A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


YENİ YOL
                                                                                    İbrahim Selamet
 
 
ibrahim@selamet.com




Alauddin Medresesi – Kosova

    Balkan Araştırmaları Derneği olarak Kosova İslam Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şemsi Rahimi’yi geçtiğimiz haftalarda kentimize davet etmiştik.

Kendisi ile yaptığım görüşmelerin perde ardında kalan en önemli bölüm; İslam Birliği’nin geçmişte üstlendiği misyon ve Kosova’nın geleceğine dair yapacağı müsbet katkılardı.

Şemsi Hoca aynı zamanda Alauddin Medresesinde meslek dersleri öğretmenliği yapıyor. Mart ayında 150 medrese öğrencisi Kosova’dan Türkiye’ye ziyarete gelmişlerdi. Onlara mihmandarlık yapan Medrese Müdürü Ekrem Simnica ile İstanbul’da görüştüm.

Müdür Ekrem Simnica Kosova İslam Birliği Teşkilatı Yön. Krl. Üyesi. Heybetli bir duruşu, anlamlı bir sükûtu var. Kendisini dinleyenler karşılarında tam bir diplomat var zanneder. Ciddiyeti ve Türkiye’ye olan samimiyeti diline değil, gönlüne işlemiş. Medine Şeriat Fakültesinde Usul ud- Din tahsili yaptıktan sonra ülkesine dönerek hizmete başlamış. 9 yıl Başkent Priştina’da müftülük yapmış. Son dört yıldır Alauddin Medresesinin müdürlüğünü yürütüyor.

Türkiye’yi çok iyi tanıyor. Ülkemizin Kosova için ne kadar önemli olduğunun altını çizerek söyle diyor. “ Babalarınızın ve atalarınızın mezarları Kosova’da bizlere emanettir. Atalarınızın ruhları sizleri çağırıyor. Her türlü iletişimi arttırmak zorundayız. Türkiye bizim için Avrupa ve Arap ülkelerinden önceliklidir”.

“Medrese” Balkanlarda halen muhteviyatını yitirmemiş bir kelimedir. Türkiye’de bugünkü karşılığı İmam Hatip Lisesidir. Verilen eğitim düzeyi oldukça kaliteli olup, neredeyse İlahiyat Fakülteleri ile eşdeğerdir.

1962- 1963 öğretim yılında lise statüsünde eğitime başlayan Alauddin Medresesinde Din ilimleri yanında Arnavutça, Arapça, Türkçe, İngilizce, Tarih, Coğrafya, Biyoloji, Pedagoji, Psikoloji, Beden Eğitimi, Matematik, Kimya ve Fizik derslerini içeren 25 konuda eğitim verilmektedir.

Medresede Balkan coğrafyasının her yanından gelen öğrenciler okumakta. Mezun öğrenciler yüksek öğrenimlerine Priştine, Sarajevo, Kahire, Bağdat, Tripoli, Medine, Riyad, Hartum ve Amman’da devam etmektedirler.

Türkiye’de yüksek öğrenime gelen öğrenci sayısı ne yazık ki çok azdır. Halen ülkemizde eğitim gören yaklaşık 60 Arnavut öğrenci var. Kosovalı yetkililerin Türkiye Milli Eğitiminden en büyük ricaları “misafir öğrenci kontenjanı”nın arttırılmasıdır.

Müslüman Arnavut halkının zekât, fitre ve yardımları ile yapılan yeni hizmet binası 1985 yılında yatılı olarak hizmete açılmış. Alauddin Medresesini savaştan önce ve sonra ziyaret etmiştim. Sırpların Kosova’yı terk ettikleri son gün barbarlığın kurbanı olmuştu.

Alauddin Medresesinin kaderi, Kosova’nın kaderiyle her zaman iç içe olmuştur. Bir anlamda Medresenin kaderi, “Müslüman Kosova”nın kaderi ile özdeşleşmiştir.

Kosova’nın Sırp barbarlığı sebebiyle zor şartlar altında geçirdiği 1989–1999 döneminde “Alauddin Medresesi”nin stratejik önemi Arnavutlar arasında belirgin bir şekilde hissedilmiştir. 1992 yılından itibaren Sırplara karşı ulusal direniş başlar. Bu dönemde kurtuluşun sembolü olan UÇK saflarına 87 medrese öğrencisi katılır. 14 öğrencisini savaşta şehit verir.

Sırplara karşı yapılan savaşta aktif rol oynayan Medrese, Arnavutların bir direniş sembolu haline dönüşür. 1999 NATO müdahalesinden sonra da bağımsızlık yolunda elinden gelen her çabayı gösteren Medrese’nin Kosova’daki saygınlığı had safhaya ulaşır.

Dünyada uzun süre boyunca İslam dininin Arnavutça öğretildiği tek okuldur. Bu okuldan mezun olan kadrolar, Kosova, Makedonya, Sancak, Karadağ ve Arnavutluk’taki kadroların yetişmesinde önemli bir rol oynamıştır.   

Alauddin Medresesinden mezun olan öğrencilere Arap Ülkeleri cazip imkânlar sunarken bizler seyrediyoruz. Arap ülkelerinin ihraç etmeye çalıştığı düşünceleri ve siyasi akımları suçlamak kolaycılıktır.

Bizler, tarihin bize yüklediği Balkan mirasımıza ve insanlarımıza sahip çıkmak zorundayız.

Ülkemizin temiz mazisine ve kardeşlik bağlarımıza istinaden nasıl ve ne şekilde sahip çıkılması gerekiyorsa öyle sahip çıkmalıyız. Şu ana kadar izlenen politikalarımızı yeniden gözden geçirmeli ve hatalarımız ile yüzleşmeliyiz.

Geleceğe dair kalıcı köprüler kurmak için dışarıdan değil içeriden bakmasını öğrenmek zorundayız. Kosova’nın 2015 yılında ne olup ne olmayacağı ulusal çıkarlarımız ile kaçınılmaz bir biçimde ilişkilidir.

Coğrafi olarak Avrupa toprakları içerisinde yer alan Kosova’nın kaderi ile Türkiye’nin bitmek bilmeyen AB serüveninin yakın bir zamanda kesiştiğini herkes görecektir.

Yeni Sakarya Gazetesi, 09 Nisan

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Alauddin Medresesi – Kosova
Kosova İslam Birliği
Serdivan
Recep Aco’nun Hikâyesi
Urime Pavaresia e Kosoves
Nasıl bir ülke
Zincirden kolyeler
Başbakan’i dinlerken
CHP ve MHP üzerine
Bosna ve Alija
Şah ve piyonlar
Cumhur’un cevabı
SAÜ Rektörü Sn. Mehmet Durman’a Açık Mektup
Akıl Tutulması
Uludağ Zirve notları (II)
Uludağ Zirve notları (I)
Filistin
Maden Deresi
Kutsal İttifak
Susma Vakti…
“Edeb, ya Hu”!
Sapanca Şiir Akşamları
Başbakan’ın Kosova seferi
Paradoks ülkesi…
Aynadaki yüz…
İkiyüzlü Fransa
Öfke Medeniyeti

   
SAYFA BASI

İbrahim Selamet
Alauddin Medresesi – Kosova
Orhan Aras
Türk Don Juan'ı
Mahmut Aşkar
Ya Uy, Ya Terk Et?..
Ozan Yusuf Polatoğlu
EY 367...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
Üzeyir Lokman Çaycı
Bedava
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Nuran Yelkenci
Mutfaktaki İsraf
Haldun Çancı
Kırk Katır Mı, Yoksa, Satırları Paket Mi İstersiniz?
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Üniversite: Girmek mi, çıkmak mi zor
Hasan Kayıhan
Farkında mısınız?
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
M. Ali Aladağ
Alman Bastırınca....
Osman Seçmez
Vergi Rekortmenleri…,  TARIM
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemizden çalınan tarihi eserlerimize sahip çıkalım
Prof. Dr. Ümit Özdağ
12 Eylül Öncesi Hesaplaşması ve Sol Kültürel Terör
Tevfik Abdin
İstanbul’da BENİ HEP ALDATTILAR...
Yakup Yurt
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç