A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


YENİ YOL
                                                                                    İbrahim Selamet
 
 
info@turkpartner.de



BOSNA VE ALİJA

Bugün 11 Temmuz. Bosna-Srebrenica katliamının yıldönümü.

Sırp barbarlığına üç yıl boyunca göz yuman Batı ülkelerinin sözde koruması altında bulunan Srebrenica’ya giren Sırp güçleri, II. Dünya Savaşından sonraki en büyük soykırımı yaptılar. 8.000 Müslüman Boşnak topluca katledildi.

Srebrenica, sadece kötülük etmek amacıyla soluyan “vahşi” insanın kara lekesi. İnsanlık âleminin, Boşnaklara karşı sınıfta kaldığı acı bir imtihan alanı.

Srebrenica, ikiyüzlü Fransızların yutturduğu eşitlik, özgürlük ve adalet kavramlarının öldüğü talihsiz arena.

Mazlumların gökyüzünü inleten ve ağlatan feryatlarının, Allah’a perdesiz olarak ulaştığı imtihan yeri
.

Bosna halkının tam olarak neler yaşadığını, çektiği acıları, maruz kaldığı insanlık dışı işkenceleri dünya kamuoyunun henüz tam olarak bilmediğini düşünüyorum. Bosna Müslümanlarının haklı davasının en büyük şahidi tarih olacaktır.

Saraybosna üç yıl boyunca kuşatma altında kaldı. Saraybosna’yı çevreleyen İgman dağlarının eteklerinden ateş açan, katil “sniper”lar, sivillerin üzerine bir milyon atış yaptılar.

O dönemde Bosna’nın başkentinde yaşamanın adı, “Saraybosna Ruleti” idi. Ekmek kuyruğunda, pazaryerinde, hastanede, tramvay’da seçilen masum hedefler, İgman Dağı eteklerinde gizlenmiş dürbünlü tüfeklerin katil kurşunlarına hedef oldular.

Binlerce masum çocuk, “Müslüman ve Boşnak” olarak doğdukları için hayatı tanımaya vakit bulamadan, Çetnikler tarafından “ölümle” cezalandırıldılar. 17.000 çocuk mezarı Sırpların ve seyirci kalan Avrupa’nın siciline kıyamete kadar kara bir leke olarak yazılmıştır.

Tarih, 27 Eylül 1994.

Srebrenica katliamından yaklaşık on ay öncesinde Alija İzzetbegoviç, BM. Genel Kurulu 49. oturumunda dünya kamuoyunu uyarıyor ve şöyle diyor. “…Saraybosna’dan iki gün önce çıktım. Havaalanı kapalı olduğu için, ormanın içinden geçen ve her zaman ateş altında bulunan bir patikayı kullandım. Orada her gün insanlar öldürülüyor. Kentte ne elektrik, ne gaz, ne de su var. Kent tamamen abluka altında, tam anlamıyla ölüyor. Bunu engellemek için yapabilecek hiçbir şey yok. Dün bu salona geldiğimde, Drina kıyısında yer alan ve savaşın başlangıcından bu yana kuşatma altında tutulan bir kasaba olan Srebrenica’dan bir mektup aldım. Bunun bir rapor olması gerekirdi. Ancak bu, gerçek insan cehenneminden yükselen bir çığlıktı. Mektubu ikinci kez okuyacak cesareti bulamadım...” BM Genel Kurulu. New York

Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand’a Bosna ziyareti sırasında Sırpların toplama kamplarının resimlerini ve raporlarını gösteren Alija, müdahil olmasını bekler. Ancak ülkesine dönen Fransız Cumhurbaşkanı sadece “susar”…

Bosna’yı Cehenneme çeviren Sırpların yaptıklarını dünyaya anlatmak için çırpınan Bosna- Hersek Cumhurbaşkanı Alija, 5 Aralık 1994 günü Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) zirvesinde, haksız durumu eleştirirken şunları söyler.

“ Bir ay önce Bosna-Hersek’e yönelik saldırı yeni bir boyut kazandı. Hırvat UNPA bölgelerinden gelen isyancı Sırplar 5. Kolordumuza saldırdılar ve Bihaç krizini başlattılar. Bir ülkenin güvenlik alanı başka bir ülkenin güvenlik alanından gelenler tarafından saldırıya uğramıştı. Bunu önlemek için hiçbir şey yapılmadı. Aslında böyle bir şeyin yapılmayacağı iddia edildi. BM ve NATO güçlerince temsil edilen tüm dünya, tek bir kenti bile koruyamıyor. Bu doğru mu? Doğru olabilir mi? ... Bihaç bölgesine yiyecek ve insani yardım taşıyan konvoyların geçişi yasaklandı.(143 konvoy yollandı, bunlardan 12’si geçti, 131’i durduruldu). Fransız taburu, saldırıdan hemen önce bölgeyi terk etti. Onun yerine Bangladeşli, yeterli silahı olmayan küçük bir birlik bırakıldı. Tüm bölgede hiçbir yabancı muhabir bırakılmadı ve medyaya engellemeler konuldu. UNPROFOR’un raporlarında saldırının önemine ve genişliğine ilişkin bilgiler çarpıtıldı. Tüm bunlar yalnızca bir tesadüf olabilir mi? ... Başlangıçta Paris ve Londra, Sırbistan’ın hamileri gibi davrandılar; Güvenlik Konseyi’ni ve NATO’yu bloke ettiler. Sırp saldırısını durdurmak için alınabilecek herhangi bir önlemi engellediler...” Konuşmalar- Alija İzzetbegoviç, shf.189–190

Kadirşinas Bosna lideri bütün bunlar yaşanırken İslam Dünyası ile ilişkilerini arttırmaktan ve hakkı teslim etmekten çekinmez.

Bosna’yı, masada köşeye sıkıştıran Batı liderlerinin “fundamentalist” yaftasıyla alay edercesine 2001 yılında Akif Emre’ye verdiği bir mülakatta şunları söyler.

“Bunca farklılığına rağmen İslam Dünyası, Bosna söz konusu olduğunda birleşebilmiş bir dünyadır… Bu yardım askeri olarak ya da pratik ve moral destek olarak kendini gösterdi. Ve Türkiye’de İslam dünyasında Bosna’ya yardım konusunda en ön sırada yer alan ülkelerden biridir. Türkiye bize çok yardım etmiştir. Bu yardımların mahiyetini bugün bile tümüyle açıklayamam. Bu bağlamda Türk halkına yardımları için müteşekkirim… Batı dünyasına gelince, bana göre kendi ilkelerine ihanet etmiştir” Konuşmalar- Alija İzzetbegoviç, Shf. 252

Doğu ile Batı arasına sıkışmış İslam’ı; Batı ve Slav dünyasının acımasız ve gerçek yüzünü anlamak istiyorsanız Alija’nın hayatı ve mücadelesini okumanızı tavsiye ederim. Alija’nın kaderi, XX. Yüzyıl Bosna’sının kaderi ile birlikte çizilmiş gibidir.   

Bosna ve Srebrenica’da yaşananlar, aslında İslam dünyasının yüzünün tam ortasında patlayan bir şamardı.

Biz Bosna’yı bıraktık ama Bosna’nın “manevi mirası” bizi bırakmayacak.

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Bosna ve Alija
Şah ve piyonlar
Cumhur’un cevabı
SAÜ Rektörü Sn. Mehmet Durman’a Açık Mektup
Akıl Tutulması
Uludağ Zirve notları (II)
Uludağ Zirve notları (I)
Filistin
Maden Deresi
Kutsal İttifak
Susma Vakti…
“Edeb, ya Hu”!
Sapanca Şiir Akşamları
Başbakan’ın Kosova seferi
Paradoks ülkesi…
Aynadaki yüz…
İkiyüzlü Fransa
Öfke Medeniyeti
 

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

İbrahim Selamet
Bosna ve Alija
Mahmut Aşkar
Seçim Ve Sonrası
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
Üzeyir Lokman Çaycı
Bedava
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Nuran Yelkenci
Mutfaktaki İsraf
Haldun Çancı
Kırk Katır Mı, Yoksa, Satırları Paket Mi İstersiniz?
Orhan Aras
Bir roman, bir tesbit ve "Sarı Muallimler"
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Üniversite: Girmek mi, çıkmak mi zor
Hasan Kayıhan
Farkında mısınız?
M. Ali Aladağ
Sadece Ölü Balıklar mı?
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemizden çalınan tarihi eserlerimize sahip çıkalım
Prof. Dr. Ümit Özdağ
12 Eylül Öncesi Hesaplaşması ve Sol Kültürel Terör
Tevfik Abdin
İstanbul’da BENİ HEP ALDATTILAR...
Yakup Yurt
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç