A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  DÜŞÜNCELER

            Hidayet Kayaalp

 

h.kayaalp@web.de




LAMI CİMİ YOK

Sade
ve yalın gerçekleri zevzeklik taslamak için kavramsal alana taşırsanız onların anlaşılmasını  imkânsız hale getiririsiniz.

Şayet kavramsal alana taşınan ilke mesabesinde bir konu ise artık o ilkeyi muhafaza şansınız  yok olmaya yüz tutar!

Bulanıklaşan her şey gibi, böyle durumlarda ilkeler de “kamuya açık yorum tahtası”na dönüştürülerek “paşa gönüllere” arz edilir..

İlkeler sade ve yalındır, hiç bir yoruma da ihtiyaçları yoktur!
Su sudur, ateş de ateştir!..
Ateş, hararet yükseltir; su serinlik verir... Ateş yakar, kül eder; su yaşatır, hayat verir... Bu evrensel yasadır...  Her yerde ve herkes için geçerlidir, nokta.

Bu nokta da durmayıp, durumu başka alanlara taşıma gayreti bu evrensel yapıya müdahale anlamı taşır...Ve sonunda kaybeden hep biz oluruz!

Kur’an’ın  bazı yasaları da  evrenin yasaları gibi muhkem ve sabittir.
Evrendeki yasaları da , Kur’an’daki yasaları da koyan Allah’tır!

Allah Kur’an da , ‘Haksız yere bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir’ diyor.

Yine Allah ayetin devamında “Bir insanı yaşatan tüm insanlığı yaşatmış gibidir” diyor...

Benim yıllardır anlayamadığım şu : “iyi ama” “ öyle ama” “fakat” gibi bağlaçlar dan biriyle başlayıp da, sonra bu İlahi  Emir, türlü laf salataları içinde karıştırılarak bağlamından ve anlamından  koparmaya nasıl cesaret edilir ve bu tavır nasıl müslümanlıkla telif edilir!?

Osmanl Devleti’nin kuruluş felsefesi Şeyh Edebali’nin dilinden şöyle terennüm ediliyordu: ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’

Bu anlayış “Bir insanı yaşatan tüm insanlığı yaşatmış gibidir” ayetinden besleniyordu

Sonra birşeyler oldu...Yıldırım, Timur’un karşısında kaybetti; zaaf, nefislerin taşkınlığında aranacağı yerde Allah’ın ayetlerine aykırı yaklaşılarak yanlış hükümler çıkartıldı. Eline ve beline sahip olmak istemeyenler “Devletin Varoluş  İlkesi” ile oynadılar...

 “Siyaseten katl” devreye girdi... Yani padişaha verilen öldürme yetkisi..!

Şeyh Edebali’nin  “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” cümlesinde adeta kendi ifadesini bulan Osmanlı Devlet Felsefesi artık, “İnsanı öldür ki, devlet yaşasın” şekline dönüştü.

Referans sıkıntısı çekildiğini sanmıyorum; Orta Asya’ya gitmeye hacet kalmadan, Muaviye’lerinin dönemi onlara yeterli kaynağı sunmuş olabilir: “Sıffın’de iki taraf da Sahabe değilmiydi?” veya, “Canım,Yezid günahkârdı ama, sonuçta müslüman değil miydi?”

Osmanlı’da padişahın  kullandığı bu yetki saray cevresini ve hanedan mensuplarını  etkilerken, İttahatçıların elinde daha geniş bir alana yayıldı.

“Cumhuriyet dönemindeki  durum nedir?” diye soracak kadar saf olamazsınız diye düşünüyorum. Sadece şunun hatırlanması yeterli olur: Bugün hapishaneleri dolduran, gerek darbe zanlılarına gerek her türlü çete mensuplarına yaklaşımınız biraz insaflı olsun. Onlara kızmak yerine, onları bu hale sokan ve her türlü kötülüğün anası olan bu melun anlayışa kızın!

Yani “Siyaseten katl” anlayışına...Yani “Devlet için siyasi cinayet işlenebilir” anlayışına...Beşyüz yıl bu geleneğin kültürü ile gelişmiş bir anlayışın son halkalarını hedef seçerek öfkenizi bitirirseniz, belki günü kurtarırsınız ama geleceği yine parlatamayız! “Kaplanı büyütüp, besleyeceksiniz, sora da pençe atıyor diye şikayet edeceksiniz; yazıktır kaplana!” der, Merhum N.Fazıl.

Gerçekten vahşi kaplanlardan kurtulmak isteniyorsa önce onları besleyen anlayışlarla hesaplaşmalısınız! Onların bünyelerine hayat sağlayan oksijenin göbek kordonu  ( bugün kendileri bilmese bile) adı geçen bu fetvaya dayanmaktadır! Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz.

Ulu bir çınar nasıl zerrecik bir tohuma kodlanmışsa, yine o ulu çınarın mahfına da küçücük bir mikrop sebebp olabilir.

Osman Gazi’nin, Bilecik’te Şeyh Edebali’nin evinde  gördüğü rüyadaki çınar   1.Murat’la Kosava’da  fiziksel aleme taşınarak tabire kavuşmuştur.
Maalesef, Çelebi Mehmet’ten sonra bu ulu çınara “Siyaseten katl” virüsü tebelleş olmuştur. İşin kötüsü bu virüs genetik özellik taşımaktadır ve Cumhuriyet’in bünyesine de geçiş yapabilmiştir!

Dünyamızın, ahiretimizin, nesillerimizin, milletimizin ve de devletimizin selameti için bu virüsten kurtulmak zorundayız!
Bu mücadelemizde kullanacağımız tek şey, sadece ve sadece  vicdanımız olacaktır.

Çünkü vicdan yalan söylemez...
“Vicdan, dindir”der, Merhum Akif...
Biz, doğruyu ya dinimizle ya da vicdanımızla buluruz.

Aksi yönler bizi cehenneme götürür;

Bu işin lamı cimi yok!..

14.Mart 2010 

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

LAMI CİMİ YOK
OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
HÜSEYİNSİZLEŞEN TOPLUM RAYDAN ÇIKAR
YİĞİTLER YÜKSEKTE ÖLÜR...
YEN İÇİNDEN KOKU GELİYOR
BEN ASYA’LI BİR KÖYLÜYÜM
ADEM’İN ŞERLİ ÇOCUKLARI
Aşk yolunda bir soylu rehber: Yunus Emre 
SÖZE AYAR VERMEK
KÜRESEL  BÜYÜCÜLÜK
HÜSEYİN  ÜZMEZ’E AÇIK MEKTUP
İNİLTİ
BÖLÜNMÜŞ SEVDA
Sehpaya uygun boyacı mı aranıyor
Mumla eriyen umutlar
Düşünmek farzmıdır?
Demokrasinin çişimi geliyor
Söğüt’ün sevenleri
Kış Raporu
Kasıntı Kütürü
Asrın Belasına Çözüm...
Eşeklerin Gizemli Dünyası
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları:İlgi Kalıpları
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Kendimizle İletişim
Övgülerle sövgüler arasında
Değişimin Zihinsel Aşamaları
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
NLP ve Biz
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
"Değişim mi, Gelişim mi?"


 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

İhtiyaç, İhtiras, Sapkınlık
Serbest piyasada müsteriniz değiştiği gibi dostlarınız, ahbaplarınız da, arabalarınız gibi zevkleriniz de değişiyor. Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Yakup Yurt

TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
Kendi ailelerinin bayanlarının namus bekçiliğine soyunan doyumsuz “erkekler” başkalarının ailelerini oluşturan bayanların namusunu hiçe sayabiliyorlar. Devam

Ali Kılıçarslan

Almanya’da İslam İlahiyatı
Almanya’da üniversitelerde Almanya’nın şartlarına göre ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gereklidir. Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

ABD Saldırılarının Doğası
ABD, fundamentalist İslamcı teröristlerle savaştığını iddia etmektedir. Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Neden Cumhuriyet?
Cumhuriyet, kendi içinde birçok devrimi barındıran bir hayat biçimi, yaşama biçimi olarak anlaşılmalıdır. 
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat