu bölgelerde yaşanan
zulümleri, şehirlerin adlarını bile henüz duymamış insanlar var içimizde! Ve ne acıdır ki; yıllardır bu bölgelerde zulüm ve şiddet gören, baskı altında açlık ve yoksullukla savaşan pek çok kardeşimiz var.Bir diğer sömürü ülkesi ve açlıkla savaşan Somali, sömürünün en kötü ve en acı örneği diyebiliriz... Tabii bu durumda her ülke üstüne düşeni yapmalı, insanlar kaderlerine terk edilmemeli...

Haklılığın ölçüsü, adil olabilmektir. Ama bu adil yaklaşım sadece kendine müslüman olmamalı,  yaşadığımız ve dokunduğumuz heryerde adalet bulmalıyız! Son zamanlarda neye hevestir, neye hizmettir, kime havadır, neyin hayalidir, nasıl bir rüyadır, neye güvenmektir bilinmez ama; Atamızdan öğrendiğimiz birşey var "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesine inanmış ve onu şiar edinmişiz. Şimdilerde İsrail ile kritik bir dönem içersine girmekteyiz! Uluslararası meseleleri, barışçıl ve demokratik yollarla çözüme ulaştırma temel hedefimiz olmalı! Biliyoruz ki Türkiye, ortadoğu'da stratejik büyük oyuncu ve kartlarını iyi oynamalı! Bakınız, zaten ülke içinde yeterince  şehit veriyor ve vermeye de devam edeceğe benziyoruz! Olmadık yere onca şehit verdik! Bırakalım şimdi şehitlik mertebesi falanı da, yaşamak esas yaşamak, ötesi yok!
Böyle bodoslama tüm ülkeyi, risk etmeye değer mi? Ülke içinde ciddi sorunlar var, bunları tartışalım: Mesela, ithalat ve dış borç açığı nasıl finanse edilecek? IMF Başkanı korkulu rüya'ya devam ediyor: Christine Lagarde, özellikle yaz bitiminde ciddi ve ağır bir kriz yaşanacağını belirtiyor, o halde kısır döngüyü kırmak için önlemler alınacak mı? Gençlere istihdam yaratılacak mı, onca üniversiteli açıkta, bu nereye kadar gidecek! Silivri cezaevinde yatanlar için ne düşünüyorsunuz? Hadi bunları da geçelim; yıllardır önemli bir kurumda çalışmış, emek sarf etmiş ve  yıllar sonra Genel Müdür yardımcılığına kadar yükselmiş bir insanı, sen kalk en  tavandan en tabana indir! Bu hangi kitaba, hangi insanlığa, hangi düşünceye sığar, bunun vebalini kim taşır hiç düşündünüz mü? Üstelik beyefendinin suçu ne? İnsanlar neden şehirden şehire sürülür, görevlerinde düşüş yaşar ve küçük düşürülürler aklım bir türlü almıyor! Yılların emeğini yükseliş değil de, düşüşle finallendiriyorsunuz! 

Güçlü olan, güçsüzün psikolojisini bozuyor, onurunu zedeliyor, safdışı bırakıyor! Bu bir haksızlıktır! Vebalide, bunları kim yapıyor ve yaptırıyorsa onundur! Ve bu yüzden insanlar mutsuz, insanlar isyankar! İstihdam yaratamadığınız gibi, insanların mevcut düzenlerinide bozuyorsunuz! Güçler dünyası bunu affetmez, bilesiniz!
Dolmabahçe Sarayı sohbetimiz devam ediyor...
Benim soruma karşılık o da bana farklı bir soru yöneltti:

- Bir insan en çok kimi taktir eder?
- İnsanlığa fayda sağlayan herkesi taktir ederim, dedim.
- 'en çok'
- Şimdilerde MHP Kocaeli Milletvekili Sn. Lütfü Türkkan'ı diye cevap verdim.
 
Neden mi? Genel seçimler öncesi vaat ettiği gibi vekillik süresince, tüm maaşını Kocaeli Üniversitesini kazanan 50 üniversite öğrencisine 200 lira burs vermekle taktiri çoktan hak etti! Bu örnek davranışından dolayı kendilerini tebrik ediyorum! Günümüzde Sn.Lütfü Türkkan gibi insanları görmek mucize gibi birşey! Darısı diğer vekillerimizin başına! Mecliste oturup vekil maaşına ihtiyacı olmayan pek çok milletvekili var aramızda ama, bilemiyorum hangisi MHP Kocaeli Milletvekili Sn.Türkkan kadar cömert olabilir, tartışılır...Yani Sn. Lütfü Türkkan kadar olmasa da en azından maaşın 4/1 ihtiyacı olanlara bağışlansa, çark daha iyi dönecek! İş adamları içinde aynı kural geçerli, mevkii sahibi olan kişiler içinde... Ben az bir maaşla, hiç tanımadığım ilkokul öğrencisi Peker'e yardım edebiliyorsam, gerisini siz düşünün, vicdan sizin! Herkes biraz merhamet göstermeli. Kimsenin maaşında, kazancında gözümüz yok, ancak biraz olsun adaletli davranmak, insanlara az da olsa nefes aldıracak diye düşünüyorum!

GANDHI bir sözünde şöyle der; Benim anlayışıma göre demokrasi, en zengine
ve en fakire aynı fırsatları bahşeder. Doğaldır ki; bunun da en güzel örneğini
günümüz Türkiye'sinde  Sn. Lütfü Türkkan'da görüyoruz... Ve Lütfü Türkkan'ların
çoğalmasını umut ederken hepinizi saygı ile selamlıyorum!
 
 
.................Ve bizler gökyüzünde karga sürüsü değil, kartal görmek istiyoruz!
 

Not: Değerli hemşehrimiz  Şener DANYILDIZ'IN  "Hey Gidi Günler" adlı kitabı çıkmıştır. Keyifle okunacak, zihinlerde tat bırakacak, içimizi ısıtacak, dünü bilmemizi ve bugünü anlamamızı sağlayacak, göz dolduracak, yürek burkacak bu güzel eseri okumanızı tavsiye ederim!

TRT Genel Müdürlüğü
Yapım Koordinatörlüğü
Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar
senerdanyildiz@hotmail.com

Leman KUZU ©
 
İstanbul, 11/09/2011
kuzuleman@yahoo.com



Yazarın diğer yazıları:

BİR TAS SU, BİR LOKMA EKMEK VE VİCDAN...
YANILIYORSUNUZ, TÜRKİYE YENİLMEYECEK!
EY ŞEHR-İ ANKARA...?
AYNAYA YANSIYANLAR!..
ÇELİŞEN FİKİRLER
SERÜVEN BAŞLIYOR...
ASLAN PAYLARI (!)
ZAY EDİLEN KADINLAR VE SİZ, EFENDİLER
DOSTLUK VE BİRLİK AĞI
AMAÇ BARIŞ MI  YOKSA SÖMÜRÜDEN RANT MI?
KIRMIZI ÇİZGİLERLE HAYAT...
ZİHNİ  ZİNCİRE VURMAK!..
2011'E ERTELENEN UMUTLAR!
İNSAN HAKLARI VE WIKILEAKS ŞOKU
BAYRAMLARI  ANLAMLI  KILMAK!.. 
O, ÜLKEMİZE DOĞAN BİR GÜNEŞTİ!..
1923/2010 CUMHURİYET SEVDASI BİTMEYECEK...
YAŞAMDAN UFAK BİR KARE
ONLAR DEĞERLİDİR, DEĞERİMİZDİR!..
NİCE MUTLU BAYRAMLARA!
BARIŞ'IN YOLU / THE ROUTE OF THE PEACE!
AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL VE İNSANLIK  DRAMI!..
İNSAN YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM SİZE!
SÖZDE BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL  ETMİYORUZ!..
KADININ SESİ
EY DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ  ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ  İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN ADI 2010...
DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY 
   
SAYFA BASI