·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


YENİ YOL
                                                                                    İbrahim Selamet
 
 
info@turkpartner.de



“Edeb, ya Hu”!

    Günlerden bir gün Fethullah Hoca’nın arkadaşları, yurtdışında yapmış oldukları bir okula Bülent Ecevit adını vermek isterler.

    Bu tekliften onur duyan Ecevit, memnun olur ama bir şartı vardır.“Adımı verebilirsiniz ama ben öldükten sonra”

    İnanmadığım “Demokratik Sol” dünya görüşüne sahip bir devlet adamının mütevazı haleti ruhiyesini yansıtan bir örnektir. Bunu bir kenara yazın.

    Şimdi asıl konumuza gelelim.

    Kaynarca Belediyesi ilçe merkezinde yaptığı bir parka “Aziz Duran” ismini vermek istemiş. Aziz Bey’de parka adının verilmesinden dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirterek açılış yapmak üzere Kaynarca’ya çıkarma yapmış.

    Yetmemiş, davul zurna ile karşılanmış… Kurbanı da azat etmiş. Devlet Bakanları gibi.

    Kaynarca’nın DYP’li Belediye Başkanı Tuncay Aydın, ilçesi Büyükşehir sınırlarından biraz uzağa düştüğü için endişe ediyor galiba.

    Büyük başkana jest olsun diye yaptıkları çay bahçesi ve parka Aziz Duran adını verme kararı almışlar. Gerçi Belediye Meclisi bu kararı alırken neler konuşuldu bilmiyoruz ama bildiğimiz bir şey var o da parkın girişindeki tabelaya Aziz Duran adı yazılmış oldu.

    Kaynarca Belediye Başkanı Tuncay Aydın; hızını alamayarak başkalarına da akıl vermiş. Törende yaptığı konuşmada Adapazarı'nı yeniden imar eden Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Duran'ın hizmet adamı olduğunu dile getirerek, "Başkan Aziz Duran, örnek alınacak bir kişiliğe sahip. Ancak O'na hak ettiği ilgi ve sevgi gösterilmiyor. Ben de belediye başkanı olarak her zaman kendisini örnek alıyorum. Kısa zamanda büyük işler başardı. Kaynarca olarak yapacağımız projelerde bize gereken desteği vereceğinden eminim" demiş.

    Eh artık bu kadar konuşmadan ve “Aziz Duran Park” jestinden sonra Tuncay Aydın, gereken her konuda Kaynarca’ya özel ihtimam bekleyecektir sanırım.

    Aziz Bey’i iyi tanırım. O’nu Adapazarı’nda kimsenin tanımadığı günlerde 27 mahallede bendeniz takdim etmiştim. Binlerce insanın samimi ve gayretli çabası sonucunda Belediye Başkanı oldu.

    O zamanlar ATSO’dan ayrılıp tazminatını almıştı. Beyaz renkte Toyota Corolla marka bir arabası vardı ve oldukça yalnızdı. Seçim kampanyası boyunca kentin mahallelerinde yanında biz vardık. Aradan üç koca dönem geçti.

    Şimdi Aziz Bey’in etrafı kalabalıktan geçilmiyor. Sakarya’da herkes onu tanıyor. Yollara ve parklara onun adı veriliyor.

    Birlikte seçim kazandığımız eski model, beyaz Toyota Corolla’yı bir daha hiç görmedim. Artık makam arabası var. Hem de “Mer-ce-des”

    Eskiden caddelere ve parklara “ilim, irfan ve bilim” adamlarının adı verilirdi. Bilgiye ait saygı, sembolik olarak yeni nesillere aktarılırdı. Şimdi işin rengi değişti. İlme ve irfana değil, güce saygı başladı.

    Köklerimizin terbiye anlayışına yakışmayan “çarpık ve suni” bir saygıdır bu yapılan.

    El Battani’ler, El Biruni’ler, İbn-i Sina’lar vardı eskiden. Çocuklar, annelerine bu isimleri sorarlardı. Ve anneleri İslam büyüklerini, bilginleri, âlimleri ve İslam Medeniyeti’ni anlatırlardı.

    Şimdi Kaynarca’da parka giden çocuklar Aziz Duran’ı soracaklar. Anneleri de onlara; Kaynarca’ya “asfalt döken adam” diyecekler.

    Parasını cebinden ödemediğin Camili otoyoluna ve Kaynarca parkına adının verilmesini keşke kabul etmeseydin Sevgili Başkanım.

    Eskiden parasını ödeyenler bile hayâ ederler ve sadece “hayrat” derlerdi.

    Osmanlı İmparatorluğunun temelindeki ruha işaret eden irfan abidesi kutsal mekânların duvarlarında asılı duran ve saygıdeğer hattatların el emeği göz nuru ile yazdığı iki şaheser beni her zaman etkilemiştir.

    Biri asimetrik bir şekilde birbirine girmiş “Huve”, diğeri ise bir zamanlar adam olmanın kaidesi olan “Edeb, ya Hu” yazılarıdır.

    Sevgili Başkanım.

Etrafınızdaki hiç kimse bunları size hatırlatmıyorsa kötü adam “Erol Taş” ben olayım.

    Eğer gerçekten ait olduğunuz medeniyet ve kültüre sadakatiniz varsa üçüncü kez aynı hatayı yapmazsınız.

    Şeyh uçmaz, mürit uçurur derler. Aklınız varsa uçmayın.

    Uçanları değil; mütevazı bir şekilde önde yürüyenleri herkes sever.

    Adınızı parklara biz vermedik ama bizi temsil etmeniz için “size” emek verdik.

    Sizden çok şey istemiyoruz.

    Duygu dünyamızı rencide etmeyin yeter.


SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

“Edeb, ya Hu”!
Sapanca Şiir Akşamları
Başbakan’ın Kosova seferi
Paradoks ülkesi…
Aynadaki yüz…
İkiyüzlü Fransa
Öfke Medeniyeti
 

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Ufkumuzu Karartan Aydınlar
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
M. Ali Aladağ
Alman Bastırınca....
Hidayet Kayaalp
Kış Raporu
Osman Seçmez
Bir iktidarın sonu
Haldun Çancı
Kuvayi Milliyecilere Karşı Saldırılar Artıyor
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemizden çalınan tarihi eserlerimize sahip çıkalım
Prof. Dr. Ümit Özdağ
12 Eylül Öncesi Hesaplaşması ve Sol Kültürel Terör
Tevfik Abdin
İstanbul’da BENİ HEP ALDATTILAR...
Yakup Yurt
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Üzeyir Lokman Çaycı
Yolcular
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Yeni Yıl Bilim ve Üniversitelere Ne Getiriyor, Ne Götürüyor?
Şefik Kantar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Orhan Aras
İnsanlık öldü mü?
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Nuran Yelkenci
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
Yılmaz Kuzucu
Müstesnalar
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç