·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  ŞÜNCELER

            Hidayet Kayaalp

 
h.kayaalp@web.de


KASINTI  KÜLTÜRÜ

    Her şeyin bir raconu vardır; öyle hemen, “Ben  kasılacağım” demekle kasılamazsınız! İşin fizyoloji kısmını halletseniz bile,diğer unsurlar yerine gelmedeği müddetce yarışmada yer almakta oldukca zorlanırsınız.

     “Diğer unsurlar” konusu çok  önemlidir..En azından “Metal Fırtına” ölçeğinde küresel bilince, “Çılgın Türkler”i okmaya tahammül edebicek kadar tarih merakına sahipolmanız gerekebilir... Ayrıca yine,  Madonna’yı   telafus edebilecek İngilizce aksana, Spielberg’i yazabilecek kadar da kuraldışı alfebetik  bilgilerinizin olması da “Kasıntı Kültürü”nün şartlarındandır...

    Yetmez... “Ben bu konuyu kendi köşemde yazdım;okumuyorsan suç benimmi?”Sözlerini, önü tatlı ve yumuşak, ortası ekabir ve alaycı nihayet son bölümünü de sindirici balyoz uslübu ile söyliyebilecek  kadar bir hitabet sanaatına da sahip olmanız gerekir! Ayrıca, referans gösterdiğinüz gazete,  günlük yayın yapan bir gazete olursa daha çok“kasılma” avantajı sağlarsınız. Hele, “Bozacının şahidi şıracı olur” kabilinden,biride çıkıp sizden bir alıntı filan yaptı ise, kasıloğlum kasılabildiğin kadar....

    Bundan sonra sırada artık “Olma Aşaması” vardır. Peki nedir bu “Olma Aşaması...?”  Bu aşama, namı-ı diğer  üstad lık aşamasıdır... Size yapılan hitaplara nasıl tevazu jestleri sergiliyeceğinizi belirleme dönemidir: İlk dönemler size,“Üstadım!” diye söze başlıyanlara acele edip, “Estağfurullah! Üstadlık kim,biz kimiz?” plastik mermisini ateşlemekte geçikirseniz işi zorlaştırdınız demektir! Mesela, zaman, zaman rocona uymıyan sözlerle karşılaşabilirsiniz... “Üstad N.Fasıl.” la başlıyan  cümleler bunları en karizma sarsıcı olnlarıdır; sakın panik yapmayın! En güçlü üstad, karşı üstadları ustaca bertaraf etmesini bilen üstadtır!..Önce susun ve sorada yavaş..yavaş ,”Aslında”  diye, söze başlayın “ Üstadımızın hizmetleri büyüktür; lakin O, M.Akif merhuma laf etmekle hata etmiştir!” diyerek ,durumu ustaca lehinize çevirmeye çalışın..Taki, biri çıkarda bukez M.Akif’e Üsdad derse işiniz biraz zorlaşır; ama sanmıyorum, “Sağ Kesim”in iki üstadı aynı anda taşıyabilme becerisi, ender vakaalar da görünen bir durumdur...

    Eğer “Sol Kesim”e hitabeden birisi iseniz; şayet “Sol’u derleyip toparlıyacakdüşünceler bendedir diyorsanız.. Aşacağınız tek engel Nazım Hikmet engelidir... Solcu aydınlar aşılması gereken ne varsa gerçekten aşmakta mahir insanlardır...Yalnız Nazim Hikmet konusunda biraz takılmışa benziyorlar. Konuyu A.Nesin’ede  açmışlar “olmaz!”demiş. Yıllar önce H.Cemal’den okuduklarımdan hatırımda kalanlara göre, şöyle bir şeylerde söylemiş:”Nazım  şimdi genç kızların gözündeki Saraydaki Şeyh Efendi  durumundadadır..! Bu yüzden, şimdi ona dokunmak doğru olmaz!” Sonrada, “Aslına bakarsanız, Nazım’da yer, o da içer; Nazım’da siyer ,o da sıçar” diye entrasan ilavelerde yapmış...

    Üstadlık döneminin ileri aşamalarında“İmaj”konusunuda mutlaka ele almalısınız. Şayet yazdığınız gazetenin  bir Tv.kanalı olmayıp, sık-sık ekrana çıkma gibi bir avantajı henüz elde edemmişseniz size tavsiyem,“taşralı”yı, oynamanızdır... Bu sayede hem, “Halk Adamı”veya “Anadolu İnsanı”olma avantajını ele geçirirken, öte yandan da ekranlarda sizi kıskandıran meslektaşlanızla dalga geçme “ayrıcalığını” elde tutarsınız...Onların, sık-sık değiştirerek sergiledikleri elbiselerininin, yabancı markalarınıAnodolu aksanı ile yüzlerine vurmak, emin olun size daha büyük keyif verecektir. İmajın uygulanması çok basittir: Kollarının ütülü olmamasına dikkat etmek kaydıyle her hangibir gömleği giymiş olacaksınız; düğmeleri üstten iki sıra çözmeyi asla ihmal etmeyin! Bu noktanın ihmali, karizmanın çizilmesi anlamına gelebilir! Sakallarınız 3 günlükten kısa da, 10 günlükten uzunda olmamalı... Isının 20 derecenin altında olduğu ortamlar da renkli bir kaşkol iyi gider.

    Panel konuşmaları da “Kasıntı Kültürü”nün en bariz sergilenebileceği fırsatlar olarak ele alınabilir. Bu işin “dikiş tutturamıyanları”nı tanımak istiyorsanız mesala, “Türkçeyi nasıl kullanmalıyız?”diye bir tiyo verip, kenara çekilin! Bak artık Üsdadımın incilerine! “Kaşkarlı Türkçesi, Karacoğlan Türkçesi, Yunus Emre Türkçesi sizin dil metodunuz, sizin gramer kaideleriniz sayesindemi bizlere ulaştı!?” demeye sakın kalkmayın,üstadımın yüksek tansiyonu olabilir! Gaflete kapılıpta, “Sevgili Üstad! Aslında ‘Dil’e karmaşık kaideler konması, Batı’da Aristokratların, Burjuvalarının bir ‘Yazarlık Miti’ oluştuma gayretlerinden doğmuş bir durumdur. Bu durumun güç bulması, halkın düşünceye ve edebiyata katılımını zayıflatmıştır”  demenizı de asla tavsiye etmeyiz... Tavsiye etmeyiz; çünkü Tarih boyunca “Kurallar”ı hepBeyler, Paşalar, Burjuvalar, Aristokratlar koymuş, halk yığınlarına da ,onlara ya “uymak”, yada,”susmak”, düşmüştür.

    Ben susmayıp ta ne halt ettim sanki? Saatlerdir bir yazınının başında oturup duruyorum... Bazı ufak kaçamaklarım olsa da, bal gibi “Kurallara uygun” bir yazı yazmaya çalıştım.

    En iyisi “Kasılmak istieyen,isdediği kadar kasılsın!” diyerek, “eyvallal” demek...Birileri çıkıp ta,”Sen galiba kaşınıyorsun!”diye ortaya çıkarsa  işişimiz zorlaşabilir...

02.03.06

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Kasıntı Kütürü
Asrın Belasına Çözüm...
Eşeklerin Gizemli Dünyası
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları:İlgi Kalıpları
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Kendimizle İletişim
Övgülerle sövgüler arasında
Değişimin Zihinsel Aşamaları
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
NLP ve Biz
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
"Değişim mi, Gelişim mi?"


SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Hidayet Kayaalp
Kasıntı Kütürü
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Avrupa Birliği "Faşizmi"
Haldun Çancı
Ulusal mutabakat yönetimi
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemiz Sorunları ve TRT
Yakup Yurt
Edison lambaya püf dedi!
Hasan Kayıhan
Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
Nuran Yelkenci
Peygamberleri Rahat Bırakın
Mahmut Aşkar
Karikatürle Başlayan Medeniyetler Savaşı
Yakup Yurt
Mozart Bugün 250 Yaşında
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Üzeyir Lokman Çaycı
Yolcular
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Yılmaz Kuzucu
Bir başka açıdan Diyalog
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-2
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Mustafa Can
Çağımızın Dervişe Açık Kapıları Var mı…
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Sebahattin Çelebi
İstanbul, hiçbir şeyim...
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Muhsin Ceylan
Kin vaizleri /Hassprediger
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Sizden Biri
Gurbet
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç